Diana genç yaşta bir oğul dünyaya getirdi ve onu evlatlık vermek gibi zor bir karar aldı. Yıllar sonra hastalandığında ise bir zamanlar bir oğlunun olduğunu hatırladı.

Küçük bir Anadolu köyünde büyüyen Ece, sıradan bir kız olarak bilinir; özel bir yeteneği yoktur ve annesi de kızının geleceğinden pek bir beklentiye sahip değildir. Annesi sık sık şöyle der: “Okulu bitirince ya sütçü olursun ya da bakkalda çalışırsın. Bu köyde sana başka bir şey yok.”

Ancak Ece, herkesin düşündüğünün aksine kendi yolunu çizer. 9. sınıfı bitirdikten sonra, kendisinden bir yaş büyük bir çocukla ilişki yaşar ve hamile kalır. İki ailenin büyükleri bir araya gelir ve torunlarının babaanne yanında kalmasına karar verirler. Çünkü Ece ne anneliğe hazırdır ne de annesi ona maddi destek verebilecek durumdadır. Doğum yaptıktan sonra hayatı kökten değişir: Köyünü arkada bırakıp büyük şehre taşınır ve güzel sanatlar lisesine girer. Gerçekten de resim yapma konusunda yetenekli ve tutkuludur. Şehirdeki hayatı, haftasonları arkadaşlarıyla dans etmek, sinemaya gitmek ve alışveriş yapmak ona büyük özgürlük yaşatır; artık bostan bellemek, su taşımak, soba yakmak gibi işler yoktur. Ece, şehirde kalmaya karar verir; özellikle de çizdiği tablolarla düzgün bir maaş kazanmaya başlamıştır.

Üniversitenin son yılında yeniden hamile kalır. Kısa bir süre aldırmayı düşünse de ikinci oğlunu dünyaya getirir. Nişanlısı ona ve oğluna ailesinin evinde bir oda açar ama küçük bir çocukla hem okula gitmek hem de geçinmeye çalışmak Ece’yi bayağı zorlar. Bu yüzden oğlunu geçici olarak annesine, köyüne gönderir. Sonraları annesi vefat eder ve Ece oğlunu yanına, şehre almak zorunda kalır.

Yıllar geçtikçe, Ece’nin sağlığı hızla bozulur. Tam bu dönemde uzaktaki ilk oğlunu hatırlar; oğlu başka bir şehirde büyümüş, kendi hayatını kurmuştur. Ece, ilaç ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için oğlundan para istemeye başlar; sıkça duygusal baskı ve vicdan azabı hissettirir. Sonunda oğlu bu baskıya dayanamaz ve annesini yanına, bulunduğu şehre taşımaya davet eder. Ece bu taşınmaya umutla hazırlanırken, ikinci oğlunun babası çocuklarını yanında bırakmasını ister ve ona iyi bakacağına dair söz verir. İlk başta bu teklife karşı duyarsız kalsa da, zamanla babanın bu görevde iyi olacağına inanır ve oğlunu onun yanında bırakmayı kabul eder.

Rate article
Lifequest
Diana genç yaşta bir oğul dünyaya getirdi ve onu evlatlık vermek gibi zor bir karar aldı. Yıllar sonra hastalandığında ise bir zamanlar bir oğlunun olduğunu hatırladı.