VADİK’İN SEVGİLİSİNİ ANNESİYLE TANIŞTIRMA MACERASI…

– Anneciğim, bu benim sevgilim Zeynep… – Ben bunu sanki sıradan bir şeymiş gibi söylemeye çalıştım ama sesimden heyecanım açıkça anlaşılıyordu. – Biz… yani… şey… işte… öyle…
– Heh… Senin ne istediğini ben çok iyi bilirim… – Annem dikkatlice oğlunun seçtiği kızı süzdü. – Peki, aynı şeyleri kızımız da istiyor mu? Zeynepciğim, sen oğlumu ne kadar iyi tanıyorsun?
– Vallahi tabiri caizse, ezbere bilirim kendisini, – gayet rahat bir şekilde cevap verdi Zeynep.
– Ne dedin? – Annem şaşırıp sizli bizli konuşmaya başladı. – Hanımlar öyle mi konuşurmuş ki?
– Ne var bunda, Türkçede böyle bir deyim var ezbere bilmek. Ama neden sürekli Kemalden konuşalım ki? Aslında birbirimizi tanımamız daha önemli. Belki de karakterlerimiz uyuşmaz, ne malum?
– Nasıl yani? – diye şaşırdı annem.
– Yani şöyle ki… Seninle birlikte Kemali toplarken eve gelmesini bekleyeceğiz, geceleri nerelerde gezip tozduğunu anlamaya çalışacağız. Sonra sarhoş olup bağıra çağıra horlamalarını birlikte dinleyeceğiz…
– Ee, peki benim bunda ne suçum var? – Anlayamadı annem, lafı çevirmeye çalıştı. – Zaten ayrı uyuyacaksınız… Umarım?
– Yalnız siz de kapıda bekleyip evlat derdinden gözünüze uyku girmeyecek. Bütün Türk anneleri aynısını yapıyor.
– Bir dakika… – Ben bu acayip konuşmayı şaşkınlıkla dinliyordum. – Ne diyorsunuz siz hakkımda öyle?
– Sus bakayım! – Gelecekteki gelin ve kayınvalidesi aynı anda bağırdılar.
– Şimdi Saadet Hanım, bilmek isterim, evde kavga dövüş çıkarır mısınız? Kemal bir türlü anlatmıyor.
– Ne demek kavga etmek? – Annem gözlerini büyüttü. – Hanımlar kavga mı edermiş?
– Olmaz mı, – diye gülümsedi Zeynep. – Bazılarını eşlerine bir güzel hırpalıyorlar, gör gör!
– Aman Allahım… – Annem elleriyle yüzünü kapadı. – Ne biçim kelimeler… Ne fırtınalar!
– Abartmayın canım… – Zeynep içtenlikle baktı anneme. – Söylesenize, içinizden hiç kocanıza ya da oğlunuza çatmayı istemediniz mi?
– Yani… – Annem tam itiraf edecekti ki, hemen toparlandı. – Olur mu, asla!
– Bu medeni halinizi takdir ediyorum, – diye gülümsedi Zeynep, – ama hiç inanmam. Yani böyle bir oğlanın annesi olup da bir kez bile vurmak istememek mümkün mü? Çocukken hiç poposunu terlikle patakladınız mı bari?
– Elbette hayır! – Bu sefer annem doğruyu söyledi.
– Eee – yine araya girmek istedim ama hemen karşılık geldi:
– Sus bakayım!
– Çok da korumuşsunuz Kemali Saadet Hanım… – Zeynep, benim arka tarafımdan hafifçe vurdu. Böyle bir popo, macera peşinde koşarken aslında biraz dayak hak ediyor. Ama şaka bir yana, sizin Kemal iyi çocuk. Hala doğru yöne çekilebilir. Neyse, Saadet Hanım, bir çay koysak mı? Çay yanında muhabbet daha güzel olur, ben de gelirken pasta almıştım
Akşam, babam işten eve gelince annem onun yanında yüksek sesle açıkladı:
– Hayatım! Kemal sonunda evleniyor!
– Vay be! İnanamıyorum! – Babam büyük bir heyecanla bağırdı.
– Rahat olun, daha düşünüyorum, – diye düzelttim hemen.
– Yok oğlum, – annem tehdit eder bir sesle konuştu. Bu sefer kesin evleniyorsun. Eğer vazgeçersen bu Zeynepi kızım yaparım.
– Anne, o öyle yetim filan değil, – gülerek cevap verdim. – Zaten ailesi var.
– Olsun, – dedi annem sert bir tavırla. O zaman seni… doğumhaneye geri bırakırım, derim ki, bana yanlış çocuk verdiniz… Baban da destekler beni.
– Gerekirse yemin ederim! – dedi babam ve elini yumruk yaptı, bana gösterdi…

Rate article
Lifequest
VADİK’İN SEVGİLİSİNİ ANNESİYLE TANIŞTIRMA MACERASI…