Kayınpeder, damadını kızı için uygun bir eş olup olmadığını görmek amacıyla bilerek sınadı.

Arkadaşları, adamın hem karısıyla hem de kayınvalidesi ve kayınpederiyle büyük talihsizlikler yaşadığını söyleyip duruyordu.

Genç kadın, zengin bir aileden geliyordu ve hayatında hiçbir isteğini geri çevirmemişti. En iyi üniversitelerden birine gönderilmiş, her konuda desteklenmişti. Mezun olduktan sonra çalışmaya başlamış ama kazandığı her kuruşu kendi hesabında tutmuştu. Babası, bu davranışını hep sermaye birikimi diye överdi, ama bir yandan da damadını, eve yeterince para getirmediği için her fırsatta azarlamaktan hiç çekinmezdi.

Sen oğlum, bir kaya gibi sağlam olacaksın ki, kızım da arkanı gözü kapalı yaslasın. Hasta olursa bakabilecek misin? Yurtdışına tatile götürecek paran var mı? diye sorardı sofrada gözlerinin içine bakarak.

Oysa para mevzusu, genç çiftin aklından bile geçmiyordu. Birlikte kazandıklarıyla gayet mutluydular. Ama kayınpeder, her buluşmada aynı lafları tekrar eder, damadını sıkboğaz ederdi. Mesela, adam artık eşinin ailesiyle buluşacağı günler için sudan bahaneler uydurmaya başlamıştı. Bazen kayınpederinin doğum gününü bile atlamayı umut ediyordu. Ama eşi, Zeynep, onu adeta kolundan tutup, misafirlerin önüne oturtmuş ve herkese zorla gülümsetmişti o gün.

Damadınız ne iş yapıyor? diye sordu aniden davete gelen kadınlardan biri.

Memur işte, sıradan biri. Eve üç beş kuruş getiriyor. Aileyi sırtlayan kızım! dedi kayınpeder, küçümseyici bir ses tonuyla.

Adamın içi artık bu aşağılamaya daha fazla dayanamıyordu. Hem inciniyor, hem de kendisini günden güne daha değersiz hissediyordu.

Birincisi, ben sıradan bir memur değilim, planlama ekibinin başındayım. İkincisi, maaşım da öyle küçümsenecek gibi değil. ayrıca, biz her şeyi birlikte ödüyoruz. Keşke bir gecede müdür olup, eşime lüks arabalar ya da villalar alsam Ama siz kızınızın iyiliğini düşünüyorsanız, neden ev almamıza yardımcı olmadınız hiç? dedi, sesi titreyerek.

Kayınpeder ise dudaklarında alaycı bir gülümsemeyle şarkı mırıldandı. Belli ki damadının öfkelenmesinden keyif alıyordu.

Gece ilerleyip de mumlar üflenip, pastalar kesildiğinde, adam bir sigara yakmak için balkona çıktı; kayınpederi de yanına geldi.

Fena çıkmadın bugünkü sınavdan, dedi düşünceli bir tavırla. Giderek güçleniyorsun. Akıllısın, artık kendine güveniyorsun ve gerektiğinde kendini savunabiliyorsun. Sürekli sineye çeke çeke bir yere varamazsın, bazen masaya yumruğunu vurmak gerekir.

Adam bir anda her şeyin farkına vardı. Kayınpederi, onu sınava çekiyor, sabrını ve kararlılığını görmek istiyordu. Para, onların gözünde, sınırlarını koruyamayandan daha önemli değildi. Doğum günü gecesindeki çıkışıyla, damat ilk defa karısının ailesinin gözünde daha olgun ve sağlam bir adam olmuştu.

Rate article
Lifequest
Kayınpeder, damadını kızı için uygun bir eş olup olmadığını görmek amacıyla bilerek sınadı.