Eşim Beni Cezalandırmak İçin Kayınvalidemin Yanına Gitti. Geri Döndüğünde Gözlerine İnanamadı…

Ben gidiyorum, kaybettiğinin farkına var diye! Bir hafta yalnız kal, evde bir erkek olmadan ay ışığına ulursun belki, o zaman kıymet bilirsin! dedi Volkan, dramatik bir şekilde spor çantasına bir tomar çorap fırlatırken, neredeyse en sevdiğim vazoyu devirecekti.

Ben sessizce kapı eşiğine yaslanmış bu tiyatroyu izliyordum. İçimde incinmişlik ve garip bir kahkaha karışıyordu. Kocam, otuz yaşında bir çocuk kasıla kasıla düğünden önce kendi paramla aldığım! bir artı bir evimin ortasında, yokluğuyla tehdit ediyordu beni. Sanki, o yoksa ev çöker, ben de unutulmuş bir sardunya gibi solup gideceğim inancındaydı.

Her şey, yine pazar günü kayınvalide ziyaretiyle başladı. Figen Hanım bambaşka bir kadındı: Öyle iltifat eder ki insanın intihara meyli artar, öyle ahkam keser ki, askeri talimgaha dönersin.

Volkan o akşam annesinden şarj olmuştu. Yüzünden anında anlardım zaten: Dudaklar büzük, bakışları radar gibi, burun delikleri toz arıyor.

Ayşe, havlularda yine renk uyumu yok banyoda! daha kapıdan, ayakkabılarını çıkarmadan çıkıştı. Annem dedi ki, bu eve enerji kirliliği yayıyor, evin bereketi uçar dedi.

Derin bir iç çekerek cevapladım:

Volkan, annen enerji falan en fazla televizyonda görmüştür, havlular ellerimizle kolay ulaşalım diye öyle asılı.

Volkan surat astı, mutfağa geldi, tencere kapağını işaret etti.

Gene salçalı patlıcan mı? Annem diyor ki, gerçek eş her şeyi püre yapmalı, erkek daha iyi sindirirmiş. Sen tembellik ediyorsun.

Volkan, kaşığı bıraktım. Annenin dişleri yok çünkü dişçiye gideceğine yeni tabak takımı aldı. Senin dişlerin sapasağlam. Hadi çiğne bakalım.

Kocam kızarıp bozararak nefes aldı, yine canım annemin öğütleriyle hücum edecek sandım, ama cümlesi yarıda kaldı.

Sen kadir kıymet bilmezsin! dedi bitkin. Annem ev idaresinde uzmandır bak!

Volkancığım, annen ömrü boyunca sadece apartman görevlisiydi, uzman olması sadece hoşuna gidiyor diye kendine taktığı bir unvan, dedim sarkastik bir gülümsemeyle.

Donup kaldı, ağzı açık, haklı bir cevap bulma telaşıyla. Gözleriyle uğraşırken bana sinirli bir bakış atıp elini salladı adeta sinek kovar gibi.

O an, Volkanın ders vermeye karar verdiğini anladım.

Yeter! Kabalaştığın yeter! dedi çantasını kapatırken. Anneme gidiyorum. Bir hafta. Sen düşün bakalım halini. Dönünce ev dip bucak tertemiz ve özür mektubu bekliyorum.

Giriş kapısı kapandı. Sessizlik.

Garip bir boşluk ve rahatlama hissettim. Elbette bir yandan alınmıştım. Evin konforunda ve sessizliğinde beni cezaladığına inandı, ne dahi buluş! Neyse.

Fakat kaderin benim için başka bir planı vardı.

Pazartesi sabahı müdür aradı.

Ayşe Hanım, acil durum. Trabzon şubesinde proje sıkıştı. Yarın gitmeniz lazım, üç ay kalacaksınız. Yolluklar iki kat, ekstra da prim var, rahatça yeni bir araba alırsınız. Sadece size güveniyorum.

Ofisteyken kanatlarımın açıldığını hissettim. Üç koca ay! Volkan yok, Figen Hanımın aramaları yok, Karadeniz kıyısında (soğuktur, olsun), güzel maaşla.

Hemen kabul ediyorum, dedim heyecanla.

Ofisten çıkınca düşündüm. Ev üç ay boş. Aidatlar uçmuş. Tam o sırada arkadaşım Melike aradı.

Ayşe, yardım et! Ablam güneyden eşi ve üç çocuğuyla geldi. Evde tadilat var, otelde kalmaya para yetmiyor. Çok sesliler ama peşin ödeme yapıyorlar, iyi para!

Şeytani bir plan belirdi kafamda. Parçalar yerine oturdu.

Melike, gelsinler. Anahtarı apartman görevlisine bırakırım. Tek şartım, eğer bir adam gelip olay çıkarırsa, kovun gitsin.

O akşam evi toparladım, değerli eşyaları bir kutuya koyup anneme bıraktım, kalan kısımları misafirler için hazırladım. Volkan telefonu açmıyordu terbiye veriyormuş. Pek güzel.

Sabah Trabzon uçağına bindim. Evi de ablasıyle eşi, üç çocuk ve dev gibi bonkör bir Kangal olan aileye kiraladım.

Bir hafta geçti.

Sonradan öğrendim ki Volkan yedi gün annesiyle prova yapmaya çalışmış. Figen Hanım uzaktan sevilirmiş. Ev hayatında ise sevgisi boğucuymuş.

Volkan, ses çıkararak yeme, sabah kontrol.

Volkan, tuvaletin sifonunu iki kere neden çektin? Faturalara yazık!

Oğlum, yanlış oturma, kamburun çıkar, bak amca Salih gibi olursun!

Haftanın sonunda Volkan isyan etmiş. Karısına yeterince ceza verdiğine, gözyaşları bitince erdemini anladığına karar vermiş. Zaferle dönme zamanıydı.

Üç solmuş karanfil aldı sanırım af sembolü ve yola çıktı.

Kapıyı açacağını, benim korkudan ve mutluluktan ağlayacağımı, anahtarı koydu. Anahtar dönmedi. Volkan şaşkın. Kapı kilitli. Zile bastı.

İçeriden bir ayak sesi ve ardından dev gibi bir köpeğin havlaması yankılandı.

Kim o? gümbür gümbür bir erkek sesi.

Volkan geri çekildi.

Şey Ben Volkan. Kocayım ben. Açın lütfen!

Kapı açıldı. Kapıda dev gibi, kollarına mangal şişi almış Murat vardı. Yanında Kangal köpeği Bozo, dili dışarıda.

Hangi koca? Murat şaşkın. Ayşe yok. Ayşe gitti. Biz kaldık, kontratımız var. Kira peşin. Sen kimsin?

Ben ben ev sahibiyim! Volkan ciyakladı. Yani, karımın Biz zaten birlikte yaşıyoruz!

Bak kardeşim, dedi Murat, şişiyle Volkanın omzuna hafifçe vurup gömleğini lekeledi. Ayşe dedi ki kocası yok, annesindeymiş. Biz kontratlıyız. Para yatırdık. Sen git annenin evine, rahatına bak. Zehra, biraz acılı ezme getir!

Kapı Volkanın suratına kapandı.

Telefonum bir dakika sonra çalmaya başladı. O sırada Boğaza nazır bir balıkçıda, taze midye yerken beyaz şarap içiyordum.

Alo? dedim usulca.

Ne yaptın sen?! Volkan bağırıyordu, kulaklığı uzaklaştırdım. Bu insanlar kim, niye eve almıyorlar beni? Döndüm, içerisi curcuna oldu!

Volkan, fazla yükselme, dedim buz gibi. Sen gitmiştin. Bir hafta, belki de sonsuza kadar anla diye demedin mi? Anladım. Tek başıma yaşam hem zahmetli hem pahalı. Kiraya verdim, kontrat üç ay.

Üç ay mı?! Peki ben nerede kalacağım?!

Sen annenin yanındasın. Annende yemek püre, havlular tam feng shui. Yaşa, tadını çıkar. Ben görevdeyim. Yakında dönemem.

Boşanırım! Polise gideceğim! köpürdü.

Buyur, git. Ev benim, tapu benim üstüme. Kontrat yasal, vergi ödüyorum. Sen evde kayıtlı mısın? Hayır. Sadece misafirsin, Volkan.

Telefonu kapadım.

On dakika sonra Figen Hanım aradı. Bunu özellikle bekledim.

Ayşe! sesi kırık cam gibi. Kocanı evden kovmak ne demek? İnsanlık dışı! Medeni Kanunda yazar, kadın kocasını huzur ve sıcak yemekle karşılayacak!

Figen Hanım, dedim, keyfini çıkarıyordum. Medeni Kanun madde 185: Eşler eşittir. Tapu benim. Oğlunuz ben gidiyorum deyip cezalandırmak istedi. Deney mükemmel sonuç verdi. Öğrenci öğretmeni geçti.

Sen bencil ve şımarıksın! dedi. Erkeğin barınağı olmalı! Sen aileyi yıktın! Sendikaya şikâyet edeceğim!

İsterseniz loto da oynayabilirsiniz, güldüm. Hani hep diyordunuz ya, Volkan altın gibi evlat. Buyurun, altın sizde kalsın. Dişsizlikten püre yapmaktan bıkarsınız ya da sıkılmazsınız, bilemem.

Figen Hanım bir süre homurdandı, sonra hat kesildi. Kapatırken ki o ses bana, eski fakstan sıkışmış kâğıt sesini hatırlattı.

Üç ay su gibi geçti. Geri döndüm, yeni saçım, yeni param, yepyeni bir hayat kararlılığıyla.

Ev mis gibi. Murat ve Zehra örnek insanlarmış meğer, çıkarken evi parlatıp hatta bir senedir damlayan musluğu bile onarmışlar. Volkanın asla fırsat bulamadığı işi yarım saatte bitirmiş adam.

Volkan, döndükten iki saat sonra kapıda belirdi. Hem üzgün hem bitik, çökmüş, gömleği buruş, gözleri sönmüş. Annesiyle üç ay yaşamak onu eskitti.

Ayşe, kafasını eğerek başladı. Yeter artık küsme. Ben dersimi aldım. Annem de biraz abartmış. Yeniden başlasak? Eşyalarımı da getirdim.

İçeri dalmaya çalışınca valizle yolunu kestim.

Volkan, başlatacak bir şey kalmadı. Evde erkek kıymeti öğrenmek istedin ya, öğrendim: Murat musluğu 30 dakikada tamir etti. Sen bir yıldır vaktim yok deyip durdun.

Ama ben kocayım! dedi, gözlerinde çocukça bir korku vardı.

Kocaydın, şimdi yük oldun, dedim kısaca. Eşyalarını ben çoktan konut görevlisine bıraktım, aşağıdan alırsın. Anahtarları ver.

Yapamazsın! dedi son bir çaresizlikle. Tadilat masrafının yarısını isterim!

Volkan, tadilatı babam yaptı, faturalar elimde. Sen sadece duvarlara şikayetlerini yapıştırdın, gözlerine bakarak sakin bir şekilde güldüm. Bitti, oyun sahnesi kapandı. Seyirciler çoktan dağıldı.

Bana baka baka şaşkınlık yaşadı, hangi ara planı kendi felaketi olmuş anlayamadı galiba.

Kapatırken, kapının kilidi yeni bir hayata ilk adımı atmanın sesiydi.

Duyduğuma göre hâlâ annesinin evinde oturuyormuş. Figen Hanım onun hem ne yediğini hem yatağa ne zaman girdiğini kontrol ediyormuş. Volkan ise sessiz, gömük omuzlarla, gözleri yerde adeta annesinin ruh halindeki mayınlara basmaktan korkuyor.

Rate article
Lifequest
Eşim Beni Cezalandırmak İçin Kayınvalidemin Yanına Gitti. Geri Döndüğünde Gözlerine İnanamadı…