Elifin hayatı, babasının ekonomik zorluklar ve ülkede iş imkanlarının yok denecek kadar az olması nedeniyle başka bir ülkede iş bulmaya karar vermesiyle kökten değişti. Elif henüz iki yaşındayken, babası Kısa süreliğine gideceğim, diyerek aileyi teselli etti. Fakat gidişi beklenenden uzun sürdü; babası yıllarca eve ancak maddi destek gönderebildi.
Babasının yokluğunda, Elif, annesi ve küçük kız kardeşi, babasının gönderdiği parayla oldukça mütevazı ama rahat bir hayat sürdüler. Ancak babalarının yokluğundan kaynaklanan duygusal eksiklik her zaman hissediliyordu. Bu eksiklik, Elifin annesi ciddi şekilde hastalanınca iyice ağırlaştı. Anne, uzun ve yorucu bir mücadele vermesine rağmen, ne yazık ki hayata gözlerini yumdu. Böylece Elif, küçük kız kardeşinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldı.
Üniversite eğitimine devam ederken bile Elifin kendine ait neredeyse hiç zamanı yoktu; günlerini ders çalışmak ve kardeşiyle ilgilenmekle geçiriyordu. Özellikle annesinin cenazesinde babasının da bulunmaması Elif için büyük bir hayal kırıklığı ve ihanet duygusu yarattı. İçindeki bu çözülmemiş acı, zamanla öfkeye dönüştü. Kendi ayakları üzerinde durmaya kararlı olan Elif, babasının maddi desteğini de reddetti ve hem kendisine hem de kardeşine bakabilmek için bir iş buldu.
Kısa bir süre sonra Elifin dedesi vefat etti ve torunlarına eski bir evle, yıllanmış bir araba bıraktı. Elif arabayı satmayı düşünerek durumunu kontrol etmeye çalışırken, aracın yolda aniden bozulmasıyla zor durumda kaldı. Ne yapacağını bilemez haldeyken, aniden siyah bir cip yanına yanaştı ve içinden inen kişi, yıllardır görmediği babasından başkası değildi.
Babası ona yardım teklif etti ve konuşmak istediğini söyledi ama Elif buna yanaşmadı. Bu beklenmedik buluşma, babasının da geçmişteki hatalarının ciddiyetini anlamasına neden oldu ve aralarındaki buzları eritmek için fırsat babasının ellerinden kayıp gitti.
Babasıyla karşılaşmak, Elifin içinde karmaşık duygular yarattı; bir yanda kızgınlık, bir yanda ise eski yaralarını iyileştirme umudu vardı. Zaman geçtikçe, Elif ve babasının birlikte geçirdikleri yılların açtığı boşluğu doldurmanın ve kırgınlıkları unutmanın yolunu bulup bulamayacaklarını ancak hayat gösterecekti.
Elifin hikayesinden alınacak ders şudur: Hayatta ne kadar zor durumda olsak da, sevdiklerimizle olan bağlarımızı tamamen koparmak bizi daha çok yıpratır. Bazen affetmek ve geçmişe bir şans daha vermek, geleceğimizi tamir etmenin anahtarı olabilir.




