Bugün yaşadıklarımı defterime yazmadan rahat edemeyeceğim. Hâlâ kendi şansıma inanamıyorum; sanki rüyam gerçek oldu. Yeni bir işe başladım ve işim bir peri masalından farksız. İstanbulun seçkin bir semtinde oturan zengin bir aile için çalışıyorum. Bana görkemli bir villada yaşama imkânı verdiler; tek görevim ise beş yaşında, birbirinden meraklı ve hareketli iki küçük erkek çocuğuna bakmak. Ancak aile ilginç Eşler arasında aşikâr bir soğukluk var. Ev sahibi kadın çocuklarla ilgilenmiyor, onlara karşı oldukça mesafeli. Ama kocası Baran, çocuklarla vakit geçirmeye bayılıyor; her anı kıymetli görüyor.
Baran ve çocuklarla vakit geçirirken kendime engel olamıyorum; ona karşı kalbimde bir şeyler büyüyor. Fakat o evli ve eşi toplumda saygı gören biri… Duygularımı bastırmaya çalışırken, beklemediğim bir anda Baran hislerini açıkladı. Bana âşık olduğunu söyledi ve karısından boşanmaya karar verdiğini belirtti. Evliliklerinin, sadece çocuklar nedeniyle ayakta durduğunu; eşinin artık çocuklarla bile ilgilenmediğini fark etmiş. Bu sözler beni hem afallattı hem de derinden etkiledi.
Hiç bir zaman evli bir adamla ilişki yaşamanın kolay olmadığını bilsem de, kalbime söz geçiremiyorum. İçimde büyük bir çatışma var; aklımda onca soru: Bu yolun sonunda beni ne bekliyor? Kendimi ve Baranı zorlu bir sürecin ortasında buldum, çünkü boşanma sürecinde olmak bambaşka bir gerilim demek.
Her sabah villanın büyük bahçesinde çocuklara kahvaltı hazırlarken, içimi hem umut hem endişe sarıyor. Bir yandan onlara sevgimi ve ilgimi verirken, diğer yandan kendi mutlu geleceğim için ne yapmam gerektiğini tartmaya çalışıyorum. Elde edeceğim her şeyin bedelini ödeyip ödeyemeyeceğimden emin değilim.
Bu süreci akıllıca yönetmem gerektiğini biliyorum. Hem kendi mutluluğum hem de emanet aldığım çocukların iyiliği için… Vereceğim kararın sonuçları uzun süre hayatımı etkileyecek. Hangi yolu seçersem seçeyim, içimde hâlâ o küçük umut var: belki bir gün huzurlu, sevgi dolu ve sıcak bir yuvam olur. Dilerim, hayatımda her şey gönlüme göre olur…




