Murat, eşi tarafından aldatılacağına neredeyse emindi. Bu yüzden, meseleyi kökünden çözmeye karar verdi ve yaşanacaklara inanamayacaktı.
“Canım, gecikmeyecek misin?” dedi Zehra, kocasının telefonla konuştuğunu görünce. “İki saat sonra uçağın var.”
“Sana söylemedim mi?” Murat hafif şaşkınlıkla eşine baktı. İş seyahati ertelenmişti. Sanırım birkaç gün daha buradayım.
“Anladım,” dedi Zehra ve hemen mutfağa koşup telefonunu aldı. Birine hızla mesaj gönderdikten sonra odaya geri döndü. Bu hareketi, Muratın eşiyle ilgili şüphelerini iyice artırmıştı. Zehra, Muratı kolaylıkla arkadaşlarıyla dışarı bırakıyor, iş seyahatlerine de hiç ses çıkarmıyordu. Eve sarhoş döndüğünde sorun etmiyordu. Muratın arkadaşları arasında böyle bir kadın neredeyse yoktu; hepsi ağız birliğiyle bunun bir tuzak olmadığını söylüyordu. Fakat Muratın kafasını kurcalayan endişeler vardı.
Eşinden sekiz yaş büyüktü. Belki Zehra, daha genç biriyle ilgilenmeye başlamıştı, diye düşünmeden edemiyordu.
Yine de Murat şüphelerini kendine saklayacak kadar zekiydi. Kanıtı olmadan eşini suçlamak yersizdi. Her şeyden kesin emin olmak istiyordu. En mantıklı bulduğu çözüm ise evin her yerine gizli kamera yerleştirmekti.
Murat, iş gezisine moralsiz çıktı. Suratı asıktı, Zehra bile bu durumu fark etmişti. Ona sakinleştirici vermek üzereydi neredeyse. Zehranın ilgisi bir nebze olsun Muratı rahatlatmış, sanki aralarındaki her şey yolundaymış gibi hissetmişti bir süreliğine.
Çevrim içi kayıtlara bakmak istememiş; zaten vakti de yoktu. Ancak akşam olunca, Murat uygulamayı açıp kayıtlara göz attı. Beş dakika izledikten sonra uygulamayı kapatıp bilgisayarını uzağa, gözünden ırak bir yere bıraktı.
İş seyahati çabuk geçmişti. O gün, Zehrayı işe yolcu etti ve bilgisayarını açıp görüntüleri izlemeye başladı. Gerçeği tam olarak öğrenmek istemiyor gibiydi.
Kaydı açıp izlemeye başladığında her şey olağan görünüyordu. Zehra uyanıyor, kahvaltısını ediyor, evi topluyordu. Ancak öğleden sonra Zehranın rahat kıyafetlerle bilgisayar başında saatlerce oyun oynadığını, diğer oyuncularla heyecanla konuştuğunu gördü. Zehra meğer sanal oyunlara bağımlıydı.
“Bu elbette pek iyi bir şey değil,” diye düşündü Murat. “Ama herkesin kendine göre bir uğraşı vardır.”
Diğer tüm kayıtları da hızlandırarak gözden geçirdi. Yeni, sıra dışı hiçbir şey yoktu; bilgisayar ve ev işleri En önemlisi, bu süreçte eve başka hiç kimse gelmemişti.
Murat derin bir nefesle bilgisayarını kapattı. Yalnızca suçluluk ve pişmanlık hissetmişti artık. Eşinden şüphelendiği için kendine kızdı. Bunun üzerine Zehraya büyük bir gül buketi alıp romantik bir akşam yemeği hazırlamaya karar verdi. Yine de, kameraları hemen kaldırmamaya karar verdi. Henüz bilmediği bazı şeyler vardıO akşam Zehra eve döndüğünde sofrayı ve masanın ortasındaki kocaman buketi görünce şaşkınlığını gizleyemedi. Murat’ın gözlerinde hem pişmanlık hem sevgiyle karışık bir bakış vardı. Zehra, onun elini tutup gülümsedi.
“Bugün bir tuhafsın,” dedi hafifçe. “Bir şey mi oldu?”
Murat bir an durdu, sonra başını salladı.
“Biraz haddimi aştım sanırım,” diye fısıldadı dudaklarının kenarıyla bir tebessüm belirirken. “Sana güvenmeliyim, bunu unuttum. Affet beni.”
Zehra cevap vermedi. Sadece Muratı içtenlikle kucakladı; o anda aralarındaki her türlü mesafenin, şüphenin, korkunun eridiğini hissettiler.
Romantik akşam yemeğinden sonra Zehra, laptopunu açıp favori oyununa girdi. Murat ise yanına sandalye çekip kendi karakterini yarattıilk kez birlikte sanal bir maceraya atıldılar.
Gizli kameralar ise, Muratın onları söküp bir kutuya kaldırdığı güne kadar sessizce yerlerinde kaldı. Birbirlerine olan güvenlerini, yeniden ve daha güçlü bir şekilde inşa etmişlerdi; artık gerçek hayatlarında, ekrana bakarak değil, göz göze bakarak oynuyor, birlikte kahkahalar atıyorlardı.
Ve o gece, ikisi de hayatlarının en huzurlu uykusuna daldı; çünkü bir sırrın üzerini örtmek için değil, bir güveni yeniden inşa etmek için birbirlerini seçmişlerdi.




