Ben ve eşim, geçtiğimiz günlerde İstanbulun yeni gelişen bir semtinde, henüz daha inşaatı yeni bitmiş, tertemiz bir apartmandan krediyle bir daire satın aldık. Evinizi kutsamadan oturmak olmaz! Allahın bereketi olmadan bir yere yerleşilir mi hiç? diye ısrar etmeye başladı hemen babaannem. Tabii ki, evi kutsatmak şart. Her şey yolunda gitsin, bir aksilik olmasın; yeni yuvamızda huzur, mutluluk ve bolluk olsun, diye de annem onu destekledi. Başta biraz tereddüt etsek de, üstümüzdeki baskıya karşı koyamadık ve sonunda bir mevlid okutmaya karar verdik.
Bu, olmazsa olmaz, dedi babaannem kararlı bir sesle. Belirlediğimiz gün ve saatte kapı çaldı ve kapıda takkeli, sakallı, yaşını göstermemekle beraber iyiden iyiye ak saçları çıkmış bir imam belirdi. Boynunda büyükçe bir tesbih, elinde ise küçük bir seccade ve aşınmış bir poşet vardı. Her birimize küçük birer mum uzattı, ardından nasıl bir dua okuyacağından bahsetmeye başladı.
Evlatlarım, dedi imam ciddiyetle, mumları yakın ve arkamdan gelin. Biz de söyleneni yaptık, böylesine ciddi bir tören bekliyorduk. Fakat babam mumu yakmaya çalıştığında, mum inat etti, bir yanıyor bir sönüyordu, duman çıkardı ama alev almıyordu bir türlü. Herkes sırayla denese de nafile… İmam apar topar mumları, tesbihi ve seccadesini topladı, aceleyle çantasına yerleştirdi.
Çabuk çıkın buradan! Burada bir uğursuzluk var gibi… dedi, sesi biraz endişeliydi. Çantasını kaptığı gibi hızlıca evden çıktı, bizi şaşkın ve mahsun bir şekilde geride bıraktı.
İmam da tuhaftı, onun mumu da. Bak şimdi, imamın mumu da yanmaya başladı, dedi eşim Asuman, hafif bir tebessümle.
Sanırım keyfi yoktu bugün, ondan böyle oldu, diye şakalaştı annem, tatsızlığı dağıtmaya çalışarak.
İyi konuşuyor ama sonunda sıvışıp gidiyor. Belli ki gittiği yerde internet çekmiyor, diye içimden geçirip hafifçe gülümsedim ben de. Kaçacak bir yerimiz mi var sanki? Kırk yıl bu evin kredisiyle cebelleşeceğiz artık, dedim gülerek.
Peki, burada mı kalıyoruz yoksa başka bir imam mı bulsak? Babaannemin sesiyle yeniden kendimize geldik ve bu tuhaf durumdan nasıl çıkacağımızı düşünmeye başladık.




