Babamın kardeşi bizi ziyarete geldi ve mirasta onun da hakkı olduğunu söyledi.

Altı ay önce ailemizde büyük bir talihsizlik yaşandı: babamı kaybettik. Sonra, altı ay sonra babamın kardeşi, Amca Şevket çıkageldi. Zaten pek uğramazdı. Babamla da arasındaki ilişki hep soğuktu. Kavga etmezlerdi ama bir türlü ortak noktada buluşamazlardı. Her biri kendi hayatını yaşardı.

Yolculuk nasıldı? dedim. Ve neden bana sen diyorsun? Ben senin en sevdiğin amcanım! dedi Amca Şevket, şeker gibi sırıtıp kendisini gerçekten favori amcammış gibi göstererek.

Amca ziyarete geleceğini söylemedi, hazırlık falan yapmadık. Aslında, babamın cenazesinden sonra kendisiyle hiç konuşmadık. Bir kere bile aramadı. Sonra hop diye kapımızda belirdi.

Çayın başında amca sordu: Mirası nasıl paylaşacağız? Üçümüz mü? Başka kimse yok mu? Hangi mirası? dedi annem, şaşkınlığını biraz atınca.

Gerçekten bir miras vardı. Güzel bir apartman dairesi, koca bir yazlık ev ve iki araba. Annem durmadan bana, evi satıp okuduğum şehirde bana bir daire almamı öneriyordu. Ama şimdilik acele etmeme kararı almıştık.

Hangi mirası? Babamın bıraktığı malı mülkü işte! diye cevapladı Amca Şevket. Yani, Meryem ve ben olmasak hepsi sana kalacaktı. Ama senin hakkın yok! Ben kardeşiyim, mirastan payım var! Hayır, yok! Yasalar bizim tarafımızda! İyi de vicdanen?

Amca Şevket akıllı adamdır, kanunen bir hakkı olmadığını gayet iyi biliyordu ve vicdanı zorlama yoluna gitti. Ama biz ne söylediklerine ne yaptıklarına zerre mantık bulamadık. Babam ve Amca Şevket hiç yakın değillerdi, miras konusunda da bu adamın ne işi var dedik.

Babam hastalanmaya başlayınca hemen bize söyledi: Ne varsa, sadece bana ve anneme kalacak. Kimseye pay yok. Babam malları birileriyle paylaşma niyetinde değildi zaten.

Vicdanına göre de yok, Şevket! Bunu sen de çok iyi biliyorsun! Hiçbir zaman kardeşine yakın olmadın! Böyle iş olur mu canım! Kötü filmler gibi! Adam evlenir, karısı her şeyi alır. Anne, baba, kardeşler, yeğenler havada kalır!

Amca Şevket vicdanı zorlamaya başladı. Biz de bu üçümüz arasında malları paylaştırmasını rica etti. Güle güle! Bunu tartışmayacağız, dedi annem.

Amca Şevket gittikten sonra, annemle evi kilitledik ve şehirdeki apartmanımıza döndük. Amcamızın kolay vazgeçmeyeceğini, muhtemelen mahkemeye gideceğini adımız gibi biliyorduk. Mahkeme öncesinde yüklü bir miktar vardı ortada: lüks bir yazlığın üçte biri, şehir merkezinde bir apartmanın üçte biri ve iki arabanın üçte biri. Eh, fena para değil.

Amca da bunu düşündü ve gerçekten dava açtı. Kazanacağını umuyor. Ama yasa bizim yanımızda. O neye güveniyor acaba?

Rate article
Lifequest
Babamın kardeşi bizi ziyarete geldi ve mirasta onun da hakkı olduğunu söyledi.