Komşum (51 yaşında) 12 yıldır tek başına yaşıyor. Dün sordum: “Neden bir kadın aramıyorsun?” 6 sebep anlattı. Neden haklı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum

Dün akşam üstü karşı komşum Nihat Beye matkap için uğradım. Kapıyı ev eşofmanı ve tişörtüyle açtı:

Gel içeri, az önce akşam yemeğini bitirdim.
Girdim. Ev düzenli; mutfakta kızarmış tavuk kokusu hâkim. Masada bir dizüstü bilgisayar, yanında ise yarım dolu bir kadeh kırmızı şarap duruyor.

Nihat Bey elli bir yaşında. On iki yıldır boşanmış, tek başına yaşıyor. Elektrik mühendisi, aylık geliri yüz kırk bin lira civarında.

Onu beş yıldır tanıyorum; bu binaya taşındığımdan beri Evinin kapısından kadın girip çıktığına, ya da bir misafirlikte beraber gördüğüme hiç şahit olmadım.

Matkabı verdi, sonra birer viski döktü:

Madem geldin, otur bir soluklan. Uzun zamandır görüşemedik.
Mutfakta oturduk, kadehleri tokuşturduk.

Laf arasında sordum:

Nihat Abi, neden yalnızsın? Hiç yeni biriyle tanışmayı düşünmedin mi?
Gülümsedi:

Bilerek aramıyorum. Bak Sinan, on iki senedir yalnızım ve anladım ki benim için en iyisi bu.
Neden?
Bir yudum daha aldı ve sandalyesine yaslandı:

Altı sebebim var. Canımı yaka yaka öğrendiklerim
Birinci Sebep: Boşanmanın Maddi Felaketi

Anlatmaya başladı:

On iki yıl önce ayrıldım. On sekiz yıl evli kaldık eşim Şenayla. Bir kızımız var, Esra; şimdi yirmi sekiz yaşında, kendi yaşıyor.
Derin bir nefes aldı:

Aldattığını yakaladım. Mesai arkadaşından. Sonrası malum, boşanma.
Sonra?
Mahkeme evi ortadan böldü. Kredinin çoğunu ben ödedim halbuki. Sonuç: Evi sattık, parayı paylaştık. Ben de bu tek odalı evi aldım.
Bana döndü:

Sinan, bir başkasının ihaneti yüzünden tüm birikimimin yarısı gitti. Kanun böyle diyor, normalmiş. Bütün yükü ben taşırken o başka bir hayat yaşamış. Ama parayı gene de aldı.
Burası Türkiye, sistem böyle
Evet. Şimdi tekrar düşün: Diyelim biriyle tanıştım, evde beraber yaşamaya başladık. Üç yıl geçti, evlendik, araba aldık ya da başka bir şey. Kadın bir gün çekip gitmeye karar verdi. Ne olacak?
Sustum, anlatmaya devam etti.

İkinci Sebep: Kadınlar Erkek Hayallerini Anlamıyor
Sinan, benim ufak bir hayalim var. Eski bir motosiklet alıp, toplayıp hafta sonları gezmek.
Harika bir hayalmiş.
Evet. Bir yıldır para biriktiriyorum. Altı ay sonra 1970lerden bir Anadol motosiklet alacağım. Kendi elimle toparlayacağım.
Viskiyi suyla bastı, içti:

Evliydim, başka hayallerim de vardı. Gitar çalmayı öğrenmek istedim mesela, aldım, kursa yazıldım. Şenay dedi ki: Yaş olmuş kırk, gitar neyine? Korkudan bıraktım. Bir defa da rafting yapmak istedim, Kafayı mı yedin, kredi borcumuz var! dedi; vazgeçtim.
Pencereye takıldı bakışı:

Erkek hayallerine çocukça diye bakan çok kadın var. Şimdi tek başıma yaşayınca istediğimi yapıyorum. O motosikleti alacağım; kimse deli misin demeyecek bana.
Üçüncü Sebep: Kadınlar Kendini Kaçırılmaz Sanıyor

Nihat devam etti:

Üç yıl önce bir arkadaşın tavsiyesiyle internetten tanışma sitelerine girdim. Profili dürüstçe doldurdum: yaş, iş, maaş, uğraşlar
Sonrası?
Yazıştım birkaç kişiyle. Biri, Seher, kırk altı yaşında güzellik salonunda yönetici. Kırk beş bin lira maaşı var. Dedi ki: Siz ilginç bir erkeksiniz, ama aradığım kişi aylık en az iki yüz bin kazanmalı.
Güldü:

Dedim ki: Siz kaç lira kazanıyordunuz? Kızdı, engelledi.
Gerçekten mi?
Aynen. Sinan, yeni nesil kadınların çoğu kendini sultan zannediyor. Kendi kırk-elli bin lira maaş alıyor, kirada oturuyor. Ama ille de araba-ev-mükemmel maaş isteyen adam ister. Karşılığında da kendilerini kadın enerjisi sanıyorlar.
Viskisini bitirdi:

Ben yüz kırk bin lira kazanıyorum, kendi evimde oturuyorum, arabam var. Yine de çoğu kadına başarısız görünüyorum. Çünkü zengin değilim. Beni gerçekten değerli görecek biriyle neden uğraşayım ki?
Dördüncü Sebep: Ev İşlerini Zaten Yapıyorum

Sordum:

Hiç evde birinin elinden iş gelsin, yemek yapsın istemiyor musun?
Güldü:

Sinan, şöyle bir bak. Temiz mi burası? Evet. Kendim haftada bir temizliyorum. Bir saat sürüyor. Yemek? Bugünkü yemeği ben yaptım, tavuk ve sebze. Yarım saat sürdü. Çamaşır? Makineye atıyorum, memlekette çamaşır makinesi icat oldu zaten.
Kalkıp mutfağı gösterdi:

Ev düzeni için kadına ihtiyacım yok. Çoğu kadın da zaten yemek yapmak bilmiyor şimdi. Dışarıdan söylüyor ya da hazır gıda yiyor.
İstisna yok mu?
Var elbette. Ama nadir. Hem ne yapayım ki, sırf ev işine yardım ediyor diye bunalıma sokan bir kadını? Kendi işimi zaten iyi görüyorum.

Beşinci Sebep: Kandırılma ve Manipülasyon Korkusu

Bize tekrar viski koydu.

Boşandıktan sonra iki kadınla ilişkim oldu, kısa sürdü. İkisi de yalan söyledi.
Nasıl?
İlki, Meryem, boşandım dedi. Bir ay görüşmeye devam ettik. Sonradan öğrendim, hâlâ evliymiş. Eşi az kazanınca başkasını aramış.
Bir yudum içerken devam etti:

İkincisi, Yasemin, hiç çocuğu yok dedi. İki ay görüştük ama meğer iki çocuğu varmış, ondan sakladı başlangıçta.
Vay be
İşte böyle. Kadınlar kolayca gerçeği eğip büküyor. Onlara göre, erkeği bağlamak adına küçük bir yalan normal. Sonra da güven bekliyorlar.
Altıncı Sebep: İnisiyatif Cezası

Nihat arkasına yaslandı:

Geçen yıl en son bir yerde tanışmaya çalıştım. Kitapçıda, klasik eserlerin önünde duran bir kadın vardı. Yaklaşık kırk beş yaşında, hoş görünümlü.
Ne oldu?
Yaklaşıp dedim ki, “Merhaba, klasiği seviyorsunuz anlaşılan, tavsiye edebileceğim güzel kitaplar var.” Bana baktı, sanki sapık görmüş gibi! “Sağ olun, ben kendim hallederim” deyip arkasını döndü, gitti.
Gülümsedi:

Sinan, artık erkek inisiyatif alsa taciz sayılıyor. Markette tanışsan sapık, internette yazsan stalker, kahveye çağırsan parasının peşinde zannediyorlar.
Emin değilim, herkes öyle demez
Herkes değil. Ama çoğunluk öyle. O yüzden bırak, kimseye yaklaşmıyorum, isteyen başlatır, ben de peşinden koşmam.

Nihayet Nihat viskisini bitirdi, bana döndü:

Sinan, ben tüm kadınlar kötü demiyorum. Ama iyisini bulmak samanlıkta iğne aramak gibi. Ve hata yapmanın bedeli büyük: Para, huzur, zaman kaybı.
Yerinden kalktı:

Ben elli bir yaşındayım. İyi işim var. Evim, arabam, hobilerim, dostlarım Tek başıma çok huzurluyum. Bunları, yeniden biriyle olup, sonunda boşanma ve iflasla bitirme riskine neden atayım?

Eve geçtim, yatağa uzandım; gece boyunca onun söylediği sözler zihnimde döndü durdu.

Ben kırk dokuzumdayım. Yirmi üç yıldır evliyim, eşimle durumumuz fena değil. Ama yalnız olsaydım Onun yolunu mu seçerdim?

Sanırım seçerdim.

Bir adamın on iki yıl yalnız yaşaması ve yeni bir kadın aramamasının sebebi korkaklık mı, yoksa akıllılık mı? Gerçekten boşanma sonunda erkeği sıfırlıyor mu, yoksa abartılıyor mu? Elli yaşından sonra erkek için hata yapma bedeli gerçekten fazla mı, yoksa biraz bencillik mi? Kadınlar erkek hayallerini anlamıyor mu, yoksa erkekler bilinçli yanlış seçimler mi yapıyor?

Akşamdan beri düşündüklerimden şunu çıkardım: Hayat, risk ile huzur arasında bir denge. Herkes kendi gerçekliğiyle yolunu buluyor; önemli olan, seçtiğim yolda kendimle barışık olabilmek.

Rate article
Lifequest
Komşum (51 yaşında) 12 yıldır tek başına yaşıyor. Dün sordum: “Neden bir kadın aramıyorsun?” 6 sebep anlattı. Neden haklı olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum