Bir sabah saat altıda eşim beni yataktan aşağıya attı. Önce bunun talihsiz bir tesadüf olduğunu düşündüm. Fakat ertesi gün yine aynı şey yaşandı. Bu, onun annesini köyde ziyaret ettikten sonra meydana geldi.
Evliliğimiz daha altı ay yeni dolmuştu. Ancak bu olaydan sonra kesin kararı verdim; boşanacaktım. Eşimin bana böyle davranmasının sebebi ise beni hayrete düşüren cinstendi. Size başımdan geçenleri anlatayım
Ben bir şehirde büyüdüm ve hayatım boyunca erken kalkmaya mecbur kalmamıştım. Şu an bir uluslararası firmada çalışıyorum; iş saatlerim çoğunlukla geçe kayıyor çünkü yurtdışındaki ofislerle gece iletişim kuruyorum. Onlar için gündüz olan saat, bizim için gece; geç vakitlere kadar çalışmak zorundayım.
Eşim, Murat ise, Anadolunun küçük bir köyünde doğmuş büyümüş. Erken kalkmaya alışkın; şehirde yaşamaya başladıktan sonra bile bu huyunu bırakmamış. Saat altıda kalkıyor; yedi buçukta sahanda yumurta ve çay hazır istiyor.
Benim kahvaltım her sabah yedide olur, demişti bana ilk tanıştığımızda.
O zamanlar gülmüştüm bu sözlerine bana göre mesele değildi. Hem, gece çalıştıktan sonra gündüz uyuyabiliyordum.
İlk altı ayda evliliğimizde herhangi bir problem olmadı. Muratın sabah alışkanlığına uymaya çalışıyordum, unutmamışsam onu üzmemek için yapıyordum. Birbirimizi anlamaya çalışıyorduk, ilişkimiz güzel gidiyordu.
Ancak köyde annesini ziyarete gittiğimizde her şey değişti. Kayınvalidem eski ama sıcak bir köy evinde yaşıyordu. Oraya ilk vardığımda huzurlu bir ortam hayal etmiştim; ev yapımı börekler, akşam çaylarında keyifli sohbetler Oysa gerçek bambaşkaydı.
Daha ilk saatlerden anladım ki, hayalini kurduğum huzur köyüne varamamıştı. Kayınvalidem devamlı bir açık arıyor, eksiklerimi yüzüme vuruyordu.
Asıl sıkıntı ise ertesi sabah başladı.
Kalkmasını bilmezse bizim usülde kaldırırsınız, demiş kayınvalidem kahvaltıda, ben hâlâ uykudayken. Sonradan öğrendim ki, eşim annesinin bu sözlerini ciddiye alıp adeta köy adetlerine göre beni eğitmeye karar vermiş.
Yataktan çekilip kaldırıldığım ilk sabah şok içindeydim.
Ne yapıyorsun! diye bağırdım, hem kızgın hem de korkmuştum.
Alarm çalmıyor ki. Annem dedi, böyle en kolay kalkılırmış, diye gayet rahat cevap verdi.
Ben geceleri çalışıyorum! Uyumam gerekiyor ki işimi düzgün yapabileyim! dedim çaresizce.
Bizim ailede böylesi makbuldür, diyerek üstüne basa basa açıkladı Murat, sanki her şeyin cevabı buymuş gibi.
Ertesi sabah tekrar aynı şey oldu. Sanki eşim ve annesi bana eziyet etmek için birleşmişlerdi. Anlayamıyordum; hayatımı beraber geçireceğim sandığım kişi annesinin etkisiyle bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar değişebilmişti?
Eve döndüğümüzde Murat tamamen başka biri hâline gelmiş gibiydi. Sürekli Annem doğru bilir deyip duruyordu. Tavrı, inadı, sevgimizin farklılığını açıkça gözler önüne serdi bana.
Şimdi boşanma hazırlıklarımı yapıyorum. Sabır taşı olsa çatlar dedikleri buymuş.
Siz olsaydınız yerimde ne yapardınız? Belki de karar almakta acele mi ettim dersiniz?



