Babamla ilgili aklımda kalan tek şey, kavgalardır, bağırmalar, tartışmalar… Yoksulluk içinde büyüdüm. Annem akşam geç saatlere kadar çalışırdı, ekmek parasını kazanmak için didinirdi; ama babam hep bir bahaneyle kavga çıkarırdı. Bir gün annemle birlikte pazara gittik sebze almak için. Tezgâhtar anneme şaka yaptı, biz de güldük. Babam anneme öyle sert, katı bir bakış attı ama hiçbir şey söylemedi.
Eve döndüğümüzde tam anlamıyla bir kıyamet koptu. O kadar yüksek sesle bağırıyordu ki bütün apartmandaki komşular duyuyordu. Sonra anneme el kaldırdı. Bir süre sonra başka bir olay yaşandı. Babamın iş arkadaşı şaka yoluyla, benim babama hiç benzemediğimi söyledi, hatta anneme benzediğimi ama babamdan hiçbir şey almadığımı dile getirdi. O zamanlar on iki yaşındaydım. Babam evi terk etti, annemin beni şımarttığını söyleyerek ayrıldı.
O günlerden sonra, zar zor yemek alacak kadar paramız kaldı. Babam nafaka ödemedi. Annem mahkemeye gitmek istemedi, her şeyle tek başına baş etmeye çalıştı. Annem yeni bir iş bulmak zorunda kaldı. Okuldayken elimden geldiği kadar çalıştım, üniversiteye girmek için çaba harcadım. Sonra bir iş bulmayı başardım.
En sonunda evlendim, aileme destek olabildim ve anneme yardım edebildim. Yakın zamanda bir mesaj aldım. Babam göndermiş. Yazdığı mesajda yeniden görüşmek, iletişim kurmak istediğini belirtti. Ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Bazı insanlar babamla buluşmamı ve onunla konuşmamı söylüyor. Açıkçası, pek istekli değilim. Hâlâ o ayrılık anını hatırlıyorum; babamın bizi bıraktığı an gözümün önünde. O bana artık yabancı; bana güzel anılar bırakmadı. Bu mesajı şimdilik anneme anlatmamaya karar verdim. Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum…




