Israrcı Misafirlere Ders Veren Komşu Öyküsü

Ahmet Bey, bizim yazlık komşumuz, İstanbul’un şirin bir kasabasında herkesin tanıdığı misafirperver bir adamdı. Özellikle de mangal keyfi konusunda ün salmıştı. Askerlik yıllarını geçirdiği Van’dan öğrendiği özel kuzu şiş tarifi, onun mangalını eşsiz kılıyordu. Ne var ki bu iyiliği, bazı akrabalarının suistimal etmesine yol açtı.

Her hafta sonu, Ahmet Bey’in bahçesinden yükselen dumanı görür görmez, yakınlarda oturan kuzenleri ve aileleri davetsiz bir şekilde çıkagelirlerdi. “Yardım edelim” diye mangalın başına geçerler ama iş sadece hazır yemekleri tatmaya ve sofrayı boşaltmaya kalırdı. Ne bir içki getirirlerdi, ne de bir meze. Tüm yük, ev sahibinin cömertliğine kalırdı.

Nazik ve kibirli yapısıyla Ahmet Bey, uzun süre bu davranışa katlandı. Belki bir gün akrabaları bu kabalığın farkına varır diye umut etti. Fakat ziyaretler giderek sıklaşıp yük haline gelince, onlara bir ders vermeye karar verdi.

Bir cumartesi günü, beklenmedik misafirlerin yine geleceğini bildiğinden, Ahmet Bey özel bir “sürpriz” hazırladı. Mangalı, eski bir kulübenin sökümünden arta kalan rutubetli tahtalarla yaktı. Bu odunların dumanı ağırdı ve dayanılmaz bir koku yayıyordu.

Beklendiği gibi, akrabalar gecikmedi. Bahçeye adım atar atmaz boğucu kokuyla karşılaştılar, yüzlerini buruşturup birbirlerine baktılar. “Her şey yolunda” numarası yapmaya çalıştılar ama duman iyice yoğunlaşıp kokular dayanılmaz hale gelince dayanamadılar.

“Ahmet Abi, bugün duman biraz… farklı gibi,” diye üstü kapalı laf attı biri, burnunu mendiliyle kapatarak.

“Evet, odunlar biraz nemli kaldı. Ama merak etme, birazdan iyice tutuşur,” diye kayıtsızca cevap verdi Ahmet Bey, mangala birkaç parça daha odayanık tahta atarken.

Birkaç dakika sonra gözler yaşarmaya, giysiler kötü kokulara bulanmaya başladı. Misafirler hemen birer bahane bulup çekildiler.

“Eyvah, unuttum, market kapanmadan yetişmem lazım!” diye atıldı bir kuzen.

“Bizim de evde musluk patlamış olabilir, hemen bakmalıyız,” diye peşine eşi ekledi.

Kısa sürede tüm “çıkarma kuvveti” çekildi gitti, Ahmet Bey’i yalnız bıraktı. Derin bir nefes aldı, sönmemiş odunları kaldırıp yerine temiz çalı çırpı koydu. O akşam, aylardır ilk kez huzur içinde, rahat bir mangal keyfi yaptı.

Bu olaydan sonra davetsiz misafirler bir daha gelmedi. Görünen o ki derslerini almışlardı ve Ahmet Bey, bahçe keyfini yeniden istediği gibi yaşayabilmenin tadını çıkardı.

Rate article
Lifequest
Israrcı Misafirlere Ders Veren Komşu Öyküsü