Kendi akrabalarımın beni evimden ayrılmaya zorlayacaklarını asla düşünmezdim. Herkes, ailenin ihtiyaç duyan her üyesini maddi olarak desteklemem gerektiğine inanıyordu. Daha çocukken aklımda belirgin bir hedef vardı: Yazılımcı olmak istiyordum, çünkü bu alana karşı büyük bir ilgim vardı. Hedefimin peşinden gittim, liseyi İstanbulda bitirdim, ardından üniversiteyi Ankarada okudum ve seçtiğim meslekte önemli mesafeler katettim. Emeklerimin karşılığını fazlasıyla aldım; hiç zorlanmadan yazılım sektöründe iyi maaşlı bir iş buldum.
Hayatımda bir düzen kurmuş ve kendi ayaklarım üzerinde durmaktan memnundum; evlenmeyi hiç düşünmedim, çünkü özgürlüğümün ve kendi şartlarımda yaşamanın tadını çıkarıyordum. Çalıştığım halde, annemin tüm ihtiyaçlarını karşıladım, her yıl onu tatile götürdüm. Bana yaptıkları için minnettardım.
Fakat her şey, küçük kardeşim Gökhan sık sık para istemeye başlayınca değişti. Sürekli iş bulamadığını söylüyordu. Başta yardım etmekle ilgili bir sıkıntım olmadı, fakat zamanla bu durumu suistimal ettiğini gördüm. Artık ilişkimizin bundan zarar gördüğünü hissettim ve açıkça konuşmaya karar verdim. Ona hayatının sorumluluğunu alması, iş bulup kendi parasını kazanması gerektiğini, başkalarına yaslanmaktan vazgeçmesini söyledim.
Amacım cimrilik edip yardım etmemek değildi; asıl niyetim Gökhanın kendi geleceğini kurabilmesiydi. Ama beni şaşırtan şey şu oldu: Onu reddettikten sonra annem arayıp benimle tartışmaya başladı. Beni bencillikle suçladı, ailemi unuttuğumu söyledi. Hatta bazı akrabalarım bu olay yüzünden benden uzaklaştılar. İçimi kemiren suçluluk duygusu ve ailemin üzerimdeki baskısı beni zora soktu ve ağır bir karar verdim: Yurt dışına taşınmaya karar verdim.
Şimdi geriye dönüp baktığımda kararımı kesinlikle sorgulamıyorum; çünkü rahat bir hayat sürdürüyorum ve güzel bir gelirim var. Fakat ailemle arama mesafe girdi, onlardan uzak kaldım. Yine de annemi sık sık telefonla arayıp, ihtiyacı olduğunda destek olmaya çalışıyorum.
Hayat bana şunu öğretti: Ne kadar başarılı olursan ol, bazen en yakındaki insanlar bile seni yanlış anlayabilir. Kendi hayatını kurmak için bazen fedakarlık yapman, sınırlarını çizmen gerekiyor. Herkes kendi sorumluluğunu taşımayı öğrenmeli.




