Gelinim Dilek, ev değişikliği yüzünden bana küstü, oğlumu bana karşı doldurmaya başladı

Gelinim bana, oturduğum ev yüzünden küstü; şimdi de oğlumu bana karşı doldurmaya başladı.

Benim oğlan, kendine tuhaf bir kız buldu; hanımefendi, oğlumu nasıl isterse öyle yönlendiriyor, maşallah! Kısa süre önce de başladı oğlanı bana karşı kışkırtmaya. Kız bana diyor ki, Sen bizim mutluluğumuzu düşünmüyorsun, hep kendi çıkarını gözetiyorsun. Vallahi, sırf evlerimizi takas etmeye yanaşmadım diye böyle konuşuyor!

Kocam rahmetli olalı yıllar oldu, oğlum Emre ise tek evladım. Ben büyüttüm onu bayram şekeriyle, emeğimle, sevgimle… Okusun, adam olsun diye elimden geleni yaptım. Evlenmeden önce de bizimle beraber kalıyordu zaten. Üniversitede okurken çalışmaya başlayan bu çocuğum, diplomasını alınca da çok güzel bir iş buldu kendine.

Emre benim gururum! Çalışkan, dürüst, işinde gücünde… Kocamla ben imkanlarımız dar olduğu için Emreye ev alamadık. Kendimize bile emekli olmadan ev alamamıştık, 40ımıza merdiven dayayıp zorla bir daire aldık; ondan önce yıllarca kirada oturduk. Oğlan da haklı olarak kendi ekmeğinin peşine düşmek zorunda kaldı. Biz de öyle yapmadık mı zaten?

Bir gün Emre geldi, Anne, bir kız arkadaşım var, dedi. Ayy ben nasıl sevindim! Hemen gönlünü etmeye çalıştım bakalım nasıl biri diye. Çocuk mutlu olsun da, bana gelinin kim olduğu önemli bile değildi. Başlarda Deryadan çok hoşlandım, görgülü, terbiyeli biri sanmıştım doğrusu. Ama düğünden sonra gerçek yüzünü bir güzel gösterdi.

Balayından döndüler, bizim Derya işinden istifa etti. Patronlar bana kafayı taktı, daha iyi bir iş bulacağım, dedi. Ama öyle bir iş arama ki, iki yıldır evde kaytarıyor, işe gitmek yok, maaş yok! Oğlumun üzerine çöküp yatıyor resmen; ne iş arıyor, ne buluyor, ne de yardımcı oluyor.

Oğlumla gelinim şimdi Deryanın annesinin Tahtakaledeki bir göz odalı evinde oturuyorlar. Ev şehir dışında, bildiğin varoş. Derya evde otursa da, Emrenin yeni bir ev almaya gücü yetmiyor; zira Derya’nın bütün parası kuaföre, kıyafete gidiyor. En iyi mağazalarda ne bulursa, hooop Emre’nin maaşıyla alınıyor!

Vallahi iki yılda iş bulamamak nasıl bir maharettir ben anlamıyorum. Her hafta Mülakata gidiyorum diyor, ama sanırım doğruyu söylemiyor. Kocasının cebine yatmayı huy edinmiş bence; hiç derdi yok, keyfine bakıyor.

Bir kere sordum; Çocuk düşünüyor musunuz? dedim.
Derya da cevapladı: Böyle daracık evde çocuk mu yetiştireceğiz?
Ben de dedim ki: Biraz birikim yapsanız da evinize peşinat ödeseniz ya.
O da: Ay ne birikimi, Emre ile ay ay güç bela yetiyoruz, dedi.

İçimden Evde aylak aylak oturmasanız çoktan birikirdi o para! diyecektim, ama sustum. Oturup düzgünce bir ev almaya kalksalar, ben de elimden geleni yapardım; hatta para bile kenara koydum. Ama şimdi yardım edesim gelmiyor; biliyorum ki Derya yine kuaföre, mağazaya harcayacak.

Geçenlerde konuyu tekrar çocuk yapmaya getirdi gelin hanım. Zaman geçiyor, yaşımız ilerliyor, çocuk lazım, diyor; peki böyle hayat mı olur? Emre de başladığına pişman, ama hanımların gazına gelip bana baskı yapıyor.

Bir gün Emre dedi ki: Anneciğim, neden evlerimizi değişmiyoruz? Yasal olarak bir şey yapmayacağız, sadece yer değiştirsek yeter; ufak ev sana yeter, biz de geniş yerde bir aile oluruz.

Bu sözü duyunca öyle bir içim cız etti ki… Bunu kendi kafasından uyduracak biri değildir Emre. Ben de dedim ki, Benim işim gücüm var, yaşlı ağaç yer değiştirmez. Eski evimden vazgeçemem!

Derya bana sırıta sırıta dedi ki: Bir iki yılınız kaldı zaten emekli olmaya, bize torun da lazım…
O meşhur Harika tekliflerini kesin bir dille reddettim. Hiç göresim yok öyle maladaptasyonları. Evimden ayrılmak istemiyorum.

O günden sonra Emre birkaç kez daha bu konuyu açtı, her defasında daha da kırıldım. Oğlum asla başkasının sırtından geçinmeye çalışmazdı, şimdi karısı ona akıl veriyor.

Sonra, geçenlerde geldiler ziyarete, Derya oğluma dedi ki: Hadi bakalım gidiyoruz, annen bizim için zaten bir şey yapmaz, bizi de çocuklarımızı da düşünmez! Dedi bunu son kez geldiklerinde.
O günden beri Emre aramıyor, mesaj atmıyor, telefonu bile açmıyor. Neden böyle yaptığını anlamıyorum. Gözümün önünde oğlan bildiğin aklını kaybediyor; hanımı yanında olunca bir tuhaflaşıyor ne yapayım, çözemiyorum!

Rate article
Lifequest
Gelinim Dilek, ev değişikliği yüzünden bana küstü, oğlumu bana karşı doldurmaya başladı