65 Yaşında Çocuklarımızın Bize İhtiyacı Olmadığını Anladık: Bunu Kabul Edip Kendi Hayatımıza Nasıl Odaklanabiliriz?

65 yaşına geldiğimizde çocuklarımızın artık bize ihtiyaç duymadıklarını anladık. Bunu nasıl kabul edip kendimiz için yaşamaya başlayabiliriz?

65 yaşındayım ve ilk kez hayatımda acı bir soruyla karşı karşıyayım: Eşimle birlikte her şeyi feda ederek büyüttüğümüz çocuklarımız, bizi eski ve gereksiz eşyalar gibi hayatlarından çıkardılar mı gerçekten? Üç çocuğumuza gençliğimizi, enerjimizi, son kuruşlarımızı verdik ama onlar bizden istediklerini aldıktan sonra arkasına bile bakmadan çekip gittiler. Oğlum telefonlarıma cevap vermiyor, içimden bir ses “Acaba yaşlandığımızda hangisi bir bardak su verecek bize?” diye düşünüyorum. Bu düşünce, kalbime bir bıçak gibi saplanıyor ve sadece bir boşluk bırakıyor.

25 yaşımda, İzmir’in bir kasabasında evlendim. Eşim Serkan, lisede aynı sınıfta olduğum inatçı romantikti, yıllarca ilgimi çekmeye çalıştı. Yanımda olmak için aynı üniversiteye girdi. Mütevazi bir düğünden bir yıl sonra hamile kaldım. İlk kızımız dünyaya geldi. Serkan eğitimini bıraktı ve çalışmaya başladı, ben ise akademik bir izin aldım. Zor zamanlardı — Serkan sabahtan akşama kadar inşaatta çalışırken ben anne olmayı öğrenmeye çalıştım, bir yandan da sınavlara yetişmeye çalışıyordum. İki yıl sonra tekrar hamile kaldım. Öğrenimime dışarıdan devam etmek zorunda kaldım, Serkan ise bizi geçindirmek için daha fazla çalışmaya başladı.

Tüm zorluklara rağmen ayakta kaldık ve iki çocuğumuzu büyüttük — büyük kızımız Lara ve oğlumuz Ali. Lara okula başladığında, nihayet alanımda çalışmaya başlayabildim. Hayat rayına oturmuş gibiydi: Serkan iyi bir maaşa sahip sabit bir iş buldu, evi düzenledik. Ama tam rahata kavuştum derken, üçüncü çocuğumuza hamile olduğumu öğrendim. Bu yeni bir darbe oldu. Serkan aileyi çekip çevirmek için daha da çok çalıştı ama ben evde bebek Naz ile kaldım. Nasıl başa çıktık hala anlayamıyorum, ama adım adım kendimize sağlam bir zemin hazırladık. Naz birinci sınıfa başladığında ilk kez bir rahatlama hissettim — omuzlarımdan bir dağ kalkmış gibiydi.

Fakat zorluklar bitmedi. Lara üniversiteye girer girmez evlenmeye karar verdiğini söyledi. Onu caydırmadık — biz de gençken evlenmiştik. Düğün, ev için yardım — bunların hepsi tasarruflarımızı tüketti. Sonra Ali, ayrı bir eve çıkmak istedi. Oğlumuza nasıl hayır diyebilirdik? Kredi aldık, ona bir daire satın aldık. Neyse ki, o büyük bir şirkette hemen iş buldu, biz de bir nebze rahatladık. Ancak Naz, lise son sınıftayken yurtdışında eğitim görmek istediğini söyledi. Bu cüzdanımıza ağır bir darbe oldu ama dişimizi sıkıp parayı topladık ve onu okyanus ötesine gönderdik. O uçtu, biz ise boş bir evde kaldık.

Yıllar geçtikçe çocuklarımızın ziyareti seyrekleşti. Lara, bizimle aynı şehirde oturmasına rağmen, davetlerimizi reddedip altı ayda bir uğrar oldu. Ali, dairesini satıp İstanbul’da yeni bir daire aldı ve daha da nadir gelir oldu — şansımız yaver giderse yılda bir kez. Naz, eğitimini bitirince yurtdışında kaldı, orada hayat kurmaya çalışıyor. Onlara her şeyimizi verdik — zamanımızı, sağlığımızı, hayallerimizi ama sonunda onlar için boş birer sayfa haline geldik. Ne para ne de yardım bekliyoruz — Allah korusun. Sadece bir nebze sıcaklık istiyoruz: bir telefon, bir ziyaret, bir tatlı söz. Ama bunlar da yok. Telefon sessiz, kapı açılmıyor ve içimizde soğuk bir yalnızlık büyüyor.

Şimdi oturup sonbahar yağmuruna bakarken düşünüyorum: Bu kadar mı? Çocuklarımıza her anımızı adayıp unutulmaya mı mahkûm olduk? Belki de onların bizi hatırlamasını beklemenin de bir sınırı vardır, artık kendi hayatımıza dönme zamanı gelmiştir. Serkan’la birlikte 65 yaşında bir kavşaktayız. İleride ne olduğunu bilmiyoruz ama ufukta kendi mutluluğumuz için parıldayan bir umut var — başkasının değil, bizim. Tüm yaşamımız boyunca kendimizi en son sıraya koyduk, ama biz de biraz mutluluğu hak etmiyor muyuz? Evet, inanmak istiyorum. Henüz kalplerimiz atıyorken, bizim için yeniden yaşamayı öğrenmek istiyorum. Bu boşluğu nasıl kabul edip ışık bulabiliriz? Ne dersiniz?

Rate article
Lifequest
65 Yaşında Çocuklarımızın Bize İhtiyacı Olmadığını Anladık: Bunu Kabul Edip Kendi Hayatımıza Nasıl Odaklanabiliriz?