Herkes Torunlarını Çok Sever, Ama…

Bugün ikinci oğlum dünyaya geldi. Daha hastanedeyken mutlu akrabalar tarafından ziyaret edildik. Anne-babalarımızın yüzleri gülüyordu, herkes bana sağlık, mutluluk ve her şeyin en iyisini diledi.

Kayınvalidem ve kayınpederim üç odalı bir apartmanda oturuyor, annem ve kız kardeşim ise geniş bir eve sahip. Ama kimse on beş metrekarelik odamızın dört kişi için, doğrusu, biraz sıkışık olacağını aklından geçirmiyor.

Eşimin ailesinin köyde güzel bir evi var, sebze bahçeleri, hemen yakında bir dere. Şehirden köye taşındılar ve bizim, daireleri değiştirelim yönündeki taleplerimize cevap vermediler.

Sadece bir kez kayınvalidem şöyle dedi: Biz artık yaşlandık, huzurlu bir uyku çekemiyoruz, herkesin kendi odası var, büyük salonda televizyon izleriz, misafirlerimizle orada otururuz.

Sanırım o, bizim dört kişi baştan başa döşeğe uzanıp, çok huzurlu uyuyacağımızı, arada da bebeğin mızmız ağlamalarının hiç sorun olmayacağını düşünüyor…

Bütün bu düşünceler aklımdan geçti ve sanırım yüzüme de yansıdı ki akrabalarımız tebrik faslını hızlıca bitirdiler ve aceleyle farklı yönlere dağıldılar.

Herkesle vedalaştıktan sonra eşime üzgün bir gülümsemeyle baktım: Peki, sence ne zaman evimize dönebileceğiz?Eşim gözlerini kapatıp yorgun bir nefes aldı, sonra bakışlarını bana çevirdi; gözlerinde umutla karışık bir dinginlik vardı. Bilmiyorum, dedi, dudaklarında hafif bir tebessümle. Belki kısa zamanda… Belki biraz zaman alır. Ama bak, dedi, minik oğlumuzu avuçlarının içine alarak, nerede olursak olalım, yan yana olduğumuz sürece ev zaten burası, seninle ve çocuklarımızla.

Bir an sustum, bebek kokusunun sıcaklığı içimizi sararken, minik eller yanaklarımıza dokundu. Pencereden sızan akşam ışığı yanımızda, minik odamızda bile olup olmadığımıza aldırmadan gülümsedik. Sıkışık, dar, gürültülü, kimi zaman hüzünlü ama sonunda sevgiyle genişleyen yuvamızda, içimizde yeni umutlarla, sanki bir adım daha büyümüş gibi hissettik.

Ve o an fark ettim: Bazen yeni bir hayata ev dediğimiz yerde değil, birbirimize sarıldığımız anda başlıyoruz. Arka fonda bebek ağlaması, başucumuzda umut Yarın ne getirirse getirsin, içimizde büyüyen bu sevgiyle her yere sığabileceğimizi anladım.

Rate article
Lifequest
Herkes Torunlarını Çok Sever, Ama…