Bugün günlüğüme yazmak zorundayım çünkü kalbim ağır. Oğlum Efe, babasıyla görüştükten sonra bana artık beni sevmediğini söyledi.
İki yıl önce eşimle ayrıldığımızda, her şeyin medeni bir şekilde hallolduğunu sanmıştım. Bağırış çağırış yoktu, sadece mutsuzduk. Oğlumun babasını görmesine asla engel olmadım, tam tersine, bir çocuğun babasına ihtiyacı olduğunu hep söyledim. İstediği zaman ziyaret edebilir, isterse Efe’yi alıp günlerce kalabilirdi. Yeter ki oğlum mutlu olsun.
Efe şimdi yedi yaşında. Geçenlerde okullar tatildi, eski eşim ısrar edince oğlumun tatili onlarda geçirmesine izin verdim. Belki iyi olur, dedim. Birlikte vakit geçirsinler, baba-oğul bağları güçlensin diye düşündüm.
Ama birkaç gün sonra tuhaf şeyler hissetmeye başladım. Efe’yi aradığımda telefonu ya babası alıyordu ya da eski kayınvalidem. Hep aynı cevap: “Efe dışarıda”, “oyun oynuyor”, “gelemiyor şimdi.”
İçimde bir şeylerin ters gittiğini anladım. Ben onun annesiyim. Onun sesini duymaya, nasıl olduğunu bilmeye hakkım var. Neden onunla konuşmam engelleniyordu? Bir şey mi saklıyorlardı?
Tatil bitip de Efe eve döndüğünde, her şey daha net anlaşıldı. Kapıyı açtığım anda yüzündeki ifadeyi gördüm. Donuk, soğuk, içine kapanmış bir Efe vardı karşımda. Yorgunluk değildi bu, belliydi. Küskünlüktü.
Yanına çöktüm, omzuna elimi koydum.
“Efe, canım, iyi misin? Seni çok özledim…” diyerek sarılmak istedim.
Ama o ani bir hareketle çekildi ve gözlerini bana dikmeden, soğuk bir ifadeyle:
“Seni artık sevmiyorum,” dedi.
Kalbimin nasıl parçalandığını duydunuz mu hiç? İşte o an duydum. O dört kelimenin içindeki buz gibi nefret, bana yabancı birinden geliyor gibiydi. Nefesim kesildi, bir şey diyemedim.
Gece olduğunda, usulca konuşmaya çalıştım. Sonunda ağzından dökülenler yüreğimi burktu. Babasının ve babaannesinin ona bana dair kötü şeyler söylediğini anlattı. Kötü biri olduğumu, babasını üzdüğümü, onları ayırdığımı fısıldamışlar kulağına. O masum çocuğun kafasını zehirlemişlerdi.
Ellerim titriyordu dinlerken. Yedi yaşındaki bir çocuğa bunu nasıl yaparlar? Kendi oğullarına? Kendi torunlarına? Ben onlara ne yaptım ki? Hiçbir zaman Efe’nin önünde babasını kötülemedim, kendi acımı ona yansıtmadım.
Peki onlar? Onlar oğlumun annesine olan güvenini çaldılar.
Artık Efe’nin babasıyla görüşmesine izin vermiyorum. Biliyorum, sert bir karar ama çocuğumu korumalıyım. Birilerinin onun minik kalbini kırmasına izin veremem.
Ben onun annesiyim. Ve bir daha asla ona kin tohumları ekenlere teslim etmeyeceğim. Önce insan olmayı öğrensinler. Belki o zaman bir şans veririm.




