Anneannem, Annem Seni Bakımevine Vermemiz Gerektiğini Söyledi” – Çocuğun Duyduğu Şeyi Uydurması Mümkün Değil

«Babaanne, annem senin huzurevine gitmen gerektiğini söyledi.» Ebeveynlerimin konuşmasını dinledim – çocuk durup dururken böyle şeyler uydurmaz.

Zeynep Hanım, Anadolu’nun küçük bir kasabasında sokaklarda yürüyerek torununu okuldan almaya gidiyordu. Yüzü sevinçle parlıyor, topuklarının sesi asfalt üzerinde yankılanıyordu; gençliğinde hayat sonsuz bir melodi gibi göründüğünde olduğu gibi. Bugün özel bir gündü – nihayet kendi evine sahip olmuştu. Uzun yıllardır hayalini kurduğu bu yeni binadaki aydınlık, geniş tek odalı daireye kavuşmuştu. Neredeyse iki yıldır her kuruşunu biriktiriyordu. Köydeki eski evi sattığında yalnızca yarısını elde etmişti, kalanını kızı Elif tamamlamıştı, ama Zeynep Hanım borcunu geri ödeyeceğine yemin etmişti. Yetmiş yaşındaki bir dul olarak emekli maaşının yarısı ona yetiyordu ve gençler – kızı ve damadı – parayı daha çok ihtiyaç duyuyorlardı, çünkü hayat onlar için yeniydi.

Okulun girişinde torunu Ayşe, örgülü saçlarıyla ikinci sınıf öğrencisi, onu bekliyordu. Kız koşarak babaannesine sarıldı ve birlikte eve doğru yola çıktılar, günlük olaylar hakkında konuşuyorlardı. Sekiz yaşındaki Ayşe, Zeynep Hanım’ın hayat ışığı, en değerli hazinesiydi. Elif, onu kırk yaşına yakın doğurmuştu ve o zaman da annesinden yardım istemişti. Zeynep Hanım, geçmişin hatıralarını saklayan köy evinden ayrılmak istememişti, ama kızı ve torunu için her şeyini feda etti. Onlara yakın bir yere taşınmış, Ayşe’ye okuldan sonra bakmayı üstlenmişti; akşam ebeveynleri işten dönene kadar onu alır, sonra kendi küçük ve konforlu evine giderdi. Evi Elif’in üzerine yapmışlardı – ne olur ne olmaz diyerek, çünkü yaşlıları kandırmak kolaydı ve hayat belirsizdi. Zeynep Hanım bu duruma karşı çıkmadı, bu onun için sadece bir formaliteydi.

— Babaanne, — Ayşe aniden onun düşüncelerini böldü, büyük gözleriyle ona bakarak, — annem babama senin huzurevine gitmen gerektiğini söyledi.

Zeynep Hanım, buz gibi bir su dalgası onu yıkamış gibi durakladı.

— Hangi ev, canım? — diye sordu, içi titreyerek.

— Hani yaşlı teyzelerin ve amcaların yaşadığı yer. Annem babama orada iyi vakit geçireceğini söyledi, sıkılmazmışsın, — Ayşe küçük bir sesle konuşuyordu ama her sözü bir tokat gibi çarpıyordu.

— Ama ben oraya gitmek istemem! Daha iyi iyisi bir tatil köyüne gidip dinlenirim, — diye yanıtladı Zeynep Hanım, sesi titredi, başı dönmeye başladı. Bir çocuktan duyduklarına inanmakta zorlanıyordu.

— Babaanne, anneme benim söylediğimi sakın söyleme, — dedi Ayşe, ona sarılarak. — Gece onların konuşmalarını duydum. Annem bir kadınla anlaştığını ama seni şimdi değil, biraz büyüdüğümde götüreceklerini söyledi.

— Söylemem, güzelim, — diye söz verdi Zeynep Hanım, dairenin kapısını açarken. Sesi titriyordu, ayakları güçlükle yere basıyordu. — Ben pek iyi değilim, başım döndü. Biraz uzanacağım, sen de üzerini değiştir olur mu?

Koltukta yığıldı, kalbinin göğsünde nasıl çarptığını hissediyor, gözlerinin önünde her şey bulanıklaşıyordu. Çocuk sesiyle söylenen bu sözler dünyasını paramparça etmişti. Bu acımasız, kaçınılmaz bir gerçekti, çocukların uyduramayacağı bir gerçek. Üç ay sonra Zeynep Hanım eşyalarını topladı ve köye geri döndü. Şimdi orada kiralık bir evde kalıyor, yeni bir ev alabilmek için para biriktiriyordu. Eski dostlar ve uzak akrabalar onu destekliyordu ama içi boştu ve acıyla doluydu.

Bazıları onu kınayıp arkasından fısıldıyor: “Kendisi suçlu, kızıyla konuşmalıydı, her şeyi öğrenmeliydi.” Ama Zeynep Hanım kendinden emindi.

— Çocuk bunları uydurmaz, — kararlılıkla boşluğa bakarak söylüyor. — Elif’in tavrı her şeyi anlatıyor. Hatta aramamış bile, neden gittiğimi sormamış.

Görünüşe göre kızı her şeyi anladı, ama sessiz kalıyor. Zeynep Hanım ise bekliyor. Bir telefon, bir açıklama, en azından bir kelime bekliyor, fakat gurur ve kırgınlık onu esir almış. Kendini suçlamıyor fakat bu sessizlik, yakınlarının ihanetinin verdiği acı yüreğini parçalıyor. Her gün kendine soruyor: Tüm bu sevgi ve fedakarlıktan geriye kalan bu mu? Yaşlılığı yalnızlık ve unutulmaya mı mahkum?”

Rate article
Lifequest
Anneannem, Annem Seni Bakımevine Vermemiz Gerektiğini Söyledi” – Çocuğun Duyduğu Şeyi Uydurması Mümkün Değil