İki Yüzlülük ve Aile Bağları

Adını Elif Demir, 32 yaşındayım. Dört yıldır evliyim ama tüm bu süre boyunca ruhumda bir yük taşıyorum çünkü aile hayatımızı zehirleyen bir kişi var: Kaynanam Ayşe Yılmaz. Nasıl bu kadar ikiyüzlü, yapmacık olup bir yandan da “mübarek kadın” rolü yapabildiğini anlamıyorum.

Yüzüme gülüyor, “Aferin kızım, ne güzel görünüyorsun, yemeklerin lezzetli” diyor. Ancak komşulardan, kayınpederden veya akrabalardan öğreniyorum ki arkamdan oğluna layık olmadığımı, ev işlerinden anlamadığımı, bilerek hamile kalmadığımı, “menfaat için” evlendiğimi fısıldıyor. “Böylelerini” uzaktan tutmak gerektiğini söylüyormuş.

Sebep mi? Daha önce boşanmış olmam. Evet, 18 yaşında sınıf arkadaşımla evlenmiş, ailelerimizin ısrarıyla görkemli bir düğün yapmıştık. Üç ay sonra kavgalar başladı, beşinci ayda resmen ayrıldık. Bunu ciddi bir evlilik değil, gençlik hatası olarak görüyorum.

Ama Ayşe Hanım’ın dünyasında “kusurlu”, “geçmişi lekeli” biriyim. Oğlunu benimle evlenmemesi için bile ikna etmeye çalışmış: “Düşün oğlum, sen tertemiz bir delikanlısın. O ise çanta dolusu geçmişle geliyor. Böyle kızlar hep sorun çıkarır.”

Neyse ki eşim annesinin söz dinleyen biri değil. Evlendik. “Artık kabullenir” diye düşünmüştüm. Yanılmışım.

Görünüşte “nazik” davranıyor: Bayramlarda arar, turşu kavanozları, yağlı köfteler, beş çeşit etli çorbalar getirir. Her defasında kibarca reddediyorum:
“Teşekkürler Ayşe Hanım, ama biz bunları tüketmiyoruz. Beslenme düzenimiz farklı.”

O ise ısrarla: “Aman oğlum bunları çok severdi! Küçükken hep böyle yedirirdim!” diye tutturur.

Tabii sevdiği için şimdi gastrit, şişkinlik ve mide ağrıları çekiyor. Ben ona bitkisel tedaviler uygularken, hafif yemekler pişirirken, kaynana tuzlu/yağlı yiyeceklerle gelince şaşırma oğlum neden akşam yemeğine uğramıyor!

Dayanamayıp patladım bir gün:
“Ayşe Hanım, lütfen artık kesin! Yetişkin bir insansınız ama davranışlarınız çocuk gibi. Eşimin annesi olduğunuz için size saygı duyuyorum. Ancak sizinle samimi olmak veya arkamdan konuşmalarınıza sessiz kalmak zorunda değilim.”

Bundan sonra iki hafta ortadan kayboldu. Sonra yine aramaya başladı. Anlamsız sohbetler, dizilerden sahneler, başkalarının dedikoduları… Kibarlık ediyorum ama içten içe bıkkınım. Aramızda ortak hiçbir konu yok.

Artık telefonları açmıyorum. Eşim durumun farkında. Araya girmekten yoruldu. Beni seviyor ama annesine yasak koyamaz. Bunu anlıyorum.

Tek istediğim rahat bırakılmak. Yapmacık ilgi, zoraki yakınlaşma çabaları olmasın. Samimiyetsiz iyilik istemiyorum. Mesafeyi korumak bu kadar zor mu?

Saygı bekliyorum. Kimseyi küçümsemiyor, hayatlarına karışmıyorum. Ama ikiyüzlülüğe de tahammülüm kalmadı.

Söyleyin, haksız mıyım? Kendi sınırlarımı koruma hakkım yok mu, bu kişi kaynanam bile olsa?

Rate article
Lifequest
İki Yüzlülük ve Aile Bağları