…Zil Çaldı… İçeri Selam Vermeden Girip Oğlunu Kenara İten Kaynana Pat Diye Sordu: “Söyle Bakalım Güz…

Zil çaldı… Eve, oğluna selam bile vermeden ve onu kapıdan kenara iterek, kaynana bir anda daldı.

Hadi bakalım, anlat bakalım canım gelinim, kocandan gizlediğin ne sırların var bakalım?…

Anne? Ne oldu anne?…

Sedat eve geldiğinde evde çıt çıkmıyordu. Eşi, Yeliz, sabah işe giderken bu akşam fazladan mesaiye kalacağını söylemişti; patron son dakika denetimi yapmaya kalkmış.

Sedat mutfağa geçti, buzdolabına göz attı ortalıkta akşam yemeği namına bir şey yoktu. İç çekerek su ısıtıcısını çalıştırdı, kendine iki üç tost yaptı, televizyonun karşısına kuruldu.

Birkaç dakika boyunca uzaktan kumandayı zırt pırt tıklarken sonunda kendine bir spor kanalı buldu. Ama daha ilk lokmasını alıp boks maçının tadını çıkarmaya kalmadan kapı çaldı.

Kapıda Sedatın annesi, Necla Hanım belirdi. Fırtına gibi içeri girdi, merhaba demeye bile tenezzül etmeden Sedatı kenara itti.

Sedat, beni iyi dinle! Vallahi komşumuz Şengül anlattı bunu.

Ne oldu anne? diye sordu Sedat.

Olan şu ki, senin Yelizin gizli bir evi varmış! Kiraya veriyormuş, parayı da kendi harcıyormuş!

Anne, artık Şengülün dedikodularına kulak asmasan olmaz mı? Kadın mahallenin bülten merkezi resmen, sen de her dediğine inanıp kalıyorsun.

Biliyorum bazen Şengül abartmayı sever, ama bu defa doğru! Çünkü Yeliz’in 2+1 dairesini şimdi, Şengül’ün alt komşusunun yeğeni kiralıyor.

Kız yeni evlendi, eşiyle birlikte kira verip oturuyorlar. Hem de ayda on beş bin lira, ağzı kulaklarında ucuz diye. Düşünsene, Yeliz yıllardır kiraya veriyor o evi, bu ilk kiracılar da değilmiş.

Vay arkadaş… dedi Sedat, düşünceli bir şekilde. Bunu bana niye hiç anlatmadı acaba?

Bundan sonrası kolay; Yeliz gelince sorarsın. Ama bak, açık açık söyleyeyim: Senin karın kendi başına para biriktiriyor, yarın bir gün seni bırakıp kaçar diye hazırlık yapıyor. Belki de seni borca bulayıp arkana bile bakmadan uçar, dedi Necla Hanım kararlı bir sesle.

Yeliz eve bir buçuk saat sonra geldi. Evde onu kocası ve kaynanası bekliyordu. Necla Hanım, tv karşısında sıkılmamak için boş durmadı, mutfağa girdi ve oğluna yemek hazırladı.

Yeliz odaya girince her iki çift göz de resmen sakın yalan söyleme dercesine dikiliyordu.

Başladı tabii hemen kaynana:

Hadi anlat bakayım canım gelinim, kocandan gizli nelerin var?

Vallahi gizlim saklım yok gibi, dedi Yeliz gülerek.

Yokmuşmuş! Ya Sancaktepedeki 43 numaradaki daire ne oluyor?

O daireyle eşimden gizlediğim sırların ne alakası var ki? dedi Yeliz şaşkınlıkla.

Nasıl ne alakası var! Daireyi gizlice kiraya veriyorsun, paraları saklıyorsun! Necla Hanım patladı.

Doğru mu Yeliz? dedi Sedat bu zamana kadar suskunken. Nereden çıktı bu daire? Bana niye söylemedin, kiraya veriyorsun diye? Hani o para neye harcanıyor?

Elif Hanımın dairesi… Annemin kuzeni oluyor. Yani bana da biraz dolaşık şekilde akraba, ben de çözemedim. Elif Hanım üç yıl önce vefat etti. Sedat, sana anlatmıştım. Hatta Oh be, artık yaşlı kadınlara gitmekten kurtuldun, demiştin.

Bari cenaze hazırlığına yardım et, dedim sana; işim başımdan aşkın, dedin, gelmedin.

Neden sana bıraktı evi? diyerek araya Necla Hanım girdi.

Sanırım başka giden, gelen olmadığı için… dedi Yeliz omuz silkerek.

Peki, neden Sedata mirası anlattığında bir şey söylemedin? devam etti kaynana.

Sedatın mirasımla ne ilgisi var, anlamadım.

Nasıl yani?! Senin kocan ya!

Ee…?

Yeliz, dalga mı geçiyorsun bizimle? Kiradan gelen para aile bütçesine girmeliydi, sen kendine harcıyorsun! diye bastırdı Necla Hanım.

Kendime harcıyorum çünkü hakkım! Miras bana ait, getirisinin de sahibi benim! Kimseye hesap vermek zorunda değilim, dedi Yeliz dimdik.

Birader geçen sene arabayı yaptırırken iki ikramiyemi verdim, bunu bilmiyordum tabii. Senin kenarda paran varmış da söylemedin mi yani… dedi Sedat bozulmuş bir şekilde.

O araba senin, Sedat. Sen kullanıyorsun. Beni bir yere bırak dediğimde ya vaktin yok ya işin var diyor, Taksiyle git, diyorsun bana.

Geçen sene beni üç kere bıraktın: Biri yılbaşında pazara birlikte gittik diye, biri işe bıraktın çünkü anahtarını unutup kapıda beklemek istemedin, üçüncü de hastaneye götürdün, ayağımı burktum diye.

O zaman, ben neden kendi cebimden arabanı tamir ettireyim ki, binmediğim arabaya?

E biriktirdiklerin ne kadar oldu bari? diye atladı Necla Hanım. Milyonlar mı yoksa?

Var bir şeyler, ama milyon çıkmaz. Sedat, senin iki tane üniversite okuyan kızın var. Onlara en son ne zaman harçlık yolladın? dedi Yeliz.

Çalışıyorlar zaten, dedi Sedat.

Okul bitmeden tam zamanlı çalışsınlar demeyi mi istiyorsun? Geçinmek için mecburiyetten yarı zamanlı çalışıyorlar! Fakülte bitsin diye anneleri olarak ben birikim yapıyorum.

İyi de, niye en başından miras aldığını söylemedin? dedi kocası.

Çünkü tam iki buçuk yıl önce böyle mahkeme kuracaklar diye canım istemedi! Ayrıca, güzel bir örnek de vardı önümde: Sizin anneniz, Sedat, küçük oğlunun karısının evini peşkeş çekti!

Nilgünün eviymiş, satıp yazlık aldık beraber. Yazlığı üstüne yaptılar, Nilgün şimdi izin almadan gidemiyor. O kadar, bir de tarlada saban sürüyor. Çok şükür öyle olmadım, diyorum, başka da bir şey demiyorum!

Yazıklar olsun Yeliz! Sadece kendini düşünüyorsun! diye bağırdı Necla Hanım.

Sizden öğreniyorum, Necla Hanım, dedi Yeliz gülümseyerek.

Sedat duydun mu? Bana terbiyesizlik ediyor!

Gerçeği söylüyorum bence! Siz mirası duyar duymaz soluğu evde aldınız. Niye? dedi Yeliz.

Oğluma anlatmak için!

Buyurun, anlattınız. Sonra?

E, parayı saklama, aileye harca!

Zaten aile için kullanıyorum, tabii kendi karar verdiğim biçimde. Arabanı da, sizin yazlığın tamirini de hariç tutuyorum!

Ama birlikte karar verebiliriz aslında, dedi Necla Hanım.

Affedersiniz ama ben kırk altı yaşındayım. Paramı nereye harcayacağımı sizle mi konuşacağım?

İnsan biraz başkalarını da düşünür! dedi kaynana.

Kimleri? Sizi mi? O yüzden kimseye açıklamadım, paramı kendim ve kendi çocuklarım için harcıyorum!

Bundan sonra da öyle olacak, boş yere kendinizi yormayın Necla Hanım, o miras yokmuş gibi davranın! dedi Yeliz.

Yani kendin takılacaksın?

Kendim takılacağım.

Kocanla paylaşmayacak mısın? dedi kaynana.

Gerek görürsem paylaşırım, dedim zaten; ailem için harcayacağım!

Yani ben aileye dahil değil miyim?

Necla Hanım, aile dediğim ben, kocam ve çocuklarımız. Geri kalanı uzaktan akraba! dedi Yeliz tüm samimiyetiyle.

Velhasıl, Necla Hanım gelinden hiçbir şey alamadı, ama yılmadı! Birkaç kez, değişik bahanelerle, hakkımı istiyorum, diye uğraşmaya devam etti.

Ama Yelize Necla Hanımın hiçbir numarası sökmedi. Yanlış kişiye çatmıştı anlayacağınız! Ne diyelim; oturduğu yerde sözünü de söyledi…

Rate article
Lifequest
…Zil Çaldı… İçeri Selam Vermeden Girip Oğlunu Kenara İten Kaynana Pat Diye Sordu: “Söyle Bakalım Güz…