Bir tuhaflık bizde, herkes bahçesini çoktan topladı, bizimki ise göz gibi ortada duruyor. Biz de isterdik ama bende de romatizma başladı, annemin de beli tutuldu.

Bir utanç bu, herkesin bahçesi çoktan temizlenmiş, bizimki ise göz çıkartıyor. Biz de isterdik ama benim artritim azdı, annemin sırtı da tutuldu.

Mahmut, neden geldim biliyor musun? ellerinde şapkasını ovuşturan babam bize yardım eder misiniz annenle beraber patatesleri çıkartmada? Herkes topladı, biz ise hâlâ toplayamadık, çok ayıp oldu. Kendimiz de isterdik yapmayı ama bir yandan dizlerim tutmuyor, annenin de sırtı ağrıyor.

Çizmelerini giyerken Mahmut homurdandı:

E peki, ne kadar patates ektiniz ki bu kadar? Aç falan değilsiniz yani. Bugün olmaz baba, ilçeye gitmem lazım.

Babam bir şeyler söyleyecek gibi oldu, sonra elini sallayıp çıktı. Avludan çapayı kaptı, topallayarak bahçeye gitti.

Ayşen, beline kalın yün bir şal sarmış, yanına yanaştı:

Ne dersin, Mahmut gelir mi acaba çocuklar?

Babam sertçe karşılık verdi:

Hadi oradan, bekle dur. Kovanı al, topla biz yine de. Beş çocuk büyüttük, yardım edecek kimse yok. Hadi biraz hareket et, akşama kadar azıcık bir şeyler olsun bari.

O sırada Mahmut’un eşi Elif, ona çıkışıyordu:

Nedir sizdeki bu hal? Hep kendinize, hep yalnız başınıza Anne-babaya yardım edilecek illa. Ne kadar ayıp. Benim annem babam yaşasa uçar giderdim yanlarına – diyerek burnunu çekti.

Mahmut, eşini kolundan sardı:

Gerçekten ayıp oldu, haklısın. Hemen yakında yaşıyoruz ama nadiren toplandığımız oluyor. Şunu yapalım, izin alayım işten. Sen de diğerlerini ara, toplanalım.

Elif hemen rehberini açtı, aramaya başladı.

Nasıl yani gelemeyecek misiniz? Herkesin işi var. İzin alın, ayıp yahu! Yaşlılar bahçede zorlanıyorlar, siz ise yerinizden kalkmaya üşeniyorsunuz! Çocuklarını kime bırakacaksınız? Getirin yanınızda! Doğada olmak daha iyi, ekranda oturmaktan. Akşam sizi bekliyoruz!

Kimi ikna ederek, kimi fırçalayarak Elif herkesi toplayabildi.

O sırada dede Mustafa oturup soluklandı.

Valla Ayşen, biz böyle gidersek kardan önce bitiremeyiz patatesi. Ne diye bu kadar ektin? Sen hep “ya çocuklara yetmezse” diye tutturuyorsun. Peki nerede o çocukların? Hiç yardım edecek halleri yok. Eskiden öyle miydi? Hep birlikte girerdik, öğlene kalmaz biterdi iş. Ah, ne günlerdi

Ayşen kulak verip dinledi:

Bak hele Mustafa, biri mi geldi sanki? Git, bakiver.

Mustafa kapıya zorlanarak yürüdü. O taraftan gülüşmeler, bağrışmalar duyuldu. Ayşen de sırtını tutup gürültüye doğru yöneldi.

Aman Allahım, ne kalabalık! Çocuklar, torunlar hep gelmiş. Şu mutluluğa bak!

Hadi baba, göster bakalım nerede kürek, çapa, kovalar? diyerek Mahmut komut verdi.

Babam, gözünden yaş akmasın diye kaşlarını çatıp,

Hepsi yerinde, unuttun mu? dedi.

Sonra başladı şenlik. Kimi patates kazıyor, kimi topluyor, kimi ise üzerini örtecek yere taşıyor. Ayşeni eve gönderdiler.

Gelinkızlar kolları sıvadı, herkese yemek hazır edecekler. Ama Ayşen yerinde duramıyor. Oraya koş, buraya seslen. Evde de yöneticiliğini bırakmıyor.

Bahçede ise kahkaha eksik değil:

Hatırlıyor musun Mahmut, bir çocukken bana patates atmıştın alnıma, al şimdi sende diye şakalaştı Serkan.

Dede gülerek söylendi:

Ne oyun, ne eğlence! Kendiniz genç değilsiniz, yine çocuk gibi oynuyorsunuz vallahi.

Sonunda patates tarlası bitirildi, saplar bir kenara toplandı, patatesler gölgeliğe taşındı. Sıra geldi güzel bir öğle yemeğine.

Avluda uzun masa hazırlandı, herkes çocukluğunu andı, neşeyle yendi, içildi.

Ayşen ara sıra gözyaşını silip mutlu gözlerle izliyordu. Güzel çocuklarım var, Allaha şükür. Yan komşular geçerken selam veriyor, takdir ediyor. Kimisi hüzünle “bizim çocuklar ne zamandır gelmiyor” diye iç geçiriyor.

O sırada Elif, Mahmuta fısıldadı:

İş yerinde ne dedin peki?

O da kolunu omzuna atıp:

Dedim ki, “anne-babaya yardım lazım”. Hemen izin verdiler. Dediler ki, aileye yardım kutsal iştir.

Gündelik koşuşturmalarınızı bırakıp, ne olursa olsun, ana-babanıza destek olun. Onlar yardımı bazen istemekten çekinirler, bazen de söyleyemezler. Ama, çocuklarını her zaman yanında gördüklerinde dünyanın en mutlu insanları olurlar. Bugün bunu bir kez daha anladım.

Rate article
Lifequest
Bir tuhaflık bizde, herkes bahçesini çoktan topladı, bizimki ise göz gibi ortada duruyor. Biz de isterdik ama bende de romatizma başladı, annemin de beli tutuldu.