Mark eve döndüğünde karşısına ürkütücü bir manzara çıktı – eşi ortalarda yoktu. Az sonra, oğlunu komşusunda buldu…

Murat evine döndüğünde odada garip bir sessizlik vardı. Karısı Ayşegül yoktu; bir yaşındaki oğulları Ali de ortada görünmüyordu. Bu tuhaf boşluk, Muratın zihninde dalgalı bir endişe başlatıyordu. Bir cevap bulmak için, Murat kapıdan çıkıp aşağı kattaki komşusu Yakupun zilini çaldı. Fakat Yakup kapıyı açtığında Aliyi, Muratın oğlunu, kucağında tutuyordu Muratın zihninde, bu görüntü sisli bir rüyadaymış gibi belirdi.

Ayşegül, anlaşılan göğsündeki aciliyet hissiyle Aliyi Yakupa bırakıp gitmişti. Yakup çocuk bakmakta deneyimli olsa da, Muratın aklından, Ayşegülün neden böyle aniden gittiğiyle ilgili tuhaf şartlar geçti. Oysa mutfağa gittiğinde, Ayşegül ona bir tabak börek bırakmıştı mikro dalgada kıymalı böreğin buharı mutfağa saçılmıştı, sanki başka bir dünyadan gelmiş gibiydi.

Zaman, rüyadaki gibi bükülerek geçti yarım saat, bir saat, üç, beş… Muratın kalbi, bir bedende taş gibi ağırlaşıyordu. Telefonunu eline alıp defalarca Ayşegülü aradı. Her bir arama, havadaki tüy gibi sessizce kayboldu. Saatler ilerledikçe huzursuzluğu, geceye beyaz bir bulut gibi yağdı. Bir noktada Aliyi yatırdı ve odanın köşesinde, dalgalanmış zamanın kirli halısında cevabı bekledi.

Sonunda telefon çaldı, Muratın kalbinde patlayan bir davul sesi gibi. Cevapladı; Ayşegülle kelimeler birbirine karıştı, Murat ona sorular yağdırdı, Neredesin? Ne yaptın? Niye döndün? Ancak Ayşegül, Muratın sorularını süzgeçten geçirdi, hiçbirine takılmadan geçti. Kısa ve keskin bir cümleyle, Artık eve dönmeye hiç niyetim yok, dedi. Aliyi sana bıraktım, sonsuza dek.

Muratın kulaklarında kelimeler çürük bir elma gibi patladı. Bu cümle geceye sürreal bir ağırlık kattı. Murat, telefonun ekranında parmaklarıyla umutsuzca bir umut aradı; belki bu kötü bir şaka, belki sabah olunca her şey düzelir… Ama hayalini saran karanlık gerçeklik, gece boyunca üstünü örttü. O anda, Murat annesiz ve babasız kalan Aliye bakarken, rüya bütün ağırlığıyla üzerine çöktü: artık hem anne hem baba olmak onun payına düşmüştü. Yakupun bıraktığı Aliyi sarıp kucağında taşırken, Muratın gözlerinden bir damla yaş, İstanbulun sabahına döküldü.

Rate article
Lifequest
Mark eve döndüğünde karşısına ürkütücü bir manzara çıktı – eşi ortalarda yoktu. Az sonra, oğlunu komşusunda buldu…