Eşimin annesi zengin, asla işe ihtiyacımız olmayacak. – diye sevindi arkadaşım.

Bir arkadaşım vardı, adı Mehmet. Mehmetin en büyük hayali ömrünü başkasının parasıyla rahat geçirmekti. Herkesten farklı olarak, bunun için var gücüyle uğraşır, zengin bir ailenin kızı olan Elif’i memnun etmeye çalışırdı. Fakat, onun Elife aşık olmadığını, bu işten iyilik çıkmayacağını rüyamda bile hissedebiliyordum. Mehmet ise emin gibi davranıyordu: Zengin bir eş, onun için garantili bir rahatlığın anahtarı olacaktı. Tabii, Elifin kendi başına para kazanmadığını bilmeden bunu savunuyordu. Meğerse, Elifin ailesinin serveti tamamen annesinin, İstanbul’da birkaç büyük dükkanı olan bir kadının emeğinden geliyormuş.

Bazen Mehmetle bu konuda tartıştığım olurdu. Ona şöyle söylerdim:

Sence de o insanlar tembel birini desteklemek ister mi? Kendi ayaklarının üzerinde durmak lazım, bir işin olmalı, Mehmet.

O ise alayla:

Aman canım, bırak şimdi. Zaten bir çocuğumuz olacak. Hem bana tamamen güveniyorlar! derdi, sanki büyük bir başarı kazanmış gibi.

Hayretler içinde kalırdım. Kendi sevmediği, sadece parası için birinin yanında olmak bana hiç doğru gelmezdi. Bir adam, ailesine bakmalı, çalışıp kendi emeğiyle yaşamalıydı.

Zaman geçti, Mehmetten haber alamadım bir süre. Merak ettim, ne yapıyor diye aradım. Meğerse, ne o ne de eşi, günlerini evde pinekleyip bilgisayarda oyun oynayarak, televizyon izleyerek, uyuyarak geçiriyorlarmış. Evde anneleri bakıyor, yemeklerini yapıyor, masraflarını karşılıyormuş. Bazen içimden Mehmeti biraz kıskansam da, istediğini elde ettiği için, tuhaf bir huzursuzluk duyardım.

Elifin annesi çok zengin, hiç çalışmamıza gerek yok ki. derdi Mehmet, tatlı bir rüyada yaşıyor gibi böbürlenerek.

Belki her şey böyle devam ederdi, ama bir gün annesinin işlerinde aksilikler baş gösterdi, gelirleri üç beş kat düştü. İşte tam o anda Elifin annesi hem kıza hem damadına birer iş ayarladı. Onları ayakta tutacak başka yolu kalmamıştı.

Sonra, bir ay kadar sonra, uykumda Mehmet’ten bir telefon aldım. Telaşlı sesiyle, benden on beş bin lira borç istedi, birkaç hafta sonra geri vereceğini söyledi.

İş bakıyorum şu an, görüşmelere gideceğim. Avansımı alır almaz paranı geri ödeyeceğim, harçlığımız bile kalmadı artık… dedi hüzünle.

Böylece Mehmetin kaygısız rüyası sona erdi. O günden sonra hem o hem Elif çalıştı. Borcunu kısa sürede ödeyip bana teşekkür etti. Zengin bir aileye güvenmekle bir yere varılmaz, insan kendi emeğine, kendi aklına güvenmeli. Mutluluğun yolu başkasında değil, kendi ayakların üzerinde durmakta. Bunu gördüm, sanki bir rüyanın içindeymişim gibi.

Rate article
Lifequest
Eşimin annesi zengin, asla işe ihtiyacımız olmayacak. – diye sevindi arkadaşım.