Bugün, Mehmet’le olan evliliğimizin altıncık yılında, her şey altüst oldu. Başlangıçtan beri benim İstanbul’daki evimde yaşıyorduk. Birkaç yıl önce babaannemden kalan bir daire sayesinde kendimi şanslı hissediyordum. Sonra daha büyük bir eve geçtik ve Mehmet’in köyde yaşayan, şehre taşınacak maddi gücü olmayan ailesi, müsait olduğumda eski evime yerleşmek için izin istedi. Onlara acı vererek razı oldum, çünkü bana hep iyi davranmışlardı.
Geçen gün Mehmet’in tüm bu zaman boyunca beni aldattığını öğrendim. Her şeyi ustalıkla gizlemiş, ben hiçbir şeyden şüphelenmemiştim. En çok merak ettiğim, şimdi ailesine ne yapacağımdı. Yıllardır kira ödemeden evimde yaşıyorlar, sadece faturaları karşılıyorlardı. Artık bu daireyi kiraya verip ek gelir elde etmek istiyordum, ama kayınpederim ve kayınvalidem İstanbul’un yüksek kirasını karşılayamazlardı. Ya köylerindeki evlerde geri döneceklerdi, ya da geçinmek için ek iş bulmaları gerekecekti.
Ailesi oğullarının ihanetini biliyordu ama bana hiç destek olmadılar. Elbette yetişkin bir erkeğin yaptıklarından onlar sorumlu değildi, ama Mehmet bana olan hislerini kaybettiyse, neden başka biriyle ilişkiye girmeden açık açık söylemedi? Sonunda, Mehmet’e verdiğim tepki, ailesine evden ayrılmalarını söylemek oldu. Onlara, artık kirasız oturmalarına göz yumamayacağımı anlattım. Tabii ki üzüldüler, ama başka çarem yoktu.
Ailesini evden çıkarmamın Mehmet’i düşündüreceğini umuyordum. Kayınvalidemler şaşkınlıkla köydeki evlerini sattıklarını, şehre yerleşmek için uğraştıklarını, ama şimdi barınacak yerleri olmadığını söylediler. Fakat bu mesele beni pek ilgilendirmiyordu artık. Mehmet’in yeni sevgilisinden yardım isteyebilirlerdi. Şimdi kiracı arayışındayım ki bütçeme ek gelir sağlayabileyim.
Arkadaşlarım ikiye bölündü. Bazıları bu kararımı haklı buldu, diğerleri yaşlı insanlara acıyıp biraz daha süre tanımam gerektiğini söyledi. Ama artık kimsenin iyi niyetimi sura kullanmasına izin vermeyeceğim. Dört yıl boyunca onlardan kira almadım, sadece faturaları ödediler.
Mehmet’in böyle davranabilmesi içimi acıtıyor. Evliliğimizde sorun yoktu, kavga etmiyorduk. Belki de onun için sıkıcı olmuştum ve dışarıda heyecan aradı. Bütün emeğimi, desteğimi, lezzetli yemeklerimi hiçe saydı. Ona ve maddi imkansızlıklar yaşayan ailesine evimin kapısını açtım; karşılığında ihanet gördüm.
Mehmet’e boşanmak istediğimi söyledim. Özür dileyip mide kıvrandıran yalvarmalara başladı, ama kararım kesindi. Bir kez aldatırsa, tekrar eder. Hemen evden gitmesini söyledim. Kayınpederimlere de yeni kiracılar gelmeden önce vaktileri olduğunu söyledim. Bunu kendi oğullarına borçlular.
Bazen kendimi acımasız hissediyorum ama bu dünyada iyiliğin karşılıksız kalmaması gerektiğini biliyorum. Bana haksızlık edenler bunun bedelini ödemeli. Hiçbir şey cezasız kalmaz.




