Zengin bir adam, küçük bir çocuğun lüks arabasını mahvetmesiyle öfkeyle bağırdı… ta ki o küçücük cümle bütün sokağın donup kalmasına sebep olan gerçeği ortaya çıkarana kadar.

Bugün İstanbulun en lüks alışveriş caddesinde, parıltılı ayakkabılar, marka çantalar ve kimsenin altındaki insanı görmediği o telaş vardı. Siyah bir Mercedes S-Serisi kaldırım kenarında bekliyor, sahibi ise bir kafeteryanın önünde yüksek sesle telefonla konuşuyordu. Ortalığı bir anda kaos sardı. Üstü başı kir içinde, beş yaşlarında bir oğlan elinde kocaman bir kova ile birdenbire ortaya fırladı ve kirli suyu aracın üzerine boca etti. Çamurlu su kapıdan camlara kadar sıçradı, herkes bir an nefesini tuttu, cep telefonları çıkıp kayda başladı. Adam aniden arkasını dönüp öfkeyle bağırdı: NE YAPTIN SEN?!

Küçük çocuk elindeki boş kovanın sapını sımsıkı tutuyordu. Alt dudağı titrerken gözleri bir an bile yere bakmadı. Arabayı annemin üstüne park ettiniz, dedi sessizce. Tüm sokak dondu kaldı. Hatta araç sesleri bile uzaklaştı sanki. Adam şaşkınlıkla gözlerini kırptı: …ne dedin sen? Çocuk kaldırıma işaret etti. Kameralar aşağı kaydı. Aracın ön tekerinin altında taze çiçekler ezilmişti. Kadın çantası tekerleğin altında sıkışmış, bir askısı kopmuştu. İnsanlar hafiften mırıldanmaya başladı. Adam bir adım geri çekildi, rengi attı. Fark etmedim diye kekelemeye başladı. Çocuğun sesi titredi: Annem çiçek satıyordu burada.

Adamın yüzü bir anda değişti. Hemen diz çöküp ezilen çiçekleri tekerin altından çıkarmaya başladı. Sonra tekerin dibinde bir bileklik gördü, eli havada dondu kaldı. Bilekliği ağır ağır kaldırdı, solgun yüzüne bakakaldı. Hayır Sema? diye fısıldadı.

Çocuğun gözlerinden artık yaşlar dökülmeye başladı. Annemle tanışıyor musun? diye sordu. Adam daha cevap veremeden Mercedesin arka kapısı içeriden ağır ağır açıldı. Arka koltuktan zayıf bir kadın sesi duyuldu: Deniz? Hem oğlan hem de adam aynı anda döndü. Sokaktaki herkes derin bir nefes almayı bile unuttu.

Rate article
Lifequest
Zengin bir adam, küçük bir çocuğun lüks arabasını mahvetmesiyle öfkeyle bağırdı… ta ki o küçücük cümle bütün sokağın donup kalmasına sebep olan gerçeği ortaya çıkarana kadar.