Küçük Kızın Bildiği Hakimin Sakladığı Sır!

Dün yaşadıklarım hâlâ kulaklarımda çınlıyor. Ankara Adliyesi’nin o görkemli, soğuk salonunda, tüm görevlilerin nefesi tutuldu adeta. Her şey sıradan bir dava gibiydi, ta ki ben12 yaşındaki Elifkonuşana kadar.

**1. Sahne: Son Karar Anı**
Mahkeme salonu ihtişamlıydı, ama tüyler ürpertici bir soğukluk vardı. Hakim Yılmaz gözlüğünü düzeltip bana ve anneme sertçe bakıyordu. Annem, işlemediği bir suçtan 10 yıl hapis cezası aldı; polisler onu götürürken ben salonun ortasında sakinlikle duruyordum. Gözlerim annemin gözlerinde asılı kaldı; adaletsizliğe karşı ne yapmalıydım ki?

**2. Sahne: Garip Uyarı**
Başımı kaldırıp hakimin gözlerine dimdik baktım. Sesim yaşıma göre fazlasıyla kararlıydı.
Elinizdeki suçsuz bir kadını hapse atıyorsunuz, hâkim bey. Ama siz burada bunları yaparken, sizin eviniz şu an kapılarını kaybediyor, dedim.
Bir anda salonda ölüm sessizliği oluştu.

**3. Sahne: Alay ve Telefon**
Hakim Yılmaz küçümser bir şekilde gülümsedi, masadaki tahtadan tokmağına uzandı.
Bırak bu masalları, çocuğum. Yerine otur ve adaleti engelleme, dedi.
Tam o sırada, masanın üzerinde duran ve sadece çok özel durumlarda çalan güvenli telefonu çalmaya başladı. Hemen yanında, Ceza Kanunu kitabı vardı.

**4. Sahne: Üç Saniyelik Sessizlik**
Hakim sinirle telefonu kulağına götürdü.
Sana duruşma sırasında beni rahatsız etme demedim mi? dedi.
Üç saniye kadar sessizce dinledi. Birkaç saniye önce öfkeden kıpkırmızı olan yüzü bir anda bembeyaz kesildi. Eli titremeye başladı, gözleri fal taşı gibi açıldı.

**5. Sahne: Hesap Zamanı**
Hakim yavaşça telefonu masaya bıraktı. Ekranda yazan bildirim gözümden kaçmadı: *Çalışma odasındaki kasanız açıldı. Sıfır Projesi dosyaları kopyalandı.* Annesime ceza verdirmek için sahte kanıtlar hazırladığı dosyalar artık başkasının elindeydi.

Korku dolu gözlerle bana baktı, içinde hem utanç hem pişmanlık vardı. Ben sadece başımı hafifçe salladım, o an her şeyin farkında olduğumu hissetmesini istedim. Telefonu yere düştü, metal masada tok bir yankı bıraktı.

**Hikayenin Sonu: Her Şey Nasıl Bitti?**
Hakim Yılmazın dili tutulmuştu. Bir dakika geçmeden adliyeden müfettişler salona girdi. Kimse aslında benim sıradan bir çocuk olduğumu sanıyordu ama ben aylardır hakimin suçunu ortaya çıkarmak için bilgisayarımda çalışıyordum.

Tam annemin cezası açıklanırken yazdığım programla hakimin akıllı ev sistemini uzaktan hackledim ve bütün o gizli dosyaları savcılığa ve gazetelere gönderdim.

Şifreyi nereden bildin? diye kısık sesle sordu, adeta boşluğa konuşur gibi.
Geçen hafta çalışma odanızda kendiniz söylediniz, unuttunuz mu? dedim hafif bir tebessümle. Duvarların kulağı, bilgisayarınızın ise kamerası var.

Annem o gün mahkeme salonunda serbest bırakıldı. Hakim Yılmaz ise, kendi kurduğu tuzağa düştü ve annemin yerine sanık kürsüsüne oturdu. Adalet yerini buldu ama benim o soğukkanlı bakışım oradaki kimsenin aklından çıkmayacak.

Yakınlarımızı kurtarmak için böyle bir yol sizce doğru mu? Düşüncelerinizi bekliyorum.

Rate article
Lifequest
Küçük Kızın Bildiği Hakimin Sakladığı Sır!