Aysel, Derya ve Kadirin evine ilk kez geldiklerinde oğulları Emir henüz birkaç aylıktı. Emir için sadece bir bakıcı değil, adeta bir melek olmuştu. Derya, hep kendisiyle meşgul olurken, oğlunun dertlerini yabancı bir kadına koşarak anlatmasına içten içe büyük bir kıskançlık duymaya başlamıştı. Zamanla bu kıskançlık, annelik kalbinde kara bir zehre dönüştü.
Emir sekiz yaşına bastığında, Derya rakibinden kurtulmaya karar verdi. Kocası Kadir, iyi yürekli ve dürüst Ayselin işten çıkarılmasına karşı çıktı. Bunun üzerine Derya, büyük bir kötülük yaptı. Kendi pırlanta kolyesini Ayselin yatağının altına sakladı ve ardından polisi aradı. Haksız yere suçlanan Aysel, hıçkırıklarla iki yıl hapse mahkûm oldu. Emir, ellerinden sımsıkı sarılmışken Aysel Ablasını bırakmak istemedi, ama görevliler onu zorla çekip aldılar.
Aradan yirmi yıl geçti.
Artık 28 yaşındaki Emir, başarılı bir adam. Fakat içindeki özlem ve acı, yıllar geçse de hiçbir zaman azalmadı. Derya ise ağır bir hastalığın pençesine düştü. Ölüm kapıda bekliyor ama bir türlü gelmiyordu. Acıları dayanılmaz hâle gelmişti.
Bir gece, gözyaşları içinde oğluna gerçekleri anlatmak istedi:
Emir, ben ölemiyorum Ölüm beni almıyor, çünkü içimde ağır bir günah taşıyorum. Hayatı masum birine zindan ettim. Aysel’i bul, oğlum. Ne olur, onu bana getir.
Emir, Ayseli şehrin kenar mahallelerinden birinde, mütevazı bir evde buldu. Yılların verdiği yorgunluk ellerinde ve yüzünde belirmişti, ama bakışları hâlâ eskisi kadar şefkatliydi.
Aysel Anne diye fısıldadı Emir, ona sarılarak. Annemin bir emaneti var size. Onun artık vakti çok az ve sizden helallik bekliyor.
Aysel, hiç tereddüt etmeden Emir’le yola koyuldu. Yatak odasına girdiklerinde, hastalıktan zayıf düşmüş Derya onları gördü ve ellerini titreyerek uzattı.
Hoş geldin, Aysel diye mırıldandı.
Aysel, Deryanın avucunu şefkatle elliyor, göz teması kuruyordu.
Beni affet, Aysel. Sana yaptığım haksızlıkla Allaha karşı günaha girdim ve çok acı çektim. Allah canımı almıyor, ne olur bir söz et
Bir zamanlar onu hapse gönderen kadına baktı Aysel ve yüreğinde öfkeye dair zerre yoktu.
Sizi çoktan affettim, Derya Hanım. İçiniz rahat olsun, affım üzerinizde.
Derya derin bir nefes alarak huzur buldu. Son bir kez oğluna ve Aysele baktı:
Oğlum Artık sana emanet. Onu koru, gözüm arkada kalmasın.
Aynı gece Derya hayatını kaybetti. Aysel, Emirin yanında gerçek bir aile üyesi oldu, yıllarca özlemini çektiği şefkati gördü. Sonra Emir, gönlüne uygun iyi bir Türk kızıyla hayatını birleştirdi. Aysel, tıpkı öz torununu kutsar gibi evliliklerine dualar etti. Hakikat ve merhamet, geçmişin tüm yaralarını iyileştirdi. Birlikte yeni bir yuva, huzurlu bir geleceğin kapılarını araladılar.



