Oğluma bir dondurma ambalajı yüzünden yol kenarındaki çöpleri toplattım!

Oğlum yaklaşık yedi yaşındayken, küçük ailemizle birlikte İstanbuldan çıkıp memleketim Kırklareline doğru bir hafta sonu gezisine gitmeye karar verdik. Yazın sıcaklığı içimizi ısıtıyordu, dönüş yolunda Edirneden dondurma aldık, keyifli sohbetlerle yolculuğu sürdürüyorduk. Her şey çok güzeldi ta ki oğlum arabada camı açıp elindeki dondurma ambalajını öylesine dışarı atana kadar. O an frene bastım ve arabayı yolun kenarına çektim. Bir babanın gerektiği an hızlıca müdahale etmesi bazen şarttır.

Sakin bir şekilde arabadan indim, bagajda her zaman taşıdığım çöp torbalarından birini aldım ve oğlumu da yanımda aşağıya indirdim. O ana kadar anlam verememişti ama bakışımla kararlılığımı gösterdim. Ona sadece kendi çöpünü değil, başkalarının da yol kenarına attığı çöpleri toplaması gerektiğini söyledim. Eşim araya girmeye çalıştı ama ona arabada kalmasını ve radyodan müzik dinlemesini rica ettim. Oğluma açık bir şekilde anlattım; cezasını bitirene kadar burada kalacağımızı, sonraki gezi isteklerinin bir süre rafa kalkacağını ve dondurma-çikolata gibi ödülleri şimdilik unutması gerektiğini söyledim. Bunu duyunca üzüldü, ağlamaya başladı ama kararlılık gösterdim; burada esneklik yapmak olmazdı.

Karşımda gözleri hala dolu dolu oğlum, sessizce eline çöp poşetini alıp sağa sola baktı ve toplamaya başladı. Ben de ikinci bir poşetle ona eşlik ettim. Yaklaşık yirmi dakika boyunca ikimiz yan yana yol kenarından ne kadar çöp varsa temizledik. İşimiz bittiğinde tekrar arabaya döndük ve ona çevreyi temiz tutmanın önemini hikayelerle, onun da anlayacağı örneklerle anlattım. Doğanın bize emanet olduğunu, güzelliğinin bizim göstereceğimiz saygıya bağlı olduğunu söyledim.

Oğlum neden onunla birlikte çöp topladığımı sorunca, sessizleşip döndüm: Oğlum, eğer sen çöpü sokağa atıyorsan, ben de bir baba olarak sana bu değeri doğru şekilde öğretememişimdir. Bu suçun cezasını ben de seninle çekmeliyim, dedim. O an gözlerinde farklı bir ışık gördüm, sanırım bana hak verdi.

Yıllar geçti, şimdilerde oğlum on üç yaşında. Küçük kardeşleri oldu. Onlara çevreyle ilgili öğrendiği değerleri kendi kendine öğretmeye başlamış. Doğadan bir çöp toplasa, kardeşine de aynısını yaptırıyor. Babamdan gördüğüm hayat bilgeliğinin bugün çocuklarıma geçtiğini görmenin huzuru içindeyim. O gün yol kenarında arabada geçirdiğimiz süreye minnetle bakıyorum. Çocuklara değer vermek, bazen sıkı disiplin göstermekten, bazen de kendi hatalarımızı kabul ederek sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor. Her gün öğreniyoruz; en iyi eğitim, örnek olmaktan geçiyor.

Rate article
Lifequest
Oğluma bir dondurma ambalajı yüzünden yol kenarındaki çöpleri toplattım!