Çok uzun zaman önceydi, bir arkadaşımın doğum günü kutlaması yapılacaktı. O ve eşi gece eve dönerken, bizim mahallede, kapımızın önünde bir bebek arabası gördüler. İçinde minicik bir kız vardı; henüz yeni doğmuştu. Hepimiz çok şaşırmıştık. Arkadaşımın uzun zamandır çocuk sahibi olmayı dilediğini bilirdik. Sanki kader, bu yavruyu tam da ona getirmiş gibiydi. Hava oldukça soğuktu, hemen bebeği arabadan alıp kendi arabamıza koyduk ve polis çağırdık. Polisler geldiğinde, bebek arabasının içinde bir nota rastladılar. Notta küçük kızın adı, Elif, ve doğum tarihi yazıyordu.
O kısa sürede Elifi tanıdık, içtenlikle bağlandık ve onu sevdik. Sonrasında polis, Elifi çocuk yuvasına götürdü. Arkadaşım ve eşi vakit kaybetmeden Elifi evlat edinmek için başvuru yaptılar; gereken tüm belgeleri tam bir ayda hazırladılar. Nihayet izin çıktığında hepimiz çok sevinmiştik. Ancak Elifi almaya gittikleri gün, birkaç yabancı arabayla geldi; Elifin akrabaları olduklarını söylediler. Rahatça belli oldu ki, başka bir milletin kızı, bizim memleketten bir gençle görüşmüştü. Aralarındaki kültür farklarından dolayı genç kız hamileliğini ailesinden gizlemiş, çaresiz kalınca da bebeği bizim mahalleye bırakmış.
Gencin ailesi bu durumu sonradan öğrendi; babası bir hastalık sırasında tesadüfen gerçeği anlamış. Akrabalar gerçek ortaya çıkınca hemen yola koyulmuş, küçük Elifi geri almak için geldiler. Yapılan babalık testi sonucunda Elifin gerçekten ailelerinin bir ferdi olduğu ortaya çıktı ve bebeği onlara teslim ettiler. İlk başta içimiz bir hayli buruktu. Ama sonra gerçekten bir mucize oldu. Arkadaşım, onca yıldan sonra hamile kaldı. Ne yazık ki tüm hamilelik sürecini hastanede geçirmek zorunda kaldı. Sekiz ayın ardından kızı dünyaya geldiğinde hepimiz tarifsiz bir mutluluk yaşadık. Baharı yaşayacağımıza inanıyorduk. Ama hala kalbimizde Elif için çok özel bir yer var. O minicik süre zarfında onu çok sevmiş, bağrımıza basmıştık; hiçbir zaman unutmayacağız.




