Soğuktan Donmuş, Sevimli Olmayan Yüzlü Yavru Kedi Bir Marketin Önünde Sığınacak Yer Ararken Yardım İstedi

Soğuk bir akşam günlüğümü açtım; bugün içimden geçenleri yazmak istedim. Birkaç hafta önce mahallemizin bakkalının önünde, birdenbire beliriveren minik bir kedi yavrusuna rastladık. O kadar ufak, o kadar zavallıydı ki Ya kendi kendine buralara gelmişti ya da birileri sessizce bırakıp gitmişti. Küçücük, tüyleri ıslanmış ve yıpranmış kız yavrusu sürekli titriyordu; patilerini karnına çekmiş, ürkek bakışlarla etrafına bakınıyordu. İncecik miyavlayışıysa gelip geçenleri pek etkilememişti; çünkü minnoşun suratında yara kabukları, gözleri dar, boyun ve kulak çevresi tamamen tüysüzdü. Kim ve neden, nasıl buraya bıraktı, bilmiyoruz ama manzara yürek burkucuydu.

Bakkalın çalışanları kediye acıyıp içeri almışlar, biraz ısıtmışlar, hatta piresi varsa diye özel damlalar da damlatmışlar. Fakat, olmamış, kozmetik yardımlar pek etkili olmadı. Yine de bu güçsüz yavru her gün, aynı saatte, sanki randevusu varmış gibi bakkalın önüne gelmeye başladıbir nefes sıcaklık biriktirebilmek için ellerimize ve kucağımıza çıkmak ister gibiydi.

Soğuklar bastırırken ve dereceler eksi beşe düşerken bile üşümekten titreyen bu minik, önümüzdeki haftalarda İstanbulun gece soğuğunu hele ki eksi onlarda katiyen atlatamazdı. Yazdan aklımda, başka bir kedi bakkala bırakılmıştı, biz sahiplenmiştik; o günlerde bakkalcı hanım yine bana haber verdi. Bu sefer de yardıma koşmalıydık.

Küçüğü almaya gittiğimizde, ayaklarımın arasında dört dönüyor, taşıma çantasına kendisi yürüyordu sanki. Kendince son şansını hissediyor gibiydi; arka ayakları üzerinde doğrulup, minik kuyruğuyla ellerimi sarmalamaya çalışıyordu. İçimi öyle acıttı ki bu manzara

İlk bakışta hastalığı belliydi: Uyuz vardı. Allaha şükür hâlâ başındaydı hastalığı ve tedavi edilebiliyordu. Veterinerden aldığımız Advocate ya da Stronghold damlasını enseye damlatınca kısa sürede toparlamaya başladı.

Sahiplenme merkezimizin sıcaklığına ve ilgisine kavuşunca, miniğimiz adeta bir traktör gibi durmaksızın mırıldanıyor, sevgiye doyuyordu. İlk birkaç gün, sadece yemekle uyumak arasında gelip gidiyordu, başka bir şeyle uğraşmadı.

İsmini seçmek uzun sürmedi; ailece ona Patates dedik. Çünkü başlarda şekilsiz, yumurta gibi tombul ve sempatikti; tıpkı küçük bir patates gibi. Çok sürmedi, iki kez ensesine damla damlattıktan sonra, karşıma bambaşka bir yavru çıkmaya başladı; gözleri daha parlak, yüzü daha sevimli ve sıcak. Kulaklarındaki, patilerindeki tüyler tam çıkmadı ama zamanı gelecek elbet. Şimdi sırada kısırlaştırılması var. Artık Patates, sağlıklı, bakımlı ve herkesin gönlünü kazanan dünya tatlısı bir kedi oldu.

Bugün yine uzun süre onu sevdim, içim huzurla doldu. İyi ki hayatımıza girdiİşte tam o sırada pencere pervazında otururken, Patates bana dönüp yumuşacık bir sesle mırladı; gözleri ilk kez bu kadar net, bu kadar güven doluydu. Bu bakışın içinde korkudan eser kalmamıştı, yerini sonsuz bir minnettarlık ve huzur almıştı. O anda anladım ki, belki bir kedinin hayatını değiştirmiştik ama aslında onun minik adımları da bizim evimize, hatta kalbimize sıcak bir iyilik bırakmıştı. Her geçen gün kabuğunu biraz daha kırıyor, üzerine ümit inşa ediyordu.

Bazen, hayat hiç ummadığın bir anda, bir bakkal önünde titreyen bir yavru kediyle gülümser sana. Patates büyürken, onunla birlikte bizler de büyüdük; sevginin ve iyiliğin, bir canı kurtarmanın verdiği o tarifsiz mutlulukla. Şimdi akşamları onun mırıltısında bir masal gizlive biliyorum ki, her yeni gün, sevgiyle başlıyor.

Rate article
Lifequest
Soğuktan Donmuş, Sevimli Olmayan Yüzlü Yavru Kedi Bir Marketin Önünde Sığınacak Yer Ararken Yardım İstedi