Bir Teyze Kangal Yavrusu Sahiplendi: Köpek Büyüyüp Her Şeyi Korumaya Başladı, Bir Tas Yemeği Hemencecik Bitirdi, Sırtını Bahçe Çitine Kaşıyınca Çiti Yamulttu ve Bir Hamlede Teyzeyi Sürüklemeye Çalıştı

Bir zamanlar bir nine, kendine yavru bir Kangal köpeği sahiplendi. Bu köpek zamanla büyüdü, bahçedeki her şeyi sıkı sıkı korur oldu. Bir tencere yemek anında bitiverirdi; sırtını öyle bir tel örgüye kaşırdı ki çit yamulurdu, arada sırada bir hamlede ninenin elinden kapıp bir şeyler almaya çalışırdı, kadın yanından geçerken bile. Yavru dediysek, biraz da oyun lazım.

Sonra bir gün, nine vefat etti. Sebebi köpek değil tabii, kısmet değilmiş, 90ına varamadan göçüp gitti. Sonra çocuklarıyla torunları geldi köydeki evine. Bahçede ise zincire bağlı bir köpek, bakışlarından gelenlerin hoş karşılandığı pek söylenemezdi. Kolay mı, birdenbire bu kadar çok insan; hepsi vitamin dolu, üstelik birbirinden lezzetli yemekler getirmiş. Şimdi, bu köpeğe ne yapalım, diye düşünmeye başladılar. Uyutmaya kıyamadılar. Yanında yaşamaya kimse cesaret edemedi. Sokağa salmak da caiz gelmedi. Dünya ne günahkar ki bu imtihanı yaşasın? Sonunda karar verdiler; ona iyi bakacak birini arayacaklardı. Gerekirse üstüne para da verirlerdi. Bu tüylü azmanı sahiplenen birine hiçbir şeyden çekinmeyip fedakârlık ederlerdi.

Aradılar; sonunda, her zaman tencerelerle köpek beslemek hayalini kurmuş gözü pek bir adam buldular. İnsanların psikolojisi çeşit çeşit ne de olsa. Bir veteriner çağırdılar.

Veterinere hemen planı anlattılar. Karar şuydu: Köpeğe sakinleştirici yapılıp çabucak yeni yuvasına taşınacaktı. Yeni sahibinin üzerine nazar boncuğu takmalı, ona dua etmeyi de unutmamalı. Hayat bu; hem sağlık hem de huzur için her şey gerek.

Belirlenen saatte veteriner, tüfekle geldi. Bütün veterinerler zaten kahraman gibi cesurdur. Uyuşturucu ilaç yüklü şırıngalı tüfek hazırlandı ve tek bir atışla köpek uykuya daldı. Zincirinden çözülüp branda üzerine alınıp, sürüklendi.

Köpeği, bagajla birleşik arka salona yüklediler. Ön koltukta veteriner oturdu çünkü böyle işte en rahat o gitmeliymiş. Bu koca yürekli yeni sahip ise direksiyona geçti. Arkada babaanne ailesi dizili. Yolda muhabbet, sohbet Birden köpek kendine gelmeye başladı.

Başını kaldırıp ilgile çevreyi seyretmeye koyuldu. Etrafta insanlar… Oturmuşlar, ona da bakıyorlar.

Veteriner kocaman gözlerle bakıyor. Yeni sahibi de öyle. Hatta adam yol boyunca başını bile çevirmedi. O an arabayı kullanıyor olduğunu umursamıyordu.

Ne tuhaf işler, diye geçirdi içinden köpek.

Acaba burası cennet mi, diye düşündü insanlar.

Köpek hemen içeriye, insanlara yaklaşmaya başladı. Ne bekleyecek? Takdirde yeni sahibi kapı kolunu çekiştirdi; kaçmak niyetindeydi, zira başından beri arabayı kullanıyor olması umurunda değildi Köpek bir hışımla herkesi yalayıverdi. Babaannenin torunlarını da. Sonuçta yabancı sayılmazlardı. Yeni sahibini de, neredeyse kanından sayılırdı artık. Veterineri bile. Her ne kadar ona tüfekle vursa da, insan dediğin bazen pek değersiz oluyor.

İşte o gün insanlar, köpeğin canavar olmadığını anladı. Geriye kalan yolu, tepeden tırnağa sırılsıklam, yol boyunca gittiler. Üstten çünkü sevgi dolu köpek, öpücüklerle hepsini tükürük içinde bıraktı.

Alttan ise, köpek uyanınca, herkeste öyle büyük bir duygu kabarmıştı ki, ayaklarına kadar sızdı.

Benim çocukluğumun, yuvamın ve gözümde bir masal gibi kalan bahçem ve yazlığım…

Rate article
Lifequest
Bir Teyze Kangal Yavrusu Sahiplendi: Köpek Büyüyüp Her Şeyi Korumaya Başladı, Bir Tas Yemeği Hemencecik Bitirdi, Sırtını Bahçe Çitine Kaşıyınca Çiti Yamulttu ve Bir Hamlede Teyzeyi Sürüklemeye Çalıştı