Kayınvalidem ve kayınpederim bizi mangala davet etti, ama bu davet ev ödevlerimizin yığıldığı haftasonuna denk geldi. Yine de gitmeye karar vermemizin tek sebebi bu değildi.

Her şey bir pazar sabahı saat yedide başladı. Selin ve eşi Erdem, bir önceki akşam dışarıda geç saatte eve dönmüş, hafta sonunun tadını çıkarıp biraz daha fazla uyumak istiyorlardı. Fakat bu huzurlu sabah, Selinin kayınvalidesinden gelen bir telefonla aniden bölündü. Kayınvalidesi onları köye mangal yapmaya davet ediyordu. Selin ve Erdem, ilk başta nazikçe reddetmeye çalıştılar fakat kayınvalidesi çoktan herkese yetecek kadar et marine ettiğini belirterek, ısrarla gelmelerini istedi. Direnmek sonuçsuzdu; görüşmeyi kabul ettiler.

Mangal davetinde sadece kayınvalide ve kayınpeder değil, aynı zamanda Selinin kayınbiraderi ve onun yeni evlenen eşi de olacaktı. Selin ve Erdem üç yıllık evliyken, kayınbiraderi iki ay önce evlenmişti ve iki çiftin de çocuğu yoktu.

Selin, bir yıl boyunca kayınvalidesiyle birlikte aynı evde yaşamanın ardından onun karakterini çok iyi anlamıştı. Kayınvalidesi, genellikle pinti davranır ve sürekli parasızlıktan şikayet ederdi. Sonunda Selin ve eşi, kiralık bir daireye taşınmaya karar verdi. Ardından Selinin anne ve babası, miras kalan babaanneden kalan eve geçtiler ve genç çift mortgage yükünden kurtulmuş oldu.

Mangal günü geldiğinde, Selin ve Erdem arabayla iki saatlik yolu köye giderek akrabalarına ulaştılar. Fakat vardıklarında hemen çalışmaya başladılar; çit tamirinden ot dikmeye, çiçek bakımına kadar her şey onlara bırakılmıştı. Yorgun ve aç olan Selinin kayınvalidesi ise sanki mangalı umursamıyor, ev işlerini daha önemli buluyordu.

Günün ilerleyen saatlerinde, Erdem hem açlığını hem de hayal kırıklığını dile getirince, annesi ile aralarında tartışma patlak verdi. Akşamüzeri sonunda mangal başına oturduklarında ise karşılaştıkları manzara hepten hayal kırıklığıydı. Kayınvalidesi sadece kişi başı iki sucuk hazırlamıştı, bu da herkesi aç ve üzgün bıraktı.

O günkü yaşadıkları, Selin ve Erdemin tadını kaçırdı. Çünkü, kayınvalidesi eğer yardıma ihtiyacı olduğunu dürüstçe söyleseydi, zevkle hem yardıma gelir hem de kendi yiyeceklerini getirirlerdi. Bu olay, aralarındaki gerginliği daha da artırdı.

Bir hafta sonra, kayınvalidesi tekrar arayarak herkesi yeni bir mangala davet etti. Fakat kayınpederi Seline sessizce Sakın inanma, asıl niyeti bedava iş gücü toplamak. Zaten ziyafet vermek gibi bir düşüncesi yok, diye uyardı.

Bu bitmeyen talepler karşısında iyice yorulan ve morali bozulan Selin ve Erdem, sonunda telefonlarını ve zilini kapatıp, en çok ihtiyaç duydukları huzura ve dinlenmeye sığındılar.

Ve işte, o gün Selin şu dersi aldı: İnsan bazen karşısındakini memnun etmeye çalışırken kendisinden taviz vermemeli. Herkesin sınırı olduğu gibi, dinlenmek ve kendi huzurunu korumak da hayatta en az başkalarına yardım etmek kadar değerli.

Rate article
Lifequest
Kayınvalidem ve kayınpederim bizi mangala davet etti, ama bu davet ev ödevlerimizin yığıldığı haftasonuna denk geldi. Yine de gitmeye karar vermemizin tek sebebi bu değildi.