Jessica’nın eşi ona sık sık şiddet uyguladı, kızlarının doğumundan sonra ise durum daha da kötüleşti.

Zehra, küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul’a göç etmişti. İstanbulda tek odalı, mütevazı bir daireye kimsenin pek yanaşmadığı bir fiyata sahip olmuştu. Bu evi gizlice satın aldı; kocası Halitin ise bundan haberi yoktu.

Kocası Halit iş için şehir dışına çıktığı bir dönemde, Zehra’nın kızları dünyaya geldi. Zehra doğumu sıradan bir devlet hastanesinde yaptı, ancak Halite özel bir hastanede, oldukça iyi şartlarda doğum yaptığını söyledi. Halitin evin masrafları için gönderdiği parayı ise kıyı köşe biriktirmeye başladı. Halit evdeyken buzdolabı bolca et, balık, türlü türlü yiyeceklerle dolu olurdu. Fakat o iş seyahatindeyken Zehra, idareli davranmaya devam etti.

Kızına neredeyse hiç yeni giysi ya da eşya almadı. Ya civardaki iyi kalpli komşuların yardımı, ya da internet üzerindeki ikinci el siteleri sayesinde kızının ihtiyaçlarını karşıladı. Böylece birikim yapabildi. Zehra annesini sık sık çağırıp çocuklara baktırırken, kendisi gizlice temizlik işlerine gidip para kazanıyordu. Aslında Halitin tutumu bunda büyük rol oynamıştı. Halit, büyük şehirli ve buyurgan biriydi; Zehrayı sürekli kontrol ederdi, emirler yağdırırdı. Zehra, kırsaldan geldiği için ona uysal bir eş olarak her dediğini yapıyor, itiraz etmiyordu. Ancak içten içe yavaş yavaş kaçışını planlamaya başlamıştı; çünkü bir gün Halitin öfkesinin dozunu ayarlayamayacağını ve her şeyin çok kötü sonuçlanacağını seziyordu.

Alışverişlerde de sürekli küçük oyunlar oynuyordu. Kızına üç elma aldığında, Halite bir kilo elma aldığını söylüyordu. Sonunda iki buçuk yıl boyunca para biriktirdi. Bir keresinde Halit yine iş gezisine çıktığında, Zehra hayatını ve kızını toparlayıp apar topar evden ayrıldı. Bir gün önce boşanma davası açmıştı bile. Halit ise onları bulmaya çalıştı. Defalarca arayarak, hayatlarının artık çok daha güzel olacağına dair sözler verdi. Ama arada tehditler de savuruyordu, hakkından asla vazgeçmeyeceğini, onları ne pahasına olursa olsun geri alacağını söylüyordu.

Kısa bir süre sonra Halitin yeni bir ilişkisi olduğunu öğrendi. Bir üniversite öğrencisiyle birlikteydi. Zehra, Halitin ona da aynı şeyleri yapacağından emindi. Hiçbir zaman Haliti aldatmadı; biriktirdiği parayı ise emekle kazandığı olarak görüyordu, çünkü defalarca yemeğini kısmıştı, fırsat buldukça ikinci el ürünlerle yetinmişti. Ve şunu çok iyi biliyordu: Onun için ve küçücük kızı için hayatta kalmanın, özgürce nefes almanın başka bir yolu yoktu.

Hayat bazen insanı büyük fedakârlıklarla, sessiz bir sabırla sınar. Zehranın hikâyesi, ne olursa olsun kendi ayaklarının üzerinde durabilmenin ve sevdiklerin uğruna cesurca adım atmanın insanı özgürleştirdiğini gösteriyor. Her zorluktan bir çıkış yolu vardır; önemli olan pes etmemek ve kendine inanmaktır.

Rate article
Lifequest
Jessica’nın eşi ona sık sık şiddet uyguladı, kızlarının doğumundan sonra ise durum daha da kötüleşti.