Babaannemin Sessizliği: Ailesinden Vazgeçmesinin Ardındaki Sırrı Anladım

Benim adım Ali, otuz iki yaşındayım, Konya’da yaşıyorum ve yakın zamanda, “aile” kavramına bakış açımı altüst eden bir gerçeğin farkına vardım. Hayatım boyunca, ailemizin bir garipliğe sahip olduğunu düşündüm—seksen yaşına yeni basan babaannem Ayşe Hanım, yirmi yıldır tam bir yalnızlık içinde yaşamaktaydı.

Çocuklarına telefon etmez, kutlamalara gelmez, tebriklere yanıt vermezdi. Telefonunda kayıtlı tek numaralar, aile hekimi ve bazen onun için alışveriş yapan komşusunun numarasıydı. Annem ve teyzemle yıllardır aralarında bir anlaşmazlık olduğunu, belki de bir kırgınlık veya darılma yaşandığını düşünürdük. Ancak bir gün yanına ilaç götürmek ve sohbet etmek için gittiğimde, söylediği gerçekler nefesimi kesti.

— Sevmediğimi mi sanıyorsun onları? — diye gözlerimin içine bakarak sordu. — Hayır. Sadece artık onlarla aynı hayatı yaşamak istemiyorum. Çok yoruldum.

Ve anlatmaya başladı. Önce sessizce, yavaşça, sanki uzun zamandır içini kemiren bir gerçeği hatırlıyormuş gibi. Sonra ise daha kararlı, daha önce hiç duymadığım bir kesinlikle.

— Yaşlandıkça, Ali, her şey değişiyor. Yirmi yaşında tartışmak, mücadele etmek, ispat etmek istersin. Kırkta inşa etmek, ilgilenmek, korumak. Ama seksenine geldiğinde… sadece sessizlik istiyorsun. Kimsenin seni rahatsız etmesini istemiyorsun. Ne sorularla, ne suçlamalarla, ne de başkalarının telaşıyla. Aniden, kalan zamanının çok az olduğunu hissetmeye başlıyorsun. Çok az. Ve kendi tarzında sakin bir şekilde geçirmek istiyorsun.

Dedemin ölümünden sonra, kimsenin onu duymadığını anlamaya başladığını anlattı. Çocuklar onun için değil, sadece bir zorunluluk olarak gelirdi. Torunlar ise ebeveynlerinin direktifleriyle. Masada tartışılan şeyler hep politikaydı, paraydı, skandallar ve hastalıklardı. Kimse onun nasıl hissettiğini, neyle ilgilendiğini ya da geceleri karanlıkta ne düşündüğünü sormazdı.

— Yalnız olduğumdan değildi. Kendi hayatımda ikinci planda olmaktan yoruldum. Sadakatten yoksun, öylesine sohbetler değil; anlamlı, sıcak, saygılı bir iletişim istedim. Ama yalnızca kayıtsızlık, eleştiriler ve alakasız konuşmalar gördüm.

Bana, yaşlı neslin iletişimi farklı algıladığını, onların gösterişli kutlamalara, kalabalık tebriklere ve başkalarının problemlerinin sürekli tartışılmasına ihtiyaç duymadığını anlattı. Onlara gereken şey, huzurlu bir varlık. Yanında oturan, bir kelime etmeden saran, kendini değerli hissettiren biri.

— Ben, beni aramalarının sebebinin özlemek değil, sadece bir görev olduğunu fark ettiğimde cevap vermeyi bıraktım. Kendini sahte ilişkilerden korumakta ne sakınca var?

Sessiz kaldım. Sonra sordum:

— Yalnız kalmaktan korkmuyor musun?

— Uzun süredir yalnız değilim, — diye gülümsedi babaanne. — Kendimle birlikteyim. Bu bana yetiyor. İyi niyetle gelen olursa kapım açık. Ama boş sözlerle gelene yok. Yaşlılık yalnız kalma korkusu değil, itibarla ve huzuru seçme hakkıdır.

O zamandan beri ona ve kendime farklı bakmaya başladım. Hepimiz bir gün yaşlanacağız. Bugün başkalarını dinlemeyi, anlamayı ve sessizliklerine saygı göstermeyi öğrenmezsek, bizi kim dinleyecek?

Babaanne kötü biri değil. Kırgın değil. O sadece bilge. Onun seçimi, artık zamanını gereksiz şeylerle kaybetmek istemeyen bir insanın seçimiydi.

Psikologlar der ki, yaşlılık, son yolculuğa bir hazırlık aşamasıdır. Bu depresyon, kapris veya reddetme değil. Kendini koruma şeklidir. Başkalarının gürültüsünde kaybolmamak, sonunda huzuru bulucak bir yere gitmek için bir fırsattır.

Biliyor musunuz, o haklıydı.

Onu “ilişkileri düzeltmeye” ikna etmeye çalışmadım. “Aile kutsaldır” demedim. Çünkü kutsallık, her şeyden önce, saygıdır. Ve eğer birinin sessizliğini saygıyla karşılayamıyorsan, kendine aile deme.

Artık ben de görevin değil kalbin çağrısıyla yanındayım. Sadece onunla oturuyorum. Bazen yüksek sesle okuyorum. Bazen sessizce çay içiyoruz. Abartılı ifadeler yok. Öğütler yok. Ve babaanne gözlerinin daha yumuşak olduğunu hissediyorum.

Böylesi bir sessizlik her tür konuşmadan daha değerli. Ve ona bunu duyabildiğim için minnettarım. Umarım, onun yaşına geldiğimde ben de başkalarını dinleyebilirim.

Rate article
Lifequest
Babaannemin Sessizliği: Ailesinden Vazgeçmesinin Ardındaki Sırrı Anladım