Kaynana Kızıma Doğum Günü Pastasını Beğenmedi, Ama Ben Ona Pişman Ettirdim

Kayınvalidem, kızımın doğum gününde yaptığı pastanın ne güzel ne de lezzetli olduğunu söyledi. Bu beni derinden yaraladı ve onun sözlerine pişman olmasını sağladım.

Benim adım Esra Yıldız ve Ankara’da yaşıyorum. Sonbaharın sarı yaprakları yerde serilirken, soğuk bir akşamda mutfağımın penceresinde sıcak çayımı tutarak kayınvalidem Sevil Hanım’ın birkaç saat önce kızım Elif’in doğum günü sofrasında söylediklerini düşünerek duruyordum. “Bu pasta hem şekilsiz hem de tadı güzel değil” demişti, sanki suya taş atar gibi. Elif daha on iki yaşında ve doğum günü pastasını kendi yapıp pembe krema çiçekleriyle süsleyerek büyük bir gururla herkese sunmuştu. Ancak Sevil Hanım’ın sözleri onun kalbini kırmıştı; gözyaşlarını zorla tutuyor, gülümsemesi babaannesinin bakışları altında soluyordu.

Sevil Hanım benim kayınvalidem olduğundan beri aramızda serin bir hava vardı. O, her zaman kuralcı ve mükemmeliyetçi, ben ise daha içten bir insanım. Ama hiçbiri, o gün kızımı incittiğinde olduğu kadar beni yaralamamıştı. Mutfakta, vanilya kokusu hala havada asılı kalmışken, öfke ve acı iç içe geçmiş şekilde duruyordum. Bunu böyle bırakmaya niyetim yoktu. Neden böyle söylediğini öğrenip, gerekiyorsa ona sözlerini pişmanlıkla yutturacaktım.

Ertesi gün, yağmurlu hava dışarıda eserken, Elif okula üzgün bir halde, kahvaltıya dokunmadan gitti. Onun acısı içimi yakan bir ateş gibi dolup taşmıştı. Eşim Mehmet’i aramaya karar verdim. “Mehmet, dünkü konuyu konuşmalıyız” dedim hafif titreyen bir sesle. “Annen mi?” diye hemen anladı. “Annem biraz sert mizaçlı, sen de biliyorsun” dedi. “Ama Elif bütün gece ağladı! Nasıl böyle konuşabildi?” dedim acıyla. Mehmet derin bir nefes aldı, sanki dünyanın yükü omuzlarına çökmüş gibi. “Özür dilerim, konuşacağım onu” dedi. Ama sadece onun çözmesini bekleyemezdim; eğer kelimeler işe yaramazsa, başka bir yol bulacaktım.

Acaba Sevil Hanım pastaya değil de bana mı kızgındı? İçimdeki bir ses başka bir neden olduğunu fısıldıyordu. Elif okuldayken yakın arkadaşım Ayşe’yi aradım. “Esra, belki mesele pasta değil” dedi, “belki sana veya Mehmet’e karşı bir kızgınlığını Elif’e yansıttı.” “Bilmiyorum,” dedim masa örtüsünün kenarını çekiştirirken. “Ama bakışları çok soğuktu.” Akşam Mehmet geldi ve annesiyle konuştuğunu söyledi. “Hepiniz pireyi deve yapıyorsunuz” demişti Sevil Hanım. Elif odasında ders çalışırken ben onun aklının karıştığını hissedebiliyordum.

Bu durumu değiştirmek için bir şeyler yapmalıydım. Sevil Hanım’ı bir akşam yemeğine davet ettim ve Elif’in tatlı hazırlayacağını söyledim. “Tamam,” dedi soğukkanlılıkla. Akşam, mutfağımız pastanın ve portakalın kokusuyla dolmuştu. Ve Elif döktürdü, nefis bir pasta yaptı. Benim ufak tüyolarımla ama her şeyi kendisi başardı.

Sevil Hanım pastayı gördü ve “Yine mi pasta?” dedi alayla. Elif ona çekinerek bir dilim uzattı. Sevil Hanım tadına baktı ve yüzünde bir şaşkınlık belirdi. O an benim için fırsat doğmuştu. Dolaptan, Sevil Hanım’ın tarifine göre yapılmış bir pasta çıkardım. Pastayı ona uzattım ve “Bu, Elif’in senin tarifinle hazırladığı sürpriz” dedim. Sevil Hanım bir parça aldı, sonra Elif’in pastasından bir parça daha tattı. Aradaki fark cidden okyanuslar gibiydi. Mehmet’e dönüp mırıldandı: “Yanılmışım, bu pasta gerçekten mükemmel olmuş.”

O gece Elif’in pastasını kahkahalar eşliğinde yerken sadece pastanın lezzetini değil, ailemizin huzurunu da tadıyorduk. Sevil Hanım artık yüksekten bakmıyor, gözlerinde minnet parıltısı görülüyordu. Birilerinin özverisi ve sevgi dolu çabası sayesinde, o akşam hırçınlık yerine huzur bulmuştuk.

Rate article
Lifequest
Kaynana Kızıma Doğum Günü Pastasını Beğenmedi, Ama Ben Ona Pişman Ettirdim