Sen Kim Oluyorsun da Emirler Yağdırıyorsun?!

Geçen yıl oğlumuz yaz tatilinde anneannesine ziyarete gitti. O kadar çok bekliyordu ki bu tatili, çantasını günler öncesinden hazırladı ve süresiz olarak yola çıktı.

Anneannemiz ona çok iyi baktı. Torununa sonsuz ilgi gösterdi ve onu fazlasıyla şımarttı. Her şeye izin verdi; tam bir özgürlük ortamı oluşturdu. Cem köye adımını attığında kendini tamamen özgür hissetti. Çok mutluydu, çünkü her zaman anneannesine gitmenin hayalini kurar, oradaki rahatlığı yaşardı. Evde anne ve babanın koyduğu kurallar burada yoktu. Ama bu sefer işler istediği gibi gitmedi.

Torunuyla aynı anda anneannenin ikinci kızı, yani oğlumun teyzesi de köye gelmişti. Teyzesi sürekli şehir şehir dolaşan biriydi, aslında zamanının çoğunu orada geçirirdi. Hiç evlenmemişti ve işleri dolayısıyla sık sık seyahat ederdi, tatiller ise onun için çok nadirdi. Fakat oğlum bunun farkında bile değildi. Evde sadece anneanne ve dedesiyle olmaya alışmış, başka hiçbir büyük sorumluluk sahibi kişi düşünmemişti. Cem ile teyzesi genelde görüntülü konuşmalarla iletişim kurardı, yüz yüze ise çok nadir görüşmüşlerdi. Dolayısıyla onun terbiyesinde pek rolü yoktu; aksine, ona sürekli oyuncak ve hediye getiren, masal gibi biri olarak görüyordu.

Beraber birkaç gün aynı evde kalmak zorunda kaldıklarında işler değişti. Teyzesi, kapıları hızlı kapatmasını, eşyalarını rastgele bırakmasını, telefonda geçirdiği zamanı beğenmedi ve sürekli ona bir şeyler söylemeye başladı. Yani tabiri caizse, her hareketini gözlüyor ve müdahale ediyordu. Tabii oğlumun keyfi kaçtı hemen. Anneannesinin yanına gidip, “Anneanne, teyzem çok kötü! Ne zaman gidecek?” diye dert yandı.

Anneannesi ise ona aslında teyzesinin kötü biri olmadığını, sadece onu terbiye etmeye çalıştığını açıkladı. Kendi bakış açısına göre doğru olanı yapıyordu ve oğlumun da buna saygı duyması gerekiyordu. Ama oğlum kendi dediğinde ısrar etti. Teyzesi yine uyarı yapınca cesaretini toplayıp, burada onun söz sahibi olmadığını, sadece anneanne ve dedenin uyarı yapabileceğini söyledi.

Teyzesi gülümsedi, bir süre ona burada yaşadığını ve tüm haklara sahip olduğunu anlatmaya çalıştı. O günden sonra Cem özür diledi ve aralarında bir daha tartışma yaşanmadı. Sanırım gerçekleri biraz daha farklı görmeye başladı. Rahatlamak, kafasını dağıtmak istemişti ama işler beklediği gibi gitmedi. Yine aynı evdeki gibi kural ve uyarılar karşısında kaldı.

Bu anıyı hâlâ gülerek hatırlarız. Teyzeme de oğlumu daha sık görmesi gerektiğini o zaman tembih etmiştik.

Rate article
Lifequest
Sen Kim Oluyorsun da Emirler Yağdırıyorsun?!