Yabancı Misafir

Yabancı Misafir

Cep telefonu devrinin başlarına denk gelen balayı tazeliğiyle yeni bir eve taşındık. Ev aşağı, ev yukarı bakındık; sonunda harika planlı, Vay be! dedirten bir daire bulduk. Ne var ki, katta bizim dışında oturanlar, pek de sempatik insanlar çıkmadı. Genç yaşta da olsam işimde ciddi, saygınlığa alışık biriydim. Eşim de işin esprisiyle, bana hep adıyla değil de, soyadıyla resmi resmi hitap ederdi.

Bir sabah dışarı çıkıyorum, yeni komşu kadınla karşılaştık, bir Günaydın bile demedi. O bana selam vermiyorsa, ben de ona vermem! dedim. Aldım bir kasvet, başımı önüme eğdim.

Derken yeni ev partisi zamanı geldi! Dostları, akrabaları çağırdık, kutlama yapıyoruz. Herkese neşe, biraz da sarkmış saatler! Gece yarısına yaklaşırken kapı çaldı; bir açtım komşu bey. Artık çok geç, biraz sessiz olsanız? dedi. Hem de bana! Yani! Cumartesi, saat daha on bir buçuk; abartmasınlar! Karısı da uyuyamıyormuş başı ağrıyormuş, yersen! Bundan sonra bırak kapıya bakmayı, aynı anda asansöre binsek bile selam almam, vermem! Gururlu ve biraz da burnu Kaf Dağında!

Kocam yine de selam selam deyip güleryüzlü davranmaya devam etti. Ben ise ultra prensipli şekilde öyle bir soğukluk estirdim ki, Marstan gelenler olsa ısınamazlardı.

Bir süre komşu cephesiyle hiç karşılaşmadık. Akşam vakti eve dönüyoruz, apartman kapısında genç bir kadın. Bizi görünce içten bir sevinçle: Ben komşunuzun kardeşiyim, uzak yoldan geldim, üç saattir bekliyorum. İçeride bekleyebilir miyim? Çok üşüdüm, dışarı da tipiden kırılıyor! dedi. Biz de tabii buyur ettik. Ben ise ciddi bir şekilde hemen soruya tuttum: Siz buralı değil misiniz? Bavulunuz nerede? Kadıncağız açıkladı; valizini emanet dolabına bıraktığını, eniştesinin yarın yardım edeceğini sanıyormuş. Bu havada tek başıma taşımak zor olurdu, dedi belli belirsiz.

İçeri geçtik, eşime dönüp dedim ki: Bir insan, burnunun dibine kadar gelen akrabasını karşılamıyorsa, bu kadın belki hiç akraba falan değildir! Dikkatli olalım, acaba kandırılıyoruz mu? Şüpheciliğim üzerimde!

Biz yemekteyiz ama aklım sürekli dışarıdaki misafirde. İki lokma çiğneyemiyorum. Arada kapı deliğinden bakıyorum, kadın duvara sırtını yaslamış, bekliyor. Eşim Gel artık otur masaya diyor ama ben bir türlü huzur bulamıyorum. Sonunda bir sandalye götürüp verdim. Sinirli bir ifadeyle, Siz niye içeri alınmadınız? diye sordum. Kadının cevabı ise o kadar samimiydi ki: Sürpriz yapmak istedim. Ablam hamile, zor bir dönemi, yardıma geldim. Bebek gelince beraber ilgileniriz diye. Dinlerken inanamıyorum; komşu kadın hamile miymiş? Fark etmemişim bile!

Az ileride, içim hiç rahat etmeden, sık sık hala kapı deliğine göz atıyorum. Eşim çoktan rüyalar âleminde ama ben yine diken üstündeyim. Kafamda aynı soru: Bu kadar yolu gelen insan, nasıl yorulmuştur kim bilir.

Saat neredeyse gece yarısı. Birden yataktan fırlayıp sabahlığı kaptığım gibi dışarı çıktım. Hadi, tamam, gelin kalın bizde bu gece! dedim. Kadın hem şaşırdı hem de sevindi, ama mahcuptu, gönülsüzce kabul etti. Ona temiz havlu, sabahlık verdim, banyoyu gösterdim. Sonra ne ettim ettim, sofraya da davet ettim. Misafir odasını hazırladım, ona da iyi geceler dileyip, içim rahat şekilde uyudum.

Bir de not yazdım komşulara: Kardeşiniz bizde. Saat altıdan önce rahatsız etmeyin.

Ertesi sabah, sabah sekizde kapı çaldı. Açtım; karşımda yüzü gülen komşu bey. O an öğrendim ki, hanımı bu karlı gece minnoş bir erkek bebek doğurmuş! Oğlum oldu, oğlum! dedi. Başkasının mutluluğu üzerime dökülmüş gibi, sanki ben de içten içe sevinçten ışıldadım! Hayatın böyle anlarında gerçekten güzel bir şeylerin olduğunu anlıyor insan.

Yeni anne ve bebeği kısa zamanda eve döndü. Komşumun bana olan minnetini anlatamam; küçük kardeşine yardım ettiğim için bana sarıldı, teşekkür etti.

İnsan bazen kendini ne kadar iyi tanıdığını ve başkalarını çok kolay okuyacağını düşünüyor. Hemen yargılar kesiyor, ufak şikayetlerle kendini haklı görüyor. Ama öyle bir an geliyor ki, öfke, küçücük bir iyilikle uçup gidiyor ve birden bire aslında hayattaki sıcaklığı ve mutluluğu, insan ancak kalbini açınca hissedebiliyor. Buna aracılık eden, ansızın gelen yabancı misafirdi!

Rate article
Lifequest
Yabancı Misafir