Kardeşim bana çok acı veren bir şey yaptı, ama şimdi yardıma ihtiyacı var. Ailem karşı çıkmasına rağmen, onun kardeşim olduğunu bildiğim için ona yardım etmem gerektiğini hissediyorum.

Bugün, rahmetli babamızın anısına hazırladığımız akşam yemeği için mutfağa geçerken yaşadıklarımızı günlüğüme yazmam gerektiğini hissettim. Uzun zamandır yurt dışında yaşayan ağabeyim Burakın davranışları hepimizi hayrete düşürdü. On beş yıldan fazla bir süredir Almanyada çalışıyor, bu sürede sadece iki kez eve gelmişti. Şimdi ise, babamızın vefatının dokuzuncu gününde aniden çıkıp geldi. Burak oldukça huzursuzdu; eşyaların nerede olduğunu sorup durdu ve anne-babamızın evini alt üst etti.

Yemek hazırlayan komşumuz hayretler içindeydi, çünkü uzun zamandır evden uzakta olan Burak, annemle babama refakat eden ve onların yükünü sırtlayan kişi bendim, ben yani Eliftim. Burakın dönüş amacı babama veda etmek değil, bir şeyler aramaktı; bunu gözlerinden okuyordum. Hareketleri, bu zor dönemde bana destek olmaya geldiğini düşündüğüm hissini tamamen yıktı.

Ama ne yazık ki, davranışları hiç de destekleyici değildi. Burak, evdeki birçok eşyanın kendisine ait olduğunu iddia etmeye, hatta bazı resmi evrakları çıkarıp, yirmi yıl önce tüm aile mallarının kendi adına devredildiğini ileri sürmeye başladı. Adeta her şeyi hak ettiğini söyleyerek bana suçluluk hissettirdi; sanki evine el koymak isteyen benmişim gibi. İçime bir hüzün çöktü, gözyaşlarım kendiliğinden aktı. Sonunda dayanamayıp, evden çıkmak zorunda kaldım. Yanımda, Buğra ile Gülşahın da yer aldığı, Burakın tuhaf tutumundan huzursuz olan birkaç kişi daha vardı.

Gerilime rağmen Burak bir hafta daha evde kaldı. Evdeki kapıların kilitlerini, pencerelerin demirlerini değiştirip iyice sağlamlaştırdı. Sonrasında yine Almanyadaki eşinin yanına döndü. Bir süre sonra, oradaki bir komşusu Burakın ağır hasta olduğunu, durumunun pek iyi olmadığını bildirdi bize. Sağlığı giderek kötüleşmiş, tıpkı babamız gibi yavaş yavaş tükenmeye başlamış. Bu haberi aldığında, eşi ona eve dönmesini söyledi; açıkça bir yük haline geldiğini ima etmiş.

Ben ise, buraya yazmamın bile içimi yaktığı bu süreçte, Burakın beni ne kadar kırdığına rağmen hâlâ onun kardeşim olduğunu düşünüyorum. İçimde ona karşı, elinden tutup yardımcı olmam gerektiği duygusu var. Fakat kızım Zeynep, benim bu uğurda kendi hayatımdan vazgeçeceğim endişesiyle bana çok açık konuşuyor. Anne, diyor, kendi torunlarından ve benden çalacaksın zamanını; bizler için çok kıymetlisin. Bu arada Zeynepin söyledikleri de yüreğime dokunuyor.

Bir yanda hasta ve çaresiz bir kardeş, diğer yanda bana daima destek olan kızım… Gerçekten iki arada bir derede kaldım. Buraka acıyorum, fakat Zeynepin söylediklerinde de haklı bir yan var. Hangisi için neyin doğru olduğunu karar vermek hiç kolay değil, aklım çok karışık. Kendim ve ailem için en iyisinin ne olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Rate article
Lifequest
Kardeşim bana çok acı veren bir şey yaptı, ama şimdi yardıma ihtiyacı var. Ailem karşı çıkmasına rağmen, onun kardeşim olduğunu bildiğim için ona yardım etmem gerektiğini hissediyorum.