Henüz üç yaşındaydım; ailemizde sadece babam ve ben kalmıştık. Annemi hiç hatırlamıyorum; o, bizi bırakıp başka bir adamı seçmişti. Babam ise başka bir hayat kurmayı hiç düşünmedi, tüm varlığını bana, tek oğluna adamıştı. Yıllar geçti, büyüdüm, okudum, evlendim ve nerede yaşayacağımız meselesi ortaya çıktı. Babamın köyde geniş bir evi vardı ama hem ben hem eşim şehirde çalışıyorduk, köyden gidip gelmek bizim için çok zordu. Bunun üzerine babam, evi satıp daha küçük bir apartman dairesi almamızı önerdi. Onun aklına uydum, üçümüz birlikte bir apartman dairesinde yaşamaya başladık.
Kısa süre sonra oğlumuz doğdu, ailemize mutluluk getirdi. Babam, torununa bakarken inanılmaz bir destek oldu. Ben işteyken, eşim ev işleriyle meşguldü ve evimizde huzur hakimdi. Ancak her şey, eşim Deryanın tekrar hamile olduğunu öğrendiğimizde altüst oldu.
İki odalı küçük bir dairede ikinci bir çocuk fikri hepimizi zorluyordu. Geçim sıkıntısı artınca ek işlere başladım, daha geniş bir eve geçmek için didindim. Bir akşam yorgun argın eve döndüğümde, ailemin masanın etrafında gergin bir şekilde oturduğunu fark ettim; babam ise yoktu. İçime bir anda tarifi zor bir kaygı çöktübaşına kötü bir şey gelmesinden korktum. Derya, babamın yürüyüşe çıktığını söyledi. Ama gece boyunca eve dönmeyince endişem katbekat arttı.
Meğer Derya ile babam ciddi bir tartışma yaşamış. Muhtemelen hamileliğin de etkisiyle, Derya apartmanın kalabalık olduğunu ve birinin fazla olduğunu ima ederek babamı istemediğini belirtmiş. Bunu duyunca içimdeki öfkeyi tutamadım, kendimi sokağa attım. Arabaya atladım, mahallede babamı aradım. Sonunda onu parkta bir bankta, gözleri yaşlı, hüzne bürünmüş buldum. Hayatımda onu hiç bu kadar kırılmış görmemiştim; kalbim sızladı. Önüne diz çöküp yalvardım: “Affet beni baba. Deryayı da affet. Ne dediğinin, ağırlığını bilmiyordu.” Bir saat sonra hep birlikte eve döndük. Babam kendi odasına çekildi, hüzünlüydü.
O gece eşime açıkça konuştum; eğer aynı durum tekrar yaşanırsa, ne kadar hamile olursa olsun, huzurumuzu korumak için evden ayrılması gerekecekti. Bu evde önce aile birliği ve huzur olmalıydı, herkese yeterince yer ve sevgi olması için en doğru kararı vermeliydik.




