Hala onun borcunu ödüyorum, düşünebiliyor musun?
Bak şimdi, ben gerçekten iyi sayılacak bir tadilatçıyım. Yıllardır bu işi yapıyorum, zamanla da bundan güzel para kazanmaya başladım. Arada kuzenler, akrabalar arar, ufak tefek işlerinde yardım isterler benden. Bir gün telefonum çaldı, baktım arayan kuzenim. Neyse, açtım, “Abi sana bir işim düştü” dedi.
Bir iki gün sonra işi birlikte halletmek için uygun olup olmadığımı sordu, kırmadım tabii, elimden geleni yaparım diye düşündüm. Sonra öğrendim ki tadilat malzemelerinin hepsini önceden almışlar, eve de getirtmişler. Ben de doğruca işe giriştim tabii. Açıkçası bu iş bana çok keyif veriyor, uğraşırken rahatlıyorum.
Akrabalardan para almak nedense bana dokunuyor. Kuzenim ısrar etti, Abi emeğinin karşılığını verelim dedi, ama her zamanki gibi kabul etmedim. Ev o kadar değişti ki, inansan iyi olur! Tüm işi iki haftada toparladık. Geriye ise az bir iş kaldı ve apartman koridorunda kalan eski eşyaların hurdalığa götürülmesi gerekiyordu. Kuzenim de hemen bir fikir verdi.
“Dilersen bu artan malzemeleri al, garajında bulunsun. Belki ileride işine yarar, müşterilerine kullanırsın. Hem masraf da etmezsin.” dedi. Ben de düşündüm ki, mantıklı. Arda kalan parke, fayans, boya filan… Zaten garajda yerim var, ara sıra bir şeyler yapıyorum, lazım olur dedim.
O sırada kuzenimle konuşurken kayıtta açmışım, iyi ki de öyle yapmışım. Gözümün içine baka baka dedikleri beni bile şaşırttı, anlatayım:
Bu tarz şeylerle uğraşmak benim zevkim. Ona teşekkür ettim, öyle de anlaştık. Yani işin özü, tadilatı gün bitmeden toparladık. Artan malzemeleri ve hurdaları da toparlayıp, kimini çöpe, kimini kendi garajıma attım. Akşam da kuzenle biraz muhabbet edip, tadilatı kutladık, çıktım kendi evime döndüm.
Ertesi gün yine olağan hayatıma döndüm, öğlen vakti kuzen aradı. “Abi, aldığın malzemelerin parasını göndersen olur mu? Yani sağlam tahta var, kalan laminat harika. Fayansları da satsan para ederdi. En iyisi IBANı atayım mı?” diye sordu.
Şaşırdım, hatta küçük dilimi yuttum diyebilirim. Hani aylarca yardım ettim, bir kuruş almadım. Daha önce “Olur abi, işin bitince konuşuruz,” dedi ama dönmedi zaten. Tam bir hayal kırıklığıydı.
Şimdi ne desin insan böyle bir durumda? Hakikaten ne konuşacağımı bilemedim. Yardımı gönülden yaptım, malzemeler zaten atılacak şeylerdi, kimse satın almazdı. Önce bırakayım dedi, sonra bana teklif etti, şimdi de para istiyor. Bir an düşündüm, acaba benden işçilik için ücret mi isteseydim? Hak mı bu sence?




