Oğlum ve eşi her zaman çocuk sahibi olmayı hayal etmişlerdi. On yıl boyunca ebeveyn olma çabaları sonuçsuz kaldıktan sonra evlat edinmeye karar verdiler. Evlerine, enerjik ve merak dolu, iki yaşında Ali adında bir erkek çocuğu geldi. Torunumla vakit geçirmekten ve genç ebeveynlere destek olmaktan mutluluk duyuyordum.
Ancak zamanla gelinimin tahammülsüz ve yorgun hale geldiğini fark ettim. Sık sık Ali’ye sesini yükseltiyor, onu cezalandırıyor ve köşeye koyuyordu. Çocuğa arka çıkmaya çalıştığımda kontrolün onlarda olduğunu söyleyerek beni geri çeviriyordu. Oğlum da şüphelerini dile getirerek, “Kendi çocuğumuz olsaydı her şey farklı olurdu” diyordu.
Yakın zamanda evlat edinmekten vazgeçip Ali’yi yurda geri vermeyi düşündüklerini söylediler. Bu benim için büyük bir yıkım oldu. Kararlarını gözden geçirmeleri için ikna etmeye çalıştım, çocuğu yanıma alabileceğimi söyledim, ama onlar kararlıydı. Sağlık durumumu ve kendi yorgunluklarını gerekçe gösteriyorlardı. Türkiye’deki yasalara göre, evlat edinme, ebeveynlik görevlerinin yerine getirilmemesi, hakların kötüye kullanılması veya çocuğa kötü muamele durumlarında mahkeme tarafından iptal edilebilir. Evlat edinmenin iptali, çocuk ile evlat edinen ebeveynler arasındaki karşılıklı hak ve sorumlulukları sona erdirir.
Evlat edinmenin iptali sürecinin zorlu ve çocuk için travmatik olabileceğini anlıyorum. Ali yeni ailesine alıştı ve yuvaya dönmek ona ciddi psikolojik zarar verebilir. Araştırmalara göre bu tür geri dönüşler genellikle ebeveynlerin beklentileriyle gerçeğin örtüşmemesinden kaynaklanıyor.
Oğlumu ve gelinimi, Ali’yi ailede tutmaları için nasıl ikna edebileceğimi bilmiyorum. Belki bir aile terapistine veya çocuk esirgeme kurumlarına danışarak destek ve rehberlik almak faydalı olabilir. Her çocuğun, özellikle de ailesini kaybettikten sonra, sevgi ve istikrarı hak ettiğini hatırlamak önemli.




