Böyle bir olayın başıma gelmesini asla hayal edemezdim. Yıllardır birlikte yaşadığım insanı aslında hiç tanımadığımı fark ettiğim o günü unutamam.
Muratı 15 yaşındayken tanımıştım. O da o zaman 17 yaşındaydı. Beş yıl sonra evlendik ve bir yıl içinde hamile kaldım. Kızımız dünyaya geldiğinde Murat çok mutluydu. Ona büyük bir ilgi gösterdi, işine daha da sıkı sarıldı.
Eşim, İstanbulda iki odalı büyük bir daire aldı, kızımız onun gözünde tam bir prenses gibiydi. Onu kreşe götürür, her etkinliğe katılırdı. Çoğu zaman beraber yürüyüşe çıkar, birlikte çizgi film izlerlerdi. Ailemiz tam anlamıyla huzurluydu, ama bir gün her şey alt üst oldu.
İkinci kez hamileyken kapımıza biri geldi. Elinde bir bebekle duran genç bir kız vardı. Geri adım atıp onu içeri davet ettim. Yaklaşık 20 yaşında gösteriyordu. Adının Gülbahar olduğunu ve 19 yaşında olduğunu söyledi. Gülbahar, Muratın ikinci kadınıymış.
İki hafta önce bir erkek çocuğu doğurmuş ve her şeyi anlatmaya karar vermiş. Bana Muratla iki yıldır birlikte olduklarını, ama kolay kolay vazgeçmeye niyeti olmadığını söyledi. Muratı aradım ve hemen gelmesini istedim. Cevabı beni şoke etti:
Kızlar, ne güzel yaşıyorduk. Her şey aynen kalsın, ben hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim. Ayrılmak istemiyorum ama Gülbaharı da terk etmeyeceğim.
Bunu kabullenmeye hiç niyetim yoktu. Gözlerim dolu dolu Muratın eşyalarını hazırladım. Kapıyı gösterince, arkamdan koştu:
Canım, pişman olacaksın. Bu daire benim üzerime kayıtlı, yani sen ve çocukların eski apartmanına, şehrin kenarına taşınmak zorunda kalacaksınız. Nafaka falan umma, maaşım asgari. Şimdi nasıl geçineceğini bir düşün bakalım.
Yıllardır sevdiğim adamın bu sözlerine inanamadım.
Artık çocuklarımın böyle bir babanın yanında büyümesini istemediğime emindim. Murat Gülbahar ile gittikten sonra eşyalarımızı toparlayıp eski apartmanımıza taşındım.
Ağlamaya vakit yoktu. Murat hemen boşanma davası açtı, ben de son birikimimi iyi bir avukata yatırdım. Neyse ki, avukat işini çok iyi yaptı ve daire çocuklarım ve bana kaldı. Nafaka için ise başvurmadım bile.
Yedi yıl sonra tekrar evlendim. Yeni eşim Murattan tamamen farklı, gerçekten iyi bir insan. Bu arada Gülbaharın asıl amacının Murattan para almak olduğu ortaya çıktı. Murat evsiz kalınca onu kapı dışarı etti. Murat tekrar bana dönmeye çalıştı ama iki sandalye birden oturamayacağını artık biliyordum.
Hayat bana şunu öğretti: insanın başına ne gelirse gelsin, kendini kaybetmeden, dik durmalı ve çocuklarının iyiliği için mücadele etmeli. Sevginin ve merhametin kıymetini asla unutmamalı.




