Boşanma Sonrası Baba, Kızını Çileden Çıkarıyor

Bugün yine içimi dökmek ihtiyacı hissettim. Ben ve kızım, eski eşimin ödediği nafaka ile hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Açıkçası iş bulamıyor olmamda eski kocamın büyük payı var. Yani, nereye başvursam mutlaka arkamdan iş çeviriyor, işe alınsam bile kısa süre sonra hiç açıklama bile yapılmadan çıkarılıyorum. Zaten nedenini sormama gerek yok, her şeyin farkındayım.

Bütün sıkıntılarım aslında ondan boşanmak isteyince başladı. Bu adamı daha fazla hayatımda taşıyamayacağıma karar vermiştim. Sessiz sedasız ayrılmak istedim, olay çıkarmamak adına, ama öyle kolay olmadı tabii. Eski kocam boşanmaya şiddetle karşı çıktı, elinden geleni yaptı.

Boşandıktan sonra kızımla birlikte annemin ve babamın yanına taşındım bir süreliğine. Annem kızımla ilgilenirken ben de iş aramaya koyuldum. Aslında hiç ciddi bir iş deneyimim yoktu, en fazla bir markette kasiyerlik yapmıştım. O yüzden başka bir işte ne yapacağımı da pek bilmiyordum. Fakat eski kocam, Türkiye’nin büyük market zincirlerinden birinin genel müdürüydü ve çevresi çok genişti. Sanırım tanıdıklarına beni işe almamaları için rica etti; başka bir açıklama bulamıyorum.

Şehrimizdeki marketlerin hiçbirine alınmadım, işe girsem bile kısa süre sonra sebepsiz yere çıkardılar. O da işten kovulmalarımı tamamen eğitimsizliğime, yetersizliğime bağlıyor ve sanki hiç ilgisi yokmuş gibi davranıyor. Tabii böylece düşük bir nafaka dışında bize hiçbir destek sağlamıyor. Kendi maaşı oldukça iyi olmasına rağmen, bize verdiği para zar zor faturaları ödememize, temel yiyecekleri ve kızım için gerekli şeyleri almamıza yetiyor. Annemin emekli maaşıyla birleştirip, ay sonunu getirmeye uğraşıyoruz.

Her defasında kızını görmek için eve geldiğinde bana küçük düşürücü, incitici laflar ediyor. Kızımın yanında, “Bak annen nasıl da beceriksiz, hem yuvasını dağıttı hem de şimdi fakirlik içinde yaşıyor” diyor. Kızıma, annesinin yoksul olduğu, oyuncak ve güzel yiyecekler alamadığı için özür diler gibi davranıyor. Sonra da eline yüklüce biraz Türk lirası tutuşturup evden çıkıyor.

İlk başlarda çok önemsemedim ama kızım henüz küçük ve hayatı tam olarak kavrayamıyor. Son zamanlarda sürekli babasının yanında yaşamak istiyor: Babam çok iyi biri, bana her şeyi alıyor. Sen ise kötüsün, babam çok daha iyi, onunla yaşamak istiyorum! diyor. Bunu duydukça yüreğim parçalanıyor ve tahammül edecek gücüm giderek azalıyor.

Anneme yük olmanın, kızımı mutlu edememenin ve eski kocamın baskısı altında ezilmenin verdiği yorgunlukla nereye kadar dayanırım, bilmiyorum. Annem elimden geldiğince moral vermeye çalışıyor, Her şey düzelecek, merak etme diyor ama ben o kadar emin değilim. Eski kocam beni çok iyi tanıyor ve zaaflarımı biliyor. Bazen yaşadığım hayatı sürdürebilecek miyim diye düşünüyorum ve içim sıkılıyor. Erdoğanınki gibi güçlü bir karakterim yok, fakat yine de elimden geleni yapacağım. Fakat artık daha ne kadar direnir, bu yükü taşırım emin değilimAma belki de en çok kızım için ayakta kalmam gerektiğini fark ettim. O henüz anlamasa da, günün birinde bu günleri ve neden böyle yaşamak zorunda kaldığımızı anlayacak. Belki bana çok kızacak, belki de sarılıp, “Anne, iyi ki pes etmemişsin,” diyecek.

Bir sabah, annemin yaptığı çayın kokusuyla uyandım. Kızım hala uyuyordu. Yavaşça yanına oturup saçlarını okşadım ve kendi kendime söz verdim: Kızımın kalbi babasının elindeki oyuncaklardan çok daha değerli, kırılmasına izin vermeyeceğim. Onun gözlerinde kendi değerimi yeniden bulacağım.

O gün, iş aramayı bırakıp kendi yolumu çizmeye karar verdim. Yıllardır biriken cesaretimi topladım, annemin eski dikiş makinesini elime aldım ve mahalledeki annelere ilan astım: “Çocuk kıyafetleri dikilir, tamir edilir.” Kimse gelmese de pes etmeyecektim. Birkaç hafta sonra kapı çaldı, komşumuz elinde torbayla geldi. Sonra bir başkası ve bir başkası…

Her ay biraz daha güçlendik, kızımla birlikte dikiş makinesinin başında hayaller kurduk. Belki eski kocam hâlâ kötülük yapmaya çalışıyor, ama ben artık onun kurduğu tuzaklara düşmüyordum. Kızım, bana ilk kendi diktiğim eteği giydiğinde utanarak baktı: “Sen de yapabiliyorsun anne,” dedi sessizce.

O gün anladım ki, hayat bazen seni en dipten sınav eder, ama her zaman yeniden başlamak için bir yol bulabilirsin. Ve kimseye ihtiyacın olmadan, yalnızca kendine ve sevgine güvenerek çocuklarının gözlerinde yeni bir hayat kurabilirsin. Bu bana yetti, çünkü artık biliyorum: Karanlıktan çıkmanın yolu, kendini yeniden kurmaktan, yılmamaktan geçiyor.

Ve kızım bir gün büyüdüğünde, ona anlatacak çok güçlü bir hikayem olacak.

Rate article
Lifequest
Boşanma Sonrası Baba, Kızını Çileden Çıkarıyor