Çocukluğum Anadolu’nun kalabalık bir köyünde geçti. On çocuklu bir ailenin ikinci büyüğüydüm. Daha minicikken boyumdan büyük sorumluluklar omuzlarıma yüklendi: yemek yapmak, çamaşır yıkamak, küçük kardeşlerime bakmak, bahçede çalışmak, hayvanları beslemek… Bitmek bilmeyen bu işleri yaparken yorgunluktan başımı yastığa koyar koymaz uyuyakalırdım.
Reşit olduğumda, annemle babam benim artık evde fazlalık olduğumu düşünüp bir an önce evlenmem için baskı yapmaya başladılar. Benim fikrim hiç sorulmadı, istemediğimi dile getirmem kimsenin umurunda olmadı. Sonunda, beni kasabada yaşayan, yirmi yedi yaşında, adını Kadir koydukları bir adamla evlendirdiler. Kadirle birlikte felçli babaannesiyle yaşamasını beklediler.
Düğünden sonra Kadirin evine taşındım. Hayatım değişmedi; sadece artık küçük kardeşlerin yerine babaannesiyle ilgileniyordum. Kadir eve para getiriyordu ama bana kötü davranıyordu; asla nedenini anlamadığım hakaretler, bağırışlar peşimi bırakmadı. Altı ay sonra babaannesi vefat etti. Artık evde yalnızdık.
Sonra bir kızım, bir de oğlum oldu. Kızım her zaman bana sevgiyle yaklaştı, oğlum ise babasının bana olan soğuk ve katı tavırlarını benimsedi. İçimdeki eksikliği, televizyonda rastladığım bir hobide, evde mum yapımında buldum. Yavaş yavaş, birikimlerimle mum yapma malzemeleri aldım. Küçük bir iş kurmaya karar verdim. Kadir hevesimi küçümsedi, ama ben yılmadım. Emek verdiğim mumlar köyde, kasabada beğenilip müşterilerim arttı. Kendi paramı kazanmaya başlamıştım artık.
Zaman aktı, çocuklar büyüdü. Kızım sevgiyle yanımda durdu, oğlum babasına çekti. Benim ise mum işlerim git gide büyüyor, cebimde biriken paraya bakıp huzur buluyordum. Ama Kadir değişmedi. Bir gün kendi paramla kendime sade bir etek alınca bana hakaret edip kahkahalar atınca, içimdeki sabır bir anda tükendi. O an, bunca yıldır biriktirdiğim engin bir huzursuzluğun ağırlığını fark ettim. Artık yeter dedim.
Çocuklarım otuzlarına gelmiş, ben ise elliye yaklaşmamıştım. Tüm birikimimi aldım, şehirde küçük bir daire kiraladım. Boşanma davası açıp yeni hayatıma başladım. Yıllardır süren eziyete, aşağılanmaya bir nokta koymak istedim. İçimde kırgınlık yoktu; sadece huzurlu, mutlu, sakin bir hayat arzusu vardı. Kendim için, yeniden hayal kurabilmek için o kararı verdim. Şimdi küçük işimi büyütüyor, özgürlüğümün tadını çıkarıyorum.




