Yaşım ilerleyince çocuklarım anneleri olduğunu hatırladılar, ama onlar bana nasıl davrandı, bunu asla unutmayacağım
Eşim genç bir kadın için beni terk ettiğinde, çocuklar babalarının tarafını tuttu sonuçta o, büyük bir fabrikanın saygıdeğer müdürüydü. Yıllarca ismimi bile anmadılar; ben ise tamamen yalnız kaldım. Geçtiğimiz aylarda eski eşim vefat etti ve işte o zaman ortaya çıktı ki, bütün mal varlığını genç karısına bırakmış.
Bu olaydan sonra bir anda çocuklarım benimle ilgilenmeye başladılar. Şimdi sık sık ziyaretime geliyorlar, ama sebebini çok iyi biliyorum Kısa süre önce kızım ima dolu cümlelerle konuşmaya başladı: geleceği düşünmek, mirası planlamak lazımmış. Hiçbirinin aklına bile gelmez asıl ne yaptığımı. Hepsi büyük sürprizi ölümümden sonra öğrenecekler.
Yaşım ilerledikçe çocuklarım anneleri olduğunu hatırladılar, ama bana yaptıkları şeyleri asla unutamam
Yıllar geçti, ben ise sanki dünyanın bir köşesinde unutulmuş gibi kaldım. Çocuklarım bana hep yabancı gözüyle baktı, sanki aynı dili bile konuşmuyorduk.
Eşimden boşandığımda, bu aramızdaki son bağı da kopardı. Onlar babalarının tarafını tuttular adam etkiliydi, büyük fabrikanın müdürü olarak herkesin takdirini topluyordu.
Doğrusunu söylemek gerekirse, onun tarafında olmak onlar için daha mantıklıydı. Peki, ben? Ben yalnız, terk edilmiş bir kadın, kimsesiz bir anne oldum.
Çocuklarım beni çok çabuk unuttu. Ben ise ara sıra ortak tanıdıklarımızdan duyardım; babalarıyla ve onun genç eşiyle ne kadar eğlendiklerini anlatırlardı. Birlikte yaz tatillerine giderlerdi, pahalı restoranlarda yemekler, geleceğe dair planlar
Ben ise bomboş evimde otururdum. Her yeni haber kalbime bıçak gibi saplanırdı.
Bir süre sonra farkına vardım; artık kendim için yaşamalıyım. Yurt dışına çalışmaya gittim. İlk kez yıllar boyunca özgür hissettim kendimi.
Yaşım ilerledikçe çocuklarım anneleri olduğunu hatırladılar, ama bana yaptıkları şeyleri asla unutamam
Çalışma hayatım sonunda birikmişim oldu; döndüğümde evimi yeniledim, yeni mobilyalar, beyaz eşyalar aldım ve yaşlılık için biraz para biriktirdim.
Bu sırada çocuklarım kendi yuvalarını kurdu. Onların da işleri iyi gidiyordu; coşkulu düğünler, yeni torunlar, kutlamalar Ama bir gün beklenmedik bir haber geldi eski eşim kalp krizi geçirip vefat etmişti. Tüm servetini de genç karısına bırakmıştı.
Oğlum ve kızım elleri boş kaldı. Bu hayal kırıklığı onları bana doğru çekti.
Başta küçük hediyelerle ziyarete geldiler. Çikolata getirirler, meyve getirirler, hal hatır sorarlardı. Ben yine onları güleryüzle karşıladım ama içimde gerçek niyetlerinin başka olduğunu biliyordum.
Şimdi 72 yaşındayım. Sağlıklıyım, kendi işimi görebiliyorum, hayatımdan da memnunum. Ama birkaç hafta önce kızım yine üstü kapalı cümlelerle mirastan bahsetti. Sonra torunum Ayşegül geldi daha bir yıl önce evlenmişti.
Babaanne, burada tek başına sıkılmıyor musun? diye sordu, gözleri merak dolu.
Yok kızım, burada gayet huzurluyum, dedim.
Yaşım ilerledikçe çocuklarım anneleri olduğunu hatırladılar, ama bana yaptıkları şeyleri asla unutamam
Ama ev çok büyük, diye devam etti. Herhalde evi temizlemek de zor geliyordur. Belki biz eşimle taşınsak? Hem sana eğlence olur, hem de biz kira vermekten kurtuluruz.
Gülümsedim. Hesapları çok belliydi.
Kim dedi kira vermek yok diye? dedim sakince. Size iyi bir indirim yaparım.
Torunum şaşırdı. Benim kapıları, Buyurun, her şey sizin olsun diyeceğimi bekliyordu galiba. Ama benim başka bir planım vardı.
Bundan birkaç sene önce vasiyetimi yazdırıp noter onaylı kaydettirmiştim: Vefatımdan sonra evim satılacak, parası ise hasta çocuklara yardım eden bir vakfa bağışlanacak.
Bunu öğrenen kızım çok sinirlendi. Beni arayıp bağırdı, Bu haksızlık, torunlarının geleceğini engelliyorsun dedi. Sonra oğlum geldi, beni himayesi altına almak istediğini zarifçe ima etti. Ama onların bu anlık sevgileri beni etkilemedi.
Benim yerimde olsaydınız, torununuzu evinize alır mıydınız?




