Oğlum yakın zamanda evlendi. Tabii ki, bundan önce sevgilisini defalarca bize getirmişti ve biz de çok sevmiştik onu. Hem saygılı, hem alçakgönüllü, güzel ve akıllı bir kızdı. Oğlumuz için çok mutluyduk ve ailecek düğünlerine hazırlanmıştık.
Düğün günü gelinim saçlarını öyle bir toplamıştı ki, kulakları açıkça görünüyordu. Çok güzel görünüyordu ve ilk başta hiç garip bir şey fark etmedim. Ama bir ara sağ kulağında yeni çıkmaya başlayan bir ben dikkatimi çekti. Tıpkı yıllar önce kaybolan kızımın kulağındaki ben gibi O an çok sarsıldım ve içimde bir şüphe oluştu. Emin olmak için konuşmaya karar verdim.
Evladım, kusura bakma böyle direkt soracağım ama, acaba evlatlık mı alındın? diye sordum.
Katiyen hayır, neden böyle düşündünüz ki? dedi. Sonra kalktı, oğlumla pistte dans etmeye gitti.
Annesi bizim konuşmamızı duymuş, başıyla Evet anlamında bir işaret yaptı. Artık saklayacak bir şey kalmamıştı. Kızın anne babası, zamanında onu çok küçükken evlat edindiklerini açıkladılar.
Meğer bir gün Anadoluda yolculuk yaparlarken yol kenarında tek başına ağlayan bir kız çocuğu görmüşler. Bir an bile düşünmeden, onu yanlarına almışlar. Zaten 15 yıl çocuk sahibi olamamışlar, bunun acısını böyle dindirmek istemişler ve kimseye de bir şey söylememişler.
O yıl, benim de kızımı kaybettiğim yıldı. Birlikte pazara giderken, bir dakikalığına arkamı dönmüştüm. O kalabalıkta, koca İstanbulda kız çocuğu kum tanesi gibiydi. Aylarca, yıllarca aradım; ama binlerce kez umutlanıp kaybettikten sonra artık hiçbir umudum kalmamıştı.
Ve şimdi, oğlum tam da o kayıp kızımla evlenmek üzereydi. İnsanın başına gelir mi böyle bir şey? On milyon insanın içinde onu seçmiş oğlum.
Ondan sonra düğün neredeyse iptal edilecekti. Kızın ailesi çok endişelenmiş, gençlerin bir yuva kuramayacağından korkmuşlardı. Ama ben onları rahatlattım. Kaybolan kızımın acısını bir nebze olsun hafifletmek için huzur ararken bir çocuk esirgeme kurumundan bir oğlan evlat edinmiştim yıllar önce. Aslında, oğlum beni kendine baba olarak seçmişti. Böylece birbirimizin hayatına ufak da olsa iyilik kattık.
O gece, iki annenin içten sevgisinin ve yıllardır saklanan sırların ortaya çıktığı bir gece oldu.
Davetteki herkes bu hikayeyi günlerce konuştu. Gerçekten bir mucizeydi bu!
Sizce bu bir tesadüf müydü, yoksa kader mi?




