Eşimin ailesi oldukça ilginç insanlar. Başkalarına rahatlıkla söyleyebilirim ki, hiç aile meselelerimize karışmadılar ve bana hep kendi kızlarıymışım gibi davrandılar, bu durumu çok takdir ediyorum. Fakat yine de şikayet edecek bir şeylerim var; çünkü onlar her şeyi insanın kendi başına başarabileceğine sanki taş gibi inanıyorlar. Oysa maddi olarak zenginler ve ailelerinden önemli miktarda miras kalmış onlara. Kendi kendine yetebilmenin değerini elbette anlıyorum ama insan bazen, hele bir aile olduğumuzu düşününce, bir nebze destek görebilmeli diye düşünüyorum.
Onların yakın zamanda tadilattan çıkan iki ayrı dairesi var ve hiç biri kullanılmıyor. Biz orada kalmak istediğimize dair üstü kapalı birkaç kez dile getirdik ama hiç önemsemediler. Bu yüzden, ailemle birlikte sürekli bir kiralık daireden başka bir kiralık daireye taşınmak zorunda kalıyoruz. Kendi ailem ise maddi olarak bizi destekleyemiyor; çünkü annem ve babam köyde yaşıyor ve imkanları oldukça kısıtlı. Bulunduğumuz şartlarda bir gün kendi evimizi almak için para biriktirmek neredeyse imkânsız görünüyor. Gelirimiz yalnızca kiramızı ve zar zor temel ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyor, neredeyse hiç paramız artmıyor ve eğlenmek için zamanımız olmuyor.
Bu durumu kayınvalideme sık sık anlatmaya çalıştım, çocuklarımızın bu sürekli taşınmadan dolayı yaşadığı belirsizlikten ve maddi sıkıntılardan söz ettim. Yine de kayınvalidemin tepkisi hep hayal kırıklığı oldu. Çocuklarımızın yaşından dolayı bizi eleştirdi ve sorumlu insanların önceliğinin mal mülk olduğunu söyledi. Bu sözleri duymak, içimi oldukça acıttı; hem endişelerimizi göz ardı etti, hem de zor koşullarımız için bizi kendi seçimlerimizden dolayı sorumlu tuttu.
Bir yandan ilişkimizi bozmak istemiyorum; diğer yandan, onların torunlarının refahından çok kendi mallarını ön planda tuttuklarını fark edip üzülüyorum. Arada sırada çocuklara bakarak bize destek oluyorlar ama gelecekte bu ilişkiyi nasıl sağlıklı sürdürebileceğimi bilmiyorum. Sanki kendi konforlarını, oğullarının ailesinin ihtiyaçlarını önemsemeden yaşamakta kararlılar.
Yine de, yaşlandıkça bir gün yardıma ihtiyaç duyacaklarını düşünüyorum. Belki o zaman bizim yaşadığımız zorlukları anlayıp bizim desteğimizi isteyecekler. O güne kadar ilişkimizin, unutulmaz bir sabır ve anlayış imtihanı olacağını biliyorum. İnsan bazen en yakınlarından beklediği desteği göremese de, her şartta kendi değerini korumalı ve yardımseverliğini kaybetmemelidir. Hayatta herkesin öncelikleri farklı olsa da, önemli olan insanın gönül zenginliğini ve aile bağlarını yaşatabilmesidir.




