İhanete Uğrayan Birlikte Zorlukları Aşan… Ama İntikam Soğuk ve İncelikli Oldu

Otuz beş yıl birlikte yaşadılar. Neredeyse bir ömür. Mehmet ile Aylin. Aşkları eski romanlardan fırlamış gibi başlamıştı: yağmur altında danslar, gecelere uzanan sohbetler, bahçeli bir ev hayalleri… Aylin, narin, sessiz, ama içinde dev bir direnç taşıyordu. Mehmet ise hırslı, gözlerinde tutkuyla yanan, hep daha fazlasını isteyen biriydi.

Yokluk, borçlar, şehir şehir göç, kayıplar… Mehmet sıfırdan iş kurarken, Aylin her şeyi omuzlamıştı: ev, çocuklar, hastalıklar, faturalar. İşler yoluna girip rahat bir hayat başladığındaysa Mehmet… âşık oldu. Genç, uzun boylu sekreterine. Onun şakalarına kahkaha atan, eline gereğinden uzun dokunan kadına.

Kararını çabuk verdi. O evi -sıfırdan inşa ettikleri, birlikte badana yaptıkları, Aylin’in güller dikip dantel perdeler ördüğü evi- kapmak için en iyi avukatları tuttu. Mahkeme, evi Mehmet’e verdi. Aylin’e iki ay süre tanındı, ama o iki günde toplandı. Gözyaşı yok, kavga yok. Sessizce eşyalarını topladı, taşımacıları çağırdı. Vedalaşırken, evin her köşesine -panjur aralarına, pervaz altlarına, havalandırmalara- haşlanmış karides parçaları yerleştirdi. Son akşam yemeğinin artakalanlarıydı bunlar: bomboş evde tek başına kurduğu veda sofrası…

Yeni çift, rüya gibi evlerine taşındıklarında her şey mükemmeldi: aydınlık odalar, şömine, geniş teras. Ancak ertesi gün tuhaf bir koku yayılmaya başladı. Dayanılmaz, mide bulandırıcı. Ne havalandırmak, ne temizlik ürünleri işe yarıyordu.

Koku giderek keskinleşti. Halılar değişti, duvarlar yıkandı, hava filtreleri takıldı. Hiçbiri çözüm olmadı. Misafirler gelmez oldu. Mehmet evi satmaya karar verdi, ama mahallede dedikodu hızla yayılmıştı. Gelenler 15 dakika dayanamadan kaçıyordu. Emlakçılar birer birer vazgeçti. Ev lanetlenmiş gibiydi.

Çift yeni ev almak için büyük bir ipotek çekti. Para eridi. Sonra Aylin aradı:
“Nasılsın Mehmet?”
“Kötü,” diye patladı adam. “Ev satılmıyor. Battık resmen.”
“Garip,” diye cevapladı Aylin sakince. “Ben o evi özledim. Belki bana satarsın? Ucuz bir fiyata… Diyelim ki değerinin %10’una?”

Mehmet rahatlamıştı. Hemen kabul etti. Lanetten kurtulsun yeterdi!

Ertesi gün Aylin avukatlarla geldi. Belgeler imzalandı. Mehmet ve yeni eşi taşınırken, Aylin boş eve girdi. Derin bir nefes çekti ve aylar sonra ilk kez içten gülümsedi.

Ama hikâye bitmemişti.

Çift eski evden her şeyi götürmeye karar verdi: mobilyalar, perdeler, hatta panjurlar! Mehmet, hiçbir şeyin “eski”ye kalmasını istemiyordu. Panjurları bizzat sökerken, kokunun kaynağını da beraberinde götürdü.

Yeni evdeki koku ertesi sabah başladı.

Aylin bunu öngörmüştü. Bir daha aramadı.

Şimdi bahçesinde güllerini sularken, huzurun sessiz müziğini dinliyor. Mehmet ise kendi ördüğü lanetin içinde yaşıyor. İhanetin, kibirin, yanındakiyle ateşten ve sudan geçtiğini unutmanın bedelini…

Rate article
Lifequest
İhanete Uğrayan Birlikte Zorlukları Aşan… Ama İntikam Soğuk ve İncelikli Oldu