Evet, daire küçük ama kuzenine bir yatak alacağız.

Çalışan herkes, haftada sadece bir gün bulduğu o nadir tatil sabahında kapı zili çalınınca yaşadığım şaşkınlığı ve heyecanı anlayacaktır.

Daha tam olarak uyanmadan, nedense aklıma hemen bir su tesisatı sorunu geldi; sanki birini su içinde bırakmışım gibi panikle banyoya ve mutfağa koştum. Her yer kupkuruydu, demek ki alt kattaki komşular, altı ay önce evi su bastırdığım komşular, değildi.

Zil susmak bilmiyor. Ben de mecburen kapıya gidiyorum, açınca ilk gördüğüm birkaç bavul oluyor; arkalarında ise bir grup insan beliriyor.

Sokakta görsem asla tanımazdım seni! Biraz garip bir iltifat, yaşça büyük bir kadının ağzından çıkınca daha da tuhaf geliyor.

Kim olduklarını hatırlamaya çalışıyorum

Kadının beraberindeki adama dikkatlice bakıyorum, gülümsüyor ve elini uzatıyor. Arkalarında ise bir delikanlının başı uzanıyor; neyse ki o sessizce duruyor, bir şey demiyor. Kadın ise devam ediyor: Eee, daha kapıda mı tutacaksın bizi, hadi içeri geçelim! Pardon, nasıl yani içeri geçelim?

A, dayını tanımadın mı? Ben de sana hep baktım! Bak, bu (eliyle genci gösteriyor), hani hatırlamıyor musun? Kuzenin. Senin şehrine üniversite okumaya geldi, kalacak yeri yokmuş. Biz de düşündük ki, senin yanında kalsın. Yatağını sonra alırız, her şey yoluna girer. Sana hediyeler de getirdik! Baban aramadı mı?

Hayır, babam aramadı Herhalde unuttu, biz kendi başımıza hallederiz! Hayır, nasıl yani halledersiniz? Gerçekten burada mı kalacak?

Tabii ki, sen göz kulak olacaksın, yabancı bir şehirde aman Allah korusun! Ben kimseye bakamam, hele ki nişanlım sürekli ziyarete geliyor, burada yer yok. Bir çaresini bulmamız lazım Ben bir şekilde olsun istemiyorum. Öğrenci yurtları var, ben de zamanında kaldım. Olmaz, o kesinlikle olmaz!

Akrabalar iyice huzursuzlanıp, bavulları içeri sokmaya çalışınca önüme siper oldum. O an anladım ki, eğer bavullar dairemin eşiğini geçerse, kurtulmam çok zor olacak. Nazikçe onlardan beş dakika sabretmelerini istedim, sonra da kuzenimin kabul edildiği üniversite yurduna beraber gittik.

Bunun ardından ardı ardına anlayışsızlık, bencillik suçlamaları, kaybolan gülümsemeler ve nihayetinde hem akrabalar hem de bavullar evimden uzaklaşmaya başladı. Hemen ailemi arayıp, olanları sordum: Bu ne iş şimdi böyle?

Annem de duyduğu gibi hem üzüldü, hem bana kızdı; Hiç aileden yana değilsin, dedi.

Rate article
Lifequest
Evet, daire küçük ama kuzenine bir yatak alacağız.